Ana içeriğe atla

FFF

HIZ VE İZLENEBİLİRLİK AÇISINDAN TÜM BEKLENTİLERİ KARŞILIYORUZ

16.09.2019 - 15:22

Transorient’in kendi altyapıları ile hız ve izlenebilirlik açısından tüm beklentileri karşılayabildiğini belirten Transorient Yönetici Ortağı Nil Tunaşar, “Bugün hava, kara, deniz ve intermodal olmak üzere 4 ana taşıma modunda her biri kendi alanı ve coğrafyasında en iyiler arasından seçilmiş geniş acentalık ağımız ve 112 kişilik deneyimli ekibimiz ile taşımacılık ve lojistik hizmetleri veriyoruz.” dedi.

Nil Hanım öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 
İstanbul’un Nişantaşı semtinde doğdum. Hukukçu olan babamın kariyer yolunu değiştirerek Devlet Planlama Teşkilatına geçmesi ile Ankara’ya taşındık. Ortaokul ve lise eğitimime Ankara’da devam ettim. Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra, o dönemde özel sektöre geçen babamın yönlendirmesi ile Ford Motor Company Türkiye İrtibat Bürosu’nda Genel Müdür Asistanı olarak iş hayatına başladım. Mısır asıllı, Fransız ve Amerikan vatandaşı, dört dili konuşan genel müdürüm bana iş yaşamının temel kurallarını öğreten ilk ve en değerli mentorum oldu. 
İrtibat bürosunun kapanmasının ardından o dönemde bize hizmet veren bir lojistik firması olan Sumerman International’dan aldığım iş teklifi ile lojistik dünyasına girdim. O dönemde AEI adında dünyanın en büyük lojistik networklerinin birinde Ankara Şube Müdürlüğü görevini üstlendim. Belçika’da ve Londra’dan gelen eğitmenler ile Ankara’da hava kargo ağırlıklı lojistik eğitimi gördüm. 1991 yılında İstanbul’a taşınarak bir aile şirketi olan Transorient A.Ş’de (o dönemde Limited idi) yerimi aldım.
 

HHH

Bu sektöre girmeye neden karar verdiniz?
Üniversiteden mezun olduğum arkadaşlarım eğitmenlik, bankacılık gibi sektörlere atılırken ben bu sektörlerin yapıma uygun olmadığını hissettim. Kurallara uyacağım değil kuralları tanımlayabileceğim, öngörülebilen değil sürpriz yaratan, statik değil dinamik bir sektör yapım ve yeteneklerime daha fazla uyacaktı. Lojistik tam da bu tür bir sektör. 

HAVAYOLU TAŞIMACILIĞINDA GÜCÜMÜZÜ ARTIRDIK
Transorient’in sektöre girişini ve gelişimini sizden dinleyebilir miyiz? 

Maalesef, o dönemde doğmamıştım ancak bildiğim kadarını anlatayım. Transorient 1961 yılında Arif Zeki Pakyürek, Yekta Besen ve  B.Stelyo arasında kurulan bir taşımacılık firması. 1964’de ortaklardan ikisi de ayrıldığında şirket Zeki Bey’in yönetiminde Karaköy Mumhane caddesinde limana, denize ve martılara bakan iki odada o dönemde Türkiye’de yerleşik yabancıların ev eşyası nakliyesi üzerine yoğunlaştı. Ambalajlama, karayolu, denizyolu ve gümrükleme faaliyetlerinin yürütüldüğü Transorient, öncelikle Türkiye’de yerleşik yabancı diplomat ve iş adamlarına, ardından Devlet Malzeme Ofisi, EGO (ankara Belediyesi) Milli Savunma Bakanlığı gibi kamu kuruluşlarına nakliye hizmeti vermeye başladı.
1989’de İngiltere’de eğitiminin ardından Türkiye’ye dönerek dönemin önemli lojistik firmalarından birinde yöneticilik yaptıktan sonra Transorient’e geçen Can Pakyürek ile şirket farklı bir yön ve vizyona büründü. 1991 yılında Can Pakyürek ile Transorient’in yönetimine geçtik. Gelişen lojistik sektörünün değişen gereksinimlerini izleyerek, uluslararası acentalık ağlarını geliştirerek, hava kargoda uzmanlık edinerek Transorient’in gücünü artırmayı hedefledik.
1994-96 yılları arasında havayolu taşımacılığında gücümüzü artırdık, IATA acentası olduk ve dünyanın en büyük uluslararası taşımacılık firmalarından ikisi ile tam yetkili acentalık anlaşması imzaladık.  Bunlardan biri DHL Heavy Freight idi. 100 kilogramın üzerindeki taşımalar için kurulmuş olan DHL’in bu birimini 10 yıl temsil ettik ve NATO üs taşımaları, sivil savunma projeleri dahil olmak üzere birçok havayolu projesinde kapıdan kapıya hizmet verdik, ardından bu yapı ana DHL şemsiyesi altında Türkiye yapılarında birleşti. Bir diğeri wholesale (toptan) konsolidasyon yapan AMI idi ki kendilerini halen temsil etmeyi sürdürüyoruz. AMI’nin dünyadaki en uzun süren iki acentasından biri olmakla gurur duyuyoruz.
 

HHH

GENİŞ ACENTALIK AĞI
Uluslararası taşımacılık hizmetlerinizden bahseder misiniz?

O günden bu güne geçen yirmi yılı aşkın sürede aynı vizyon ile, sürekli gelişim ve yenilikleri izleyerek ürün yelpazemizi geliştirdik. 
Bugün hava, kara, deniz ve intermodal olmak üzere 4 ana taşıma modunda her biri kendi alanı ve coğrafyasında en iyiler arasından seçilmiş geniş acentalık ağımız ve 112 kişilik deneyimli ekibimiz ile taşımacılık ve lojistik hizmetleri veriyoruz. Ayrıca farma, değerli kargo, tekstil gibi dikey pazarlarda uzman departmanlar oluşturduk ve lojistik servisleri bu segmentlerin özel gereksinimlerine uygun olarak kurguladık.

Bu hizmetler dışında katma değerli hizmetler de sunuyorsunuz. Bu hizmetler neler?
Depolama, teksil sektörü için sipariş yönetimi, depoda kalite kontrol, gümrükleme müşterilere verdiğimiz katma değerli hizmetler içerisinde. Ayrıca tüm Türkiye’yi kapsayan bir yurt içi dağıtım hizmetimiz var. Bu hizmeti Türkiye’nin 45 ilinde kendi altyapımız ile vermekte, böylelikle hız ve izlenebilirlik açısından tüm beklentileri karşılayabilmekteyiz.

MÜŞTERİ ŞİKAYET YÖNETİM SİSTEMİ
Müşteri memnuniyetini sağlamak üzerine bir müşteri şikayet yönetim sisteminiz var. Bu sistem nasıl bir süreç? 

ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Sistemleri belgesine sahibiz. Bu kapsamda müşteri şikayetleri anında kayıt altına alınmakta, konu normal operasyon prosedüründen çıkartılarak özel birimimiz tarafından incelenmekte, yönetilmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Tüm yazışmalar, üretilen çözümler ve müşteri geri bildirimleri sistemde kayıt altına alınmaktadır. Ardından kalite departmanımız bu şikayetlere neden olan süreçleri incelemekte, gerekli değişiklikleri yaparak gelecekte yeniden oluşabilecek benzer sorunları önlemek üzere süreçte gereken iyileştirmeleri yapmaktadır.
Ayrıca operasyon sonunda ulaştırılan bildirimlerde yer alan kısa anket linki ile müşterilerimiz, o dosyaya ait aldıkları hizmeti değerlendirme olanağına sahipler. Bu model e-ticaret platformlarında hizmet değerlendirmek için kullanılan mini-ankete benzemekte. Her yıl sonunda anahtar müşterilerimize gönderdiğimiz daha ayrıntılı anket formları da sistemimizin bir parçasını oluşturmakta. 

GELİŞİME YÖNELİK FİKİRLER TOPLUYORUZ
Transorient’i rakiplerinizden ayıran özellikleriniz var mı?

Gelişen ve değişen dünyayı yakından izlemek, net algılamak, doğru zamanlama ile bu bilgiyi kullanarak orta ve uzun dönem şirket stratejileri belirlemenin fark yaratan özelliklerimizden olduğunu düşünüyorum. Diğer önemli konunun da bu vizyonu tüm ekibe yayabilmek olduğu kanısındayım. ‘Bir fikrim var’ projemiz ile ekibimizden gelişime yönelik fikirleri topluyoruz. Kariyer planlama sistemimiz hemen hemen tümüyle bireysel veya departman gelişim hedefleri üzerine kurulu. Dört kalite iki IT uzmanından oluşan toplam kalite departmanımız her birimde sürekli verimlilik çalışmaları yapmakta. 2019 yılında mevcut ekibe katılan uzmanlar ile operasyonel altyapı gelişimini bir birim olarak ayırdık. Bu birim RPA (robotic process automation), online teklif, ERP, IoT izleme gibi teknoloji bazlı ürünlerin süreçlere entegre edilmesi çalışmalarını yapmaktalar.

ÇEVREYE DUYARLI TAŞIMACILIK
Çevre dostu taşımacılık yapmak adına neler yapıyorsunuz? 

2014 yılında çevreye duyarlı bir taşımacılık türü olan intermodali ürünlerimiz arasına aldık. Bu konuda Avrupa lideri bir firma ile ortaklık yaparak 45’ PW konteynerler ile deniz-demir ve karayolu kombinasyonlarını kullanarak Türkiye ile Avrupa arasında maliyet ve hız oranı optimum olan servisler kurguladık. Bu hizmetimiz ile 2015 yılında 2. İstanbul Karbon Zirvesinde Yeşil Lojistik Karbon Kahramanı ödülüne, 2016 yılında ise Atlas Lojistik yarışmasında Yılın Demiryolu Forwarder’ı ödülüne layık görüldük. 
Birleşmiş Milletler altındaki LEARN projesi Karbon Emisyon Komitesinde aktif görev almaktayız. 2019 yılında tüm anahtar müşterilerimiz adına Tema Vakfına ağaç bağışı projesini hayata geçirdik. 

SEKTÖRDEKİ DEĞİŞİM RÜZGARLARINI YAKINDAN İZLEYİN
Sizce başarının sırrı nedir? Sektöre yeni girecek olan gençlere nasıl tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Başarı ne yazık ki sadece istemekle elde edilemiyor.  İş yaşamında başarı birçok etkenin birleşmesi ile oluşuyor. Tüm firmaların periyodik stratejik planlarının olması gerektiğine inanıyorum Bu planlar genel olarak sürdürülebilir büyüme, risk ve fırsat planlaması temelinde olmalıdır. Riskinizi kontrol edebilir, fırsatları yakalayabilirseniz sürdürülebilir olursunuz. Ekibi de bu oyuna dahil edebilmek başarının temel koşullarından biridir. Kurum hedefleri ile paralel kişisel hedefler temelinde şirket yönetiminin sonuca ulaşma açısından son derece kritik olduğunu düşünüyorum. Teknoloji ise bu yolculukta elimizdeki en önemli araç. Gençlere şunu öneriyorum. Hedeflerinizi belirleyin ve bunlar gerek kişisel gelişiminize gerekse kurumsal sürdürülebilirlik politikalarına paralel gitsin. Bırakın tekrarlanan işleri robotlar, sanal zeka yapsın, sizler konunuz ne olursa olsun sektörünüzdeki değişim rüzgarlarını yakından izleyin ve gelişim üzerine fikir üretin.
 

hhh

HEDEFİMİZE ULAŞIYORUZ
2020 yılında yeni yatırım planlarınız var mı? Bu yıl için nasıl hedefler koydunuz?

2020 yılında öncelikle şu anda yarı otomasyonda yürüyen tüm iş süreçlerimizi BPM (Business Process Management) modelinde tam otomasyona ulaştırmayı hedefliyoruz. Böylece azami hız asgari hata ile hizmet verebileceğiz. Otomasyonun bizlere kazandıracağı, günümüzün en önemli değeri olan zaman ile yeni ürünler yaratacak ve bunları müşterilerimizin hizmetine sunacağız.
Öte yandan çevreye duyarlı taşımacılık çözümümüz olan intermodelde büyümeyi sürdürmeyi, bu alanda Almanya’da bir dağıtım ağı kurmayı hedeflemekteyiz.
60 kişilik bir altyapıda dünyanın en büyük firmalarına servis veren GDP sertifikalı Biofarma departmanımız bu pazarda lider konumunda. Bu segmentde Direk-Hastaya Teslim (Direct to Patient) servisimizi Türkiye’de yaygınlaştırarak sağlık sektöründe değer yaratmayı planlıyoruz. 
Çin ve Kore İthalat ve Afrika ihracat pazarları 2019 hedefleri arasında ve bu pazarlardaki çalışmalarımız hızla devam ediyor. 2020 yılında bu pazarlarda gelişimi sürdüreceğimizi düşünüyorum. Ancak şirketimizde segment ve Pazar kararları departman yöneticilerimizin insiyatifinde olduğundan son söz kendilerinindir.
2019 yılında büyüme hedefimiz yüzde 17’ydi ve göstergeler bu hedefe ulaşacağımız yönünde. 
2019 yılında YYS (AEO) statüsünü kazanmayı hedefledik. 2020 yılında bu statünün bizlere sağlayacağı hız ve dolayısı ile maliyet avantajı ile gelişimimizi sürdüreceğiz. 

LOJİSTİK ALTYAPI DEVLET DESTEĞİ İLE GELİŞMELİ
Son olarak lojistik sektörü adına neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de lojistik altyapının bir an önce devlet desteği ile gelişmesi gerek. Başta derneğimiz UTIKAD olmak üzere bizler birçok kurum ve birlik yapılarının içerisinde yer alarak bu amaca yönelik çalışmalar yapıyoruz. Arzu ediyoruz ki Türkiye jeopolitik avantajlarını kullanarak dünya ekonomisi içerisinde hak ettiği yeri alsın.

arf

Yukarı