15 Temmuz 2024
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Lojistik Son Dakika

25 yılı aşkın süredir tehlikeli madde ve sıvı gıda likit taşımacılığı yapıyoruz

Reysaş olarak 25 yılı aşkın süredir tehlikeli madde ve sıvı gıda likit taşımacılığı yaptıklarını ifade eden ve Haziran sayımızda dergimizde ağırladığımız Reysaş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Rasih Boztepe, akaryakıt taşımacılığında henüz Türkiye’de ADR normlarından bahsedilmediği dönemlerde, Reysaş olarak yurt dışından aldıkları ADR’li tankerlerle uçak yakıtı ve akaryakıt ürünlerinin taşımacılığını yapmaya başladıklarını belirtti.

Akaryakıt ürünlerinin demiryolu ile taşınması için de sarnıçlı vagonlar satın alarak demiryollarında ilk tehlikeli madde taşıma lisansı alan firma olduklarını vurgulayan Reysaş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Rasih Boztepe, “Güney Afrika ve Uzak Doğu’da yaptırdığımız ISO normlarındaki izolasyonlu ve ısıtma sistemli konteyner tanklar ile sıvı gıda taşımacılığını da yine çok uzun zamandır özmal konteyner tanklarımız ile gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Projeye özel olarak yaptırılan silo konteyner tanklar ile çimento, seramik tozu gibi ürünlerin taşımasını demiryolu ile gerçekleştirdiklerini sözlerine ekleyen Boztepe, “-160 derecede sıvılaştırılmış olan doğal gazın, LNG formunda likit olarak yine -160 derecede muhafaza eden süper izolasyonlu ADR’li tankerlerimiz ile taşımasını gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

“İstasyonlara akaryakıt dağıtımında Türkiye’de ilk defa bizim dizayn ettiğimiz 10 kompartmalı araçlar ile farklı akaryakıt ürünlerini farklı bayilere aynı tanker içinde taşımasını yaptık.” diyen Boztepe, “Yine ısı kompansatörlü sayaçları olan tankerler yaptırarak, bayilere istediği miktarda ürünü verip araç üzerinden teslimat irsaliyesi vererek bilgileri GSM aracılığıyla anında firmaya ulaştıran bu projeyi gerçekleştiren ilk firmayız.” dedi.

Gıda güvenliğinin ciddiyetle ele alınması ve takipçisi olunması gereken bir sosyal sorumluluk konusu olduğunun altını çizen Boztepe, “Bizim taşımasını yaptığımız sıvı gıda 55-60 derecede yükleniyor. Bunu Türkiye’nin dört bir yanındaki müşterilere konteyner tanklarda karayolu ile kışın zorlu şartlarında bile 50 derecenin altına düşürmeden özel izolasyonu konteyner tanklar ile taşıyoruz. Bu ürün daha fazla soğur ise katılaşıp tankın içerisinde kalıyor ve çıkarılması mümkün olmuyor. Bu tip gıda ürünleri taşımacılığında hijyen ve bakteri oluşumu çok önemli olduğu için her taşıma öncesi titizlikle tanklar bakteri oluşumuna karşı temizlenerek doluma giriyor.” diye konuştu.

Ayrı bir ihtisas ve uzmanlık gerektiriyor

Diğer yandan ise tehlikeli madde taşımacılığında taşınan ürünün sıvı ve hareketli, yanıcı, parlayıcı, tehlikeli bir ürün olması nedeniyle zorlu Türkiye karayolları ve iklim şartlarında taşınmasının bir kat daha zorlaştırmakta ve riskini artırmakta olduğunu belirten Boztepe sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bu tip ürünlerin taşınması hem ayrı bir ihtisas ve uzmanlık gerektirirken hem de özel ekipmanlar ve araçlar gerektiren bir lojistik faaliyettir.

Sıvı gıda taşımasında kullandığımız konteyner tankların yapım amaçları aslında multimodal taşımacılıkda farklı taşıma modlarında kullanılabilmesi içindir. Maalesef Türkiye’de karayollarında konteyner taşıyıcı araçlar ile tek modda kullanılmaktadır. Biz geçmiş dönemlerde birçok kez konteyner tank ve sarnıçlı vagonlarımız ile demiryolu ve karayolu kombinasyonu kullanarak bu tip ürünleri taşımayı denedik. Hala demiryolu alt yapımızın yeterli olmaması, demiryolu-karayolu kombinasyonlarının kolayca yapılacağı hub’ların sayısının az olması nedeni ile demiryoluna ilave edilen karayolu kombinasyonlarında hem taşıma maliyetleri beklendiği şekilde düşmüyor hem de teslimat süreçleri çok uzuyor, sadece kısıtlı rotalarda kullanılabiliyor. Tehlikeli likit maddelerin demiryolunda konteyner tanklar ile taşınabilmesi için gerekli mevzuatların çıkarılması, aktarma noktalarının çoğaltılması ile ancak tehlikeli madde taşımacılığının karayolları üstündeki yük ve riski azaltılabilinir.”

Demiyolu taşımacılığında karayoluna göre 129 kat daha az karbon salınımı gerçekleşiyor

“Türkiye’de multimodal taşımacılığın alt yapısının sadece karayolu–demiryolu kombinasyonunda değil, diğer tüm taşıma modları ile birlikte geliştirilmesi gerekmektedir.” diyerek bu durumun hem karbon salınımı azaltılmasına katkıda bulunurken hem de karayollarında taşınan tehlikeli maddenin yarattığı riski ve yükü azaltmış olacağını vurgulayan Boztepe konuşmasında şunları ifade etti: “Demiyolu taşımacılığında km-ton hesabı yapıldığında karayolu taşımacılığına göre 129 kat daha az karbon salınımı gerçekleşmektedir.

Biz demiryolu taşımacılığında ilk kendi sarnıçlı vagonları ile taşıma yapan firmayız. Ancak aktarma noktalarının olmaması, her tesisata demiryolu girişi olmaması gibi kısıtlar ile demiryolu taşımacılığında yükleme ve boşaltımda eklenecek iki karayolu taşımacılığı maliyeti demiryolu taşıma maliyet düşüklüğü cazibesini ortadan kaldırmaktadır. Avrupa’da birçok ülkede demiryolunda intermodal taşımacılık da gelişmiş durumdadır. Bu taşıma şeklinde ise karayolu taşıma araçları yük ve üst yapıları ile birlikte alçak platformlu vagonlara yükelenerek taşınmaktadır. Bizde ise demiryolunda sadece yük ve bunun taşıma kabı taşınabilmektedir. Tüm bunların gerçekleşmesi alt yapı ağının gelirştirilmesi, aktarma noktalarının çoğaltılması ve kara, deniz, demir hatta hava yolu taşıma modlarının birleştiği hub’ların oluşturulmasına bağlıdır. Araç ve üst yapılara yatırım yapan sektör paydaşlarına kamunun alt yapıda yapacağı bu geliştirme ve yatırımlar ile destek olması gerekmektedir.”