Ana içeriğe atla

rize

KADINLARIN İŞ HAYATINDA OLDUĞU BİR AİLEDE BÜYÜDÜM

11.04.2017 - 17:36

İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Neşe Gök, “Kadınların iş hayatından uzak tutulmadığı aksine işin tam merkezinde yer aldığı bir ailede doğdum. Çalışmak, bir köşesinden işe katılmak hepimizin hayatının doğal bir parçasıydı. Böyle bir ortamda büyüyüp çalışmamayı düşünemezsiniz. Farkında olmadan iş dünyası içinde yetişiyorsunuz ve bakış açınız buna göre şekilleniyor. Zamanla, çalışarak, başararak, hatalar yaparak ama hep dedemden ve ailemizin diğer çalışan üyelerinden görerek öğrendim” diyor.

Holdinginizin kuruluş öyküsünü ve kurulduğu günden bu yana kaydettiği aşamaları kilometre taşlarıyla özetler misiniz?
İnci Holding’in temeli 1952 yılında Cevdet İnci tarafından atıldı. Bugün 65 yaşına giren şirketimiz, ikinci ve üçüncü kuşak tarafından yönetilen Türkiye’nin örnek bir aile şirketi modelidir. Jant ve aküde marka yarattık. Jant üretiminin temelleri ilk defa 1968’de atıldı. İlk akü fabrikamız 1984’te kuruldu. Brezilyalı Maxion ile jantta uzun yıllara dayanan ortaklığımızla örnek bir iş modeli sürdürüyoruz. Japon akü devi GS Yuasa ile 2015 yılında ortaklığa imza attık. GS Yuasa ile önemli bir know-how’a sahip olduk. Yuasa markalı aküler artık Manisa’daki fabrikamızda üretiliyor. Jantta da aküde de tüm dünyada büyük markalara üretim yapıyoruz. Türkiye’deki üretimimizin yüzde 67’sini 80’den fazla ülkeye ihraç ediyoruz.
Türkiye’de otomotiv yan sanayinin en büyük firmaları arasında yer alıyoruz. ISO ve TİM’in ilk 500 şirket sıralamasında yer alan 3 firmamız var; İnci GS Yuasa, Maxion Jantaş ve Maxion İnci.

İş dünyasında bugüne kadar önemli başarılara imza attınız. İş hayatınızda yakaladığınız başarıyı neye borçlusunuz, başarınızın sırrını açıklar mısınız?
Aslında her şey ailede başlıyor. Kadınların iş hayatından uzak tutulmadığı aksine işin tam merkezinde yer aldığı bir ailede doğdum. Çalışmak, bir köşesinden işe katılmak hepimizin hayatının doğal bir parçasıydı. Böyle bir ortamda büyüyüp çalışmamayı düşünemezsiniz. Farkında olmadan iş dünyası içinde yetişiyorsunuz ve bakış açınız buna göre şekilleniyor.
Ben üniversiteden mezun olup ilk işe başladığımda, dedem kolunu omzuma atıp beni bir departmana götürdü, “Buyurun” dedi, “Eti sizin kemiği benim. Başlayın yetiştirmeye”. Yani hemen bir müdürlük ve altıma araba verilmedi. Fabrika servisleri ile gidip geldim işime, izin kağıdı ile izin kullandım. Zarf içinde maaşımı alıp, departmanca ortak kullanılan bilgisayardan işlerimi yaptım.
Zamanla, çalışarak, başararak, hatalar yaparak ama hep dedemden ve ailemizin diğer çalışan üyelerinden görerek öğrendim. Benim için bir diğer önemli adım, 8 yıl jant grubumuzun İK departmanında çalışmam oldu. Böylece global bir şirketin İK politikalarını yakından tanıma ve uygulama şansı elde ettim.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Nasıl bir eğitim gördünüz, iş hayatına ne zaman başladınız?
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldum. İngiltere’de Montfort Üniversitesi’nde Pazarlama Yüksek Lisansı yaptım. 1995’te Cidaş’ta dış ticaret sorumlusu olarak işe başladım ve 2000 yılında İnsan Kaynakları alanına adım attım. İnci Grubu şirketi Jantaş’ta ve Hayes Lemmerz Türkiye Operasyonları’nda İnsan Kaynakları alanında görev aldıktan sonra 2007 - 2009 yılları arasında İnci Aile Meclisi Başkanlığı, 2007 - 2015 yılları arasında ise İnci Holding Yönetim Kurulu üyeliği yaptım. 2016 yılı Ocak ayından bu yana da İnci Holding’in yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütüyorum.

Holding olarak 2016 yılını nasıl geçirdiniz, faaliyet gösterdiğiniz sektörlerde büyüme oranınızı paylaşır mısınız? 2016 yılı hedeflerinize ulaştınız mı?
2016 yılı gerek artan küresel riskler nedeniyle dünya ekonomilerinin kırılganlıklarının arttığı, gerekse ülkemiz ekonomisinin büyümesinin kesintiye uğradığı bir yıl oldu.
Faaliyet gösterdiğimiz sektör otomotivle doğrudan ilgili. Dünyada otomotiv üretimi artarsa biz de olumlu etkileniyoruz, azalırsa biz de sonuçlarını yaşıyoruz. Otomotiv sektörü tüm pazarlarda başarılı bir yılı geri bıraktı. Ancak dünya pazarlarının içinde bulunduğu ekonomik ve jeopolitik güçlükler temkinli olmamızı gerektiriyor. Türkiye ekonomisini baskılayan büyüme ve kur gibi önemli başlıkların etkisini her şirket gibi biz de yaşıyoruz.
Yine de Türk Lirası’nın önemli değer kayıpları yaşadığı 2016 yılında toplam satışlarının yüzde 67’sini yurtdışı satışlar oluşturan grubumuz, 2016 yılının sonu itibarıyla geçmiş 10 yıllık dönemde yıllık ortalama yüzde 15 oranında büyüdü.

“ÇOK SAĞLAM BİR AİLE ANAYASAMIZ VAR”
Uyguladığınız ‘yönetim’ ve ‘sürdürülebilir büyüme’ stratejilerinizin şirketinizin büyümesine olan yansımalarını özetler misiniz?

İnci Holding 65 yaşında, değerleri ve kültürü olan bir şirket. Her şeyden önce çok sağlam bir aile anayasası var. Anayasaya bağlı kalarak, doğru hedefler belirleyip doğru stratejilerle yol aldığınız sürece güvenli sularda ilerlersiniz. Bizim yönetim anlayışımızın temelinde bu bakış açısı yatıyor. Aile anayasamızın varlığı, kurumsal yönetim rehberi ve diğer iç prosedürlerimizin olması da, kurumsallaşma sürecinde büyük değer sağladı. Kişilerden bağımsız olarak, yönetsel süreçlerin aynı çizgide devam edebilmesini sağlamak kurumsallaşma için önemli, bunun araçlarını geliştirerek ve kullanarak kurumsallaşmış oluyorsunuz.
“Sürdürülebilirlik”, iş dünyasında başarının kilit sözcüklerinden biri. Ne yaparsanız yapın eğer sürdürülebilir hale getiriyorsanız değer taşıyor. Stratejimiz kapsamında ana hedefimiz sürdürülebilir karlı büyümedir. Odak noktalarımız ise pazar ve müşteri güdümlülük, iş geliştirme ve proje yönetimi, iş ve organizasyon mükemmelliği süreçleridir. 

“BU YIL 65. YAŞIMIZI KUTLUYORUZ”
Holding olarak 2017 yılına yönelik büyüme ve yatırım hedeflerinizden bahseder misiniz?

2017 stratejimizi grup şirketlerinde sürdürülebilir büyümenin devamlılığı ve verimlilik odaklı çalışmalar üzerine yoğunlaştırdık. Bu yıl 65. yaşımızı kutluyoruz. İnci Holding 65 yıldır kesintisiz üreten, Türkiye ekonomisi için değer yaratan, üretiminin yüzde 67’sini 80’in üzerinde ülkeye ihraç eden bir şirket. 
Akü ve jant üretimimizle ağırlık olarak otomotiv yan sanayindeyiz. Ekonomilerin lokomotifi durumundaki otomotivin yan sanayi için üretim yaptığımız gibi ihracat gücümüzle de uluslararası pazarlarda rekabet ediyoruz. İlk önceliğimiz, yüzbinlerce kişiye doğrudan ya da dolaylı istihdam sağlayan ve küresel markalara hatasız üretim yapan bir sektörün sürdürülebilirliğini sağlamak ve üretimlerimizle bu sektöre ciddi katkıda bulunmaya devam etmek. 
İnci GS Yuasa ile 200 milyon TL’nin üzerinde yatırım hedefi açıkladık. Planlarımızda değişiklik yok. Türkiye’nin geleceğine duyduğumuz güvenle yatırımlarımızı sürdüreceğiz.

“YATIRIMLARIMIZIN YARISINI TEKNOLOJİYE AYIRACAĞIZ”
Ar-Ge ve inovasyon anlamında yaptığınız çalışmalar nelerdir? Ne kadarlık bütçe ayırıyorsunuz?

Otomotiv endüstrisine paralel olarak akü sektörü teknolojinin hızlı gelişiminden etkileniyor. Yeni nesil araçların artan elektrik ihtiyaçları ile birlikte akünün önemi de giderek artıyor. Günümüzün kurşun asit aküleri de güçlendirilerek kendi içinde gelişimlerini devam ettiriyor. Yeni nesil araçlara yönelik mikrohibrit, start stop aküler ile birlikte uzun ömürlü enerji depolamaya yönelik endüstriyel tip aküler ve bu akülere yönelik akü yönetim sistemleri gibi yenilikçi projeler üzerinde Ar-Ge faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Açıkladığımız 5 yıllık yatırım planındaki 200 milyon TL yatırım rakamının yüzde 50’sini teknoloji gelişimi alanında kullanacağız. Otomotiv, UPS (Kesintisiz güç kaynağı) ve Telekom alanlarında kullanılan aküleri en yüksek kalite standardı ile geliştirmeyi işimizin merkezinde tutuyoruz.
İnci Holding olarak akü ve jantta Ar-Ge çalışmalarımızı bu farkındalık ile yürütüyoruz. 

“SOSYAL SORUMLULUK AİLECE ÖNEM VERDİĞİMİZ BİR ALAN”
Biraz da sosyal sorumluluk projelerinizden bahseder misiniz?

Sosyal sorumluluk ailece önem verdiğimiz ve büyük hassasiyetle üzerinde durduğumuz bir alan. Üstlendiğimiz tüm projelere yüreğimizle katılıyoruz.
Cevdet İnci Eğitim Vakfı (İNCİ VAKIF) isimli eğitim vakfımızın temeli 1985 yılında kurucumuz Cevdet İnci tarafından atıldı. Toplumsal gelişmeye katkımızı ve sorumluluğumuzu İNCİ VAKIF aracılığıyla gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar toplamda 3 bin 730 öğrenciye burs imkanı sağladık.
Yine 2012 yılında İnci Vakıf çatısı altında kurulan İnci Akademi, iş dünyasının gelişimine ve şirketlerin büyümesine katkı sağlayacak sürdürülebilir bir başarı için, eğitimi ve gelişime önem veriyor ve yatırım yapıyor.
Bu bakış açısıyla, İnci Akademi sadece kendi çalışanlarına değil, iş dünyasının gelişimine, şirketlerin büyümesine katkı sağlayarak kurumsal bir akademi olmayı hedefliyor.
İnci Akademi 2016 yılında 95 farklı konu başlığı ile bin 940 kişiye ulaştı. Toplamda ise 5 binden fazla kişiye ulaşıldı. 

Özellikle genç girişimcilere tavsiye ve önerileriniz neler olacak? Gençler nasıl hareket ederlerse başarıya ulaşabilir?
İşsizlik rakamı yüzde 11’in üzerinde. Genç işsizliğinin payı daha yüksek. Her yıl üniversitelerden 600-700 bin genç mezun olup iş aramaya başlıyor. İyi bir eğitim ve kariyer planı öncelikli başlıklar ama iş dünyası artık sadece CV’lere bakıp karar vermiyor. Yaratıcılık mesela aranan bir kriter. İyi iletişim kurma yeteneği çok önemli. Girişimcilik bir ruh, kendine güvenle de çok ilgili. Dil bilen, iyi eğitimli, özgüvenli, iletişim gücü yüksek, dünyada olup bitenlerle ilgili, çevreye duyarlı gençler tüm iş dünyasının tercihi.

“SEYAHAT TUTKUNUYUM”
Hobileriniz var mı? Kültürel ve sanatsal faaliyetlere vakit ayırabiliyor musunuz? Hangi kitapları okuyor, ne tür filmler izliyorsunuz? Ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

Haftada en az 4 gün birer saat spor yapmaya çalışıyorum. Hava güzelse akşam yemeğinden önce veya sonra yürürüm, kötüyse spor salonuna gider, saati uygunsa bir grup dersine katılırım, uymazsa da ağırlık çalışırım.
Seyahat tutkunuyum. Sürekli bir seyahat planım vardır. Seyahatlerimi oldukça ayrıntılı ve çok öncesinden planlarım.
Ailece golf oynamayı seviyoruz. Senede 1-2 defa Antalya’ya golf oynamaya mutlaka gideriz. Bir de el işini çok severim, özellikle kışın soğuk günlerinde şömine başında büyük keyif alıyorum.

rize

 

Yukarı