Ana içeriğe atla

rize

ZİRVEYE ÖZKAYNAKLARIMIZLA ULAŞTIK

15.12.2016 - 18:28

Sağlık Lojistik İcra Kurulu Başkanı Zahit Sağlık, “Şirketimizin bugünlere kadar gelmesinde özkaynaklarımızla büyümemiz çok önem taşıyor. Başarımızın kriterleri; çok azimli, hırslı, çok hızlı ve kaliteli çalışmak, aynı zamanda müşterilere özel hizmet sunabilmek. Müşterinin yükünü alıp, zamanla yarışarak onu en kısa zamanda teslim ediyoruz” dedi.

Sağlık Lojistik’in kuruluş öyküsünü ve kurulduğu günden bu yana kaydettiği aşamaları kilometre taşlarıyla özetler misiniz?
Sağlık Lojistik, babam Süleyman Sağlık tarafından kuruldu. Lojistik sektöründe 1972 yılında sadece bir TIR’la faaliyetlerimize başladık. 1978 yılına kadar TIR sayımız 5’e ulaştı ve transport şirketini 1978 yılında kurduk, bugün 38 yılımızı doldurmuş durumdayız. Süleyman Sağlık, 1972 yılında lojistik sektörüne girdiği zaman Türkiye’de 300-500 adet treyler yoktu. Türkiye’de treylerin ne olduğu bilinmezken sektöre girdik ve o günlerden bugünlere kadar geldik. 

Sunduğunuz hizmetlerde önem verip uyguladığınız kriterlerden bahseder misiniz?
Modern tesislerimizde serbest depolama hizmetlerinin yanısıra gümrük, gümrüklü antrepo ve üreticiden tüketiciye nakliye hizmetleri veriyoruz. Yenibosna, Bahçeşehir ve Orhanlı Tuzla’da depo ve antrepolarımız bulunuyor, oldukça stratejik lokasyona sahipler. Antrepolarımızın ve serbest depolarımızın aynı tesis içinde bulunması müşterilerimizin ürünlerinin hızla ve hasarsız bir şekilde, düşük maliyetlerle tahsis edilebilmesini sağlıyor. Aynı zamanda müşterilerimizin adına paketleme ve elleçleme hizmetleri de sunuyoruz. Bunlar da oldukça önemli hizmetler. 

Zahit Sağlık olarak kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Nasıl bir eğitim gördünüz, iş hayatına ne zaman başladınız?
İlkokulu Sakarya’da okudum. İstanbul Üsküdar’da ortaokul ve liseyi bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi’ne devam ettim. Eğitimim esnasında her zaman lojistik sektörünün içindeydim. 1978 yılında çocuk yaşta babam Süleyman Sağlık’ın yanında okul tatillerinde muavin olarak yurtdışına çıktım. İş dünyasında 2. kuşağız. 1990’larda ise Saffet Ulusoy ile beraber sektörde devam ettim. RODER Kombine Taşımacılar Derneği’nde sektör temsilciliği ve başkan yardımcılığı görevlerini yürüttüm. 1995 yılında UN RO-RO şirketiyle ortaklığımız başladı. 1997-98 yıllarında UN RO-RO’nun yönetim kurulu üyesi oldum. Ondan sonra UN RO-RO’nun Amerikalılar’a satılmasıyla birlikte ve RODER’de iki derneği birleştirme kararından sonra biz UND bünyesinde birleştik. 2 yıl UND bünyesinde sektörü birleştirmek, sektörün sorunlarını bir nebze çözüme kavuşturmak için görev aldım. Ticaret odasında sektör temsilciliği yaptım. Şu anda Slovenya-Türkiye İş Konseyi’nde göreve devam ediyorum. DEİK İş Konseyi bünyesindeki görevim gereği 2 ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak, ticaretin önündeki sorunları bir nebze gidermek ve ticaretin üst seviyelere çıkmasını sağlamayı amaçlıyoruz. 

“LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜN İLK 10 FİRMASI İÇİNDEYİZ”
Sağlık Lojistik şu anda hangi durumda? Hangi hizmet ve çözümlerle ön plana çıkıyorsunuz?

Lojistik sektörünün ilk 10 firması içindeyiz. Intermodal taşımacılığı en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Depo ve antrepo yatırımlarıyla ön planda yer alıyoruz. Yatırımlarımızı özkaynaklarımızla yapıyoruz. Kiralama sistemini kullanmıyoruz. Araçlarımızla, müşterilerimize özel, dünyanın çok büyük markalı firmaların mikro dağıtım sistemlerini gerek Avrupa’da gerekse Türkiye’de gerçekleştiriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada 550 personel ve 500 treylere sahibiz. 

“FARKLI TAŞIMA MODLARI GELİŞTİRECEĞİZ”
Intermodal taşımacılıkta dünyaya ayak uydurabilmek çok önemli. Müşteriye özel çözümler üretebilmek durumundasınız. Bu bağlamda mevcut depo, antrepo ve TIR yatırımlarımızın yanında müşterilerin beğenisini kazanacağını düşündüğümüz farklı taşıma modları geliştirmek istiyoruz. Gerek yurtdışında gerek yurtiçinde son 2 yıl içinde 50 milyon Euro yatırım yaptık. Bahçeşehir ve Orhanlı bölgelerinde ofis, gümrüklü ve gümrüksüz antrepo, park ve alanlarıyla ciddi yatırımlar gerçekleştirdik. Lojistik sektöründen geliyoruz, sektörün daha ileriye gideceğine inandığımız için yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Sağlık Lojistik olarak 38. yılımıza girdik. Hem aile şirketiyiz hem de kurumsallık konusunda önemli noktalara geldik. Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerinde olmazsa olmaz önemli bir aktör olarak yerimizi almak istiyoruz. Şirketin kurumsal çalışmalarını bitirmeyi hedefliyoruz. Rakiplerimizin çoğu kiralama sistemiyle büyürken biz özkaynaklarımızla büyüme yolunu seçtik. Devletten bugüne kadar hiç teşvik almadık.

“ÖZKAYNAKLARIMIZLA BÜYÜDÜK”
Sağlık Lojistik olarak iş dünyasında bugüne kadar önemli başarılara imza attınız. İş hayatınızda yakaladığınız başarıyı neye borçlusunuz, başarınızın sırrını açıklar mısınız?

Şirketimizin bugünlere kadar gelmesinde özkaynaklarımızla büyümemiz çok önem taşıyor. Özkaynaklarımızla bugünlere kadar geldik. Başarımızın kriterleri; çok azimli, hırslı, çok hızlı ve kaliteli çalışmak, aynı zamanda müşterilere özel hizmet sunabilmek. Müşterinin yükünü alıp, zamanla yarışarak onu en kısa zamanda teslim ediyoruz. Yani emaneti en kısa zamanda teslim etmek ilkesiyle çalışıyoruz. Sektörümüzde şirketimizin çalışkanlığı ve hızlılığı herkes tarafından biliniyor. 

“2017’DE YÜZDE 25 BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Sağlık Lojistik olarak 2016 yılını nasıl geçiriyorsunuz, büyüme oranınızı paylaşır mısınız? 2016 yılı sonuna yönelik hedeflerinizi açıklar mısınız?
Bulunduğumuz konjonktür, stratejik konumumuz ve ülkemizin malum ekonomik göstergeleri ortada. 2016’da geçen seneyle aynı paralelde kalma noktasında çaba gösteriyoruz. Ümit ederim ki, önümüzdeki yıl stratejik konumumuz ve ülkenin bulunduğu konjonktür gereği sıkıntılar en kısa zamanda biter. 2017 yılında en az yüzde 25 büyümeyi hedefliyoruz. 

3. Köprü’nün taşıma maliyetleri üzerine ne gibi etkileri oldu?
Henüz 3. Köprü açılırken, diğer yollarla, tünellerle hatta ileride yapılması muhtemel 4. ve 5. Köprü ile entegre edecek şekilde planlama yapmak gerekiyor. 3. Köprü’nün Mahmutbey’den gelip, Ümraniye’ye çıkması, son derece yanlış. Bir TIR İstanbul içinde 140 km yol yapıyor. Şu an geçici tedbirlerle Çatalca’dan hemen girip, Kurtköy’e kadar gidilebilecek bir güzergah var. Sadece birkaç kilometrenin revize edilmesi gerekiyor. 
Bu yol bağlansa, bir TIR 60 km ile gideceği yere varacak. Yani 65 km’yi gitmemiş olacak. Bizim maliyetimiz düşmüş olacak. Benim bir TIR’ımın Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçiş maliyeti 137 Euro.

Holding olarak 2017 yılına yönelik büyüme ve yatırım hedeflerinizden bahseder misiniz? 
Kara, deniz, hava ve demiryolları taşımacılığı ile akıllı depolama ve akıllı lojistik çözümler faaliyeti gösteren Sağlık Lojistik, 2017 yılında intermodal lojistiğin yanı sıra; özel taşıma modlarının geliştirilmesi ve özel müşteri projeleri üretilmesi konularında müşteri memnuniyetini üst seviyelere taşımak, ülke ekonomisine ve istihdama katkılarda bulunmak için ciddi yatırımlar yapacak. Mevcut tesislerimize ek olarak; Hadımköy’de ve Gebze’de toplamda 300 bin metrekare alanı kapsayacak yeni yatırımları da 2017 yılında hayata geçirmeyi planlıyoruz. Yeni yatırımlarımız dahilinde; araç filomuz 500 araçlık kapasiteye ulaştırıldı. Araçlarımız, son teknolojinin kullanıldığı çevreci özellikler taşımakta olup, karbondioksit salınımını ve gürültüyü azaltıcı hassasiyete sahip. Çevreye olan duyarlılığımızı ve çevre bilincimizi de 2017 yılında artırmaya devam edeceğiz. Son teknolojiyle donatılmış araç filosu, modern tesislerimiz ve artan istihdamımızla birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz.
Sadece lojistik sektöründe yüzde 25 büyümeyi hedefliyoruz. Ama lojistiğin diğer alanında da ciddi projelerimizi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bunlar çok büyük ve etkin projeler. 

“EN ÖNEMLİ STRATEJİMİZ; KURUMSALLAŞMAK”
Uyguladığınız ‘yönetim’ ve ‘sürdürülebilir büyüme’ stratejilerinizin şirketinizin büyümesine olan yansımalarını özetler misiniz? 
Geçmişteki en büyük stratejimiz; aile şirketi olmaktı. Bir de aile şirketi olarak biraz kalabalık olmaktı. Ama aile şirketinin kalabalıklığı, ilk başta çok iyi, fakat ikinci noktada eğer kurumsallaşmazsanız o kazanımlarınızı yok ediyor. Dolayısıyla aile şirketi olarak yola çıktık ama uyguladığımız en önemli strateji; bana göre kurumsallaşmak. Yani bugün çok güçlü aile yapısıyla yola çıkıp, bunu kurumsala dönüştürmek, en büyük kazanımımız ve stratejimiz.  

“LOJİSTİKTE EN BÜYÜK SORUN; BÜROKRASİ”
Lojistik sektöründeki belli başlı sorunlar nelerdir? Neler yapılması lazım? Devletten beklentileriniz nelerdir?

Lojistik sektöründe en büyük sorun; bürokrasi. Bürokrasiyi azaltma konusunda cesaretsizlik var. Devlet olarak Türk milletine güvenmek zorundasınız. Devlet olarak insanlara onur katmazsanız, milletinize güvenmezseniz, bir ülke varolamaz. Dolayısıyla biz lojistik sektöründe bürokrasiden çok şikayetçiyiz. Bürokrasi, bizim giderlerimizin yüzde 20, verimsizliğimizin de yüzde 30’unu oluşturuyor. Bu çok önemli. Daha etkin ve verimli olmak için bürokrasi noktasında çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bu da güvene dayalı planlamaların varlığını ortaya çıkarıyor. Burada devletimizin yapacağı tek şey; kanun çıkarmak ve bunun takipçisi olmak. 
Meslek eğitimini daha etkin hale getirmek de önemli. Verimli, akıllı, güzel insanlar yetiştirmemiz gerekiyor.  

“FİLOMUZUN TAMAMI EURO 5 VE EURO 6 ARAÇLARDAN OLUŞUYOR”
Lojistik sektöründe çevreci yatırımlar artıyor. Yeşil lojistik konusundaki hedeflerinizi paylaşır mısınız?

Öncelikle tüm araçlarımızı yenilemekle başlıyoruz. Yeni yatırımlarımızla birlikte 500 adede ulaştırdığımız filomuzun tamamı Euro 5 ve Euro 6 araçlardan oluşuyor. Araçlarımız çevreci özellikler taşımakla birlikte, karbondioksit salınımını ve gürültü azaltıcı hassasiyete sahip. Taşımacı olarak yatırımın öncelikle müşteriye hizmet verdiğimiz araçlardan başladığına inanıyorum. Hem içinde taşıdığımız yüke hem de çevreye duyduğumuz saygıdan ve sorumluluktan ötürü bu yatırımlarımızı hiç aksatmadan devam ettiriyoruz.
Diğer taraftan, şirketimizin pazarlama departmanında çalışma arkadaşlarımız test amaçlı müşterilerimize elektrikli arabalarla ziyarete başladı. Depolarımızda da çevreci ofis konseptine bağlı olarak, elektrikli forklift kullanımı mevcut.

Yoğun çalışan birisi olarak bir iş gününüz nasıl geçiyor, güne nasıl başlıyorsunuz? Neler yapıyorsunuz?
Çok erken yatıp, erken kalkan bir insanım. Mümkün olduğu kadar akşam 10.30’da uyumuş, sabah da 6.00-6.30 arasında evden çıkmış oluyorum. İşe başlamadan önce 2 saat ciddi program yapmak o günü kurtarmak ve verimli kılmak anlamına geliyor. Bence başarı buradan başlıyor. İşe mümkün olduğu kadar erken gelip, program yapmak çok önemli, bu da güne erken başlamaktan geçiyor. 

“GENÇLER, HER ŞEYDEN ÖNCE İŞLERİNİ ÇOK SEVMELİ”
Özellikle genç girişimcilere tavsiye ve önerileriniz neler olacak? Gençler nasıl hareket ederlerse başarıya ulaşabilir?
Genç girişimciler, herşeyden önce işlerini çok sevmeli, işlerine aşık olmalı. Ürettikleri malın arkasında durabilecek kadar onu sevmeleri lazım. Aşk; sadece sevgilerde değil işlerde de olur. O zaman da mutluluk zaten kesinlikle arkasından gelir. Gençler, işlerini sevsinler ve işlerine çok ehemmiyet versinler. İşlerine çok ciddi bir şekilde zaman ayırsınlar, sorumluluk alsınlar. Başarı zaten arkasından gelecektir. 

Röportaj: Sinan SAYGI

rize

 

Yukarı