Ana içeriğe atla

adp

“Hala bazı bölgelerde AVM İhtiyacı var”

13.02.2018 - 12:21

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği Başkanı Hulusi Belgü: “Bundan sonraki dönemlerde AVM yatırımlarının devam edeceğini ancak daha yavaş bir hızda büyüyeceğini söyleyebiliriz.”

AVM sektörü bugüne kadar yükselişini her daim yukarıya taşıyan sektörlerden biri olmuştur. Öyle ki artık AVM ihtiyacından çok AVM fazlalığı üzerine görüşler dile getiriliyor. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir? Gerçekten şu an AVM fazlalığından söz edilebilir mi?
Alışveriş merkezleri yatırımları özellikle 2000’li yılların başından itibaren yükselen bir ivme çizdi. Bugün geldiğimiz noktada, ülkemizin dört bir yanında 395 AVM ile halkımızla buluşuyoruz. Özellikle belli bölgelerde AVM’lerin belli bir doygunluğa ulaştığı sektörümüz ve yatırımcılarımız tarafından da bilinen bir gerçek...  Öte yandan Türkiye, ekonomik olarak büyümeye, gelişmeye devam eden bir ülke ve halen bazı bölgelerde de AVM ihtiyacı var. Örneğin şu anda 21 ilimizde AVM bulunmuyor; kimi illerimizde yer alan AVM’lerimizle ziyaretçilerin ihtiyacını karşılamıyoruz. Bu nedenle bundan sonraki dönemlerde de AVM yatırımlarının devam edeceğini ancak daha yavaş bir hızda büyüyeceğini söyleyebiliriz. 

2018 yılı için öngörüleriniz nelerdir peki? Sosyo-ekonomik anlamda 2018’de bizi neler bekliyor olabilir?
Önümüzdeki yıl içinde de yaklaşık 13-15 adet yeni AVM’nin açılarak sayının 405-410’a yükseleceğini öngörüyoruz. 2018 yılı ciro öngörümüz 125 milyar TL. Perakende sektörünün toplam istihdamı ise şu anda yaklaşık 500 bin kişi. Bu sayının önümüzdeki yılsonuna kadar ortalama 520 bin kişiye ulaşacağını tahmin ediyoruz. 2018 yılında gerek perakende gerekse AVM’ler açısından kurlar, yükseliş trendine giren döviz ve kamu otoritelerinin ekonomi politikaları yakından takip edilecek konular olacaktır.
 
AVM sektörünün geleciğini nasıl görüyorsunuz? AVM’lerin sürdürülebilirliği neye bağlı? Sizce bu konuda neler yapılması gerekiyor?
Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ‘perakende alışverişi’ alışveriş merkezlerinin sunduğu hizmetlerden sadece bir tanesi haline geldi. Yıllar içinde değişim gösteren ziyaretçi beklenti ve ihtiyaçları karşısında alışveriş merkezleri de gerek konsept gerek mimari olarak bir değişim sürecinden geçti ve bugün gerçek anlamda birer ‘yaşam merkezi’ haline geldiler. Bu değişim sürecini AVM yatırımcısı, yöneticisi ve perakendecisi hep birlikte yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Ziyaretçilerimizin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yatırımlar gerçekleştirmek, mimarilerimizi planlamak, mağaza karmasını oluşturmak AVM’lerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik noktalar… 

2016-2017’nin en önemli konuları arasında kiralamalar vardı. Bu konuda bazı AVM’ler kiralamalarını TL bazında gerçekleştirdiklerini, bazıları da kur sabitlemesine gittiklerini belirtirken, bazı AVM’lerde bu konuda sessiz kalmayı tercih etti. Peki, AVM ve perakende sektörünün arasında her daim sorun olan bu konu için çözüm önerisi ne olabilir?
Kurlardaki hızlı yükseliş dönemlerinde AVM’lerimiz gerek kur sabitleyerek, gerekse indirim vererek kiracılarına destek olmaya çalıyorlar. Ancak unutulmaması gereken husus hem AVM hem de perakendecinin döviz riskini taşıdığı... Perakendecilerimiz, ham maddeden satışa sunduğu ürüne kadar maliyetlerinin çok büyük bir kısmını dövizle karşılamak durumunda kalıyor. Bunun yanı sıra AVM yatırımcısı da fonlamasını dövizle yapıyor. Sektörde cirolar artmakla birlikte karlılık düşüyor. Ülkemizin artık bir gerçeği haline gelen döviz kurlarındaki ani yükselişler için gelişen, büyüyen ekonomimizde felaket tabloları çizmek yerine mevcut şartlar içinde teşhisi doğru koymak ve gerekli önemleri almak hepimizin görevi…

adp

 

Yukarı