Ana içeriğe atla

medya

AVM’ler küçük şehirlerde gelişmeli!

09.11.2017 - 10:38

AVM’lerin insanların gününü değerlendirmek istedikleri mekanlar olduğunu söyleyen Çelikpark AVM Sahibi Özcan Güler, AVM yatırımlarının artık küçük şehirlerde yapılmasını gerektiğini belirtti.

Bizlere biraz kendinizden bahseder misiniz? 
1964’te ailemle birlikte Mardin’den İstanbul’a geldik. Burada 7 yaşında ticarete atıldım. Hem okula gidiyor hem de çalışıyordum.  11 yaşında okulu tamamen bırakıp abilerimle birlikte çalışmaya başladım. Daha sonra 18 yaşındayken Bakırköy’de bir mağaza açtık. Askerden gelince mağazanın sorumluluğunu tamamen ben aldım ve işletmeye başladım.  Mağaza işletirken aynı zamanda abilerimle birlikte inşaat işine de başladık. Bakırköy ve Yeşilyurt’ta inşaat yaptık. Sonra Tahincioğlu ile birlikte Kozyatağı’ndaki Palladium AVM’nin yapımını gerçekleştirdik. Burayla yollarımız ayrılınca bir arayış içerisinde oldum ve Çelikpark AVM’yi satın aldık. Yakın zamanda ise öncelikle Mimaroba’daki konut inşaatımıza başlayacağız ve böylece işimize devam edeceğiz. 

AVM sektöründeki büyümeyi ve bu büyümenin perakende sektörüne yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
AVM’lerin perakende sektöründe olumlu bir etki yaptığını düşünüyorum. Burada küçük esnafın değil de büyük kuruluşların çıtasını yükselteceğine inanıyorum.  Küçük esnaflar için belirgin bir şey olmadığından AVM’lerin markalaşmış mağazaları daha da büyüteceğine eminim.
Sizin de bildiğiniz üzere dijitalleşmeyle birlikte değişen bir tüketici ihtiyaç ve beklentileri söz konusu… Peki, AVM’ler bu değişen beklenti ve ihtiyaçlara cevap vermek adına ne gibi çalışmalar yürütüyor?
Reklam yapabilirler. Mağazalarının ya da satılan ürünlerin mağazalara destek olarak reklamını ön safhada tutabilirler ve bunu daha elit hale getirebilirler. AVM’ler sadece satış yapılan yerler değil, aynı zamanda eğlencenin, yaşamın, barınmanın olduğu bir yaşam merkezidir. Önceden çarşılar vardı ancak buralar fazla büyümedi. Çünkü çarşılarda alışveriş yapmaya gidenlerin diğer ihtiyaçlarını karşılayacak nedenler yok. İnsanlar oralarda doğru düzgün bir yerde yemek yiyemiyor, tuvalete gidemiyor, kafelere gidip istirahat edemiyor, sinemaya gitmek istese ‘kimi kapalı kimi açık’ bunu da yapamıyor… AVM’ler bu tür işlevleri bir arada toplayıp insanlara hizmet sunuyor. Güvenilirlik olarak da AVM’ye giren bir insan başıma bir bela gelir mi endişesi yaşamaz ve güvenlik açısından koruma altında olur. Bunun için AVM’ye gelen insanlar kendilerini daha rahat hissediyorlar. 

AVM sektörünün geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Mesela AVM sayılarındaki artış devam edecek mi ya da etmeli mi? Yeni yatırımlarda ne gibi değişkenler söz konusu olabilir?
Benim kanaatimce büyük şehirlerde artık AVM olayı olmamalı. Ama normal, gelişmeyen nüfusu 500 bin - 1 milyon olan şehirlerde AVM’lerin açılmalarını ve büyümelerini uygun görüyorum. Çünkü Türkiye, sadece İstanbul, Ankara ve İzmir’den ibaret değildir. Bütün şehirleri kendi çapında bir büyük şehir olmuştur. Nasıl ki büyük şehirlerde insanlar AVM’lere gidip günlerini değerlendirmek istiyorlarsa, çevre nüfusuyla beraber 250 bin kişiyi bulan Bafra’daki insanlar da Çelikpark AVM’ye gelip gününü değerlendirmek isteyebiliyor. Yani küçük şehirlerde AVM’lerin gelişmesi daha makuldür. Yeni yatırımlarda, eskiden yapılmış AVM’lere nazaran daha farklı tasarımlı yapılar yapılmaya devam edilecektir.

Bildiğiniz üzere sektör için önemli iki etkinlik olan Sosyal Perakende Günleri ve MAPIC Fuarı’na sayılı günler kaldı. Bu iki etkinliğin sektör açısından değerlendirmesini yapar mısınız? 
Bu tür etkinlikler sektörü bir araya topluyor. Bunlar bir yerde toplandığı zaman halkaların kol kola, iç içe geçtiğini gösteriyor ve sektörler büyümeye yönelik daha güzel girişimlerde bulunuyor. Onun için ben, bu tür çalışmaları çok makul görüyorum.

Çelikpark AVM’yi 2018’de ne gibi yenilikler bekliyor? 
Çelikpark AVM’yi henüz yeni aldım. Ama biz ayaklarımızı yere basarak yavaş yavaş ilerleyeceğiz. Çok hızlı bir şekilde dersem yanlış olur, çünkü önümü görmeden bir şey yapmak istemem. Her ay gelişimler ve yeni dokunuşlar olacak. Önce eksik olan yerleri halledeceğiz. İlk olarak aydınlatmadan başladık. AVM içerisine televizyonlar koyuyoruz, bu televizyonlar reklam verecek. Maç olduğu zaman izlemeleri için AVM dışına büyük ekran televizyon koyuyoruz. Daha sonra boş olan mağazaları dolduracağız. Yani her ay eksikleri görerek ilerleyeceğiz. Bir anda her şeyi yapacağım desem bu yanlış olur. Bir şeyi göre göre yapmak daha makuldür. Yaptığımız her çalışmanın daha güzel boyutlara geleceğine inanıyorum.
 

rize

 

Yukarı