Ana içeriğe atla

medya

“Dijital dönüşüm ile rekabet gücümüzü artırabiliriz”

09.11.2017 - 11:24

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Erman Karaca,  dijital dönüşüm ve TÜBİSAD’ın bu alandaki çalışmaları hakkında konuştu.

Dijital dönüşüm şu an hangi aşamada nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin ülkelerin rekabet gücüne olan etkisini son dönemde çok net görüyoruz. Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün gelişmesi Türkiye’nin büyüme hedefinin gerçekleştirilmesini de mümkün kılacak. Çünkü BİTS, gerek şirketlere sağladığı verimlilik artışı, gerekse, katma değer üretme konusundaki kaldıraç etkisi ile sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak özelliklere sahip. Günümüzün hızla büyüyen ülkelerine baktığımızda hepsinde bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün lokomotif olduğunu görüyoruz. Finanstan turizme, lojistikten sağlığa çok sayıda sektör üzerinde BİTS’in önemli bir kaldıraç etkisi mevcut. Son 10-20 yılda dünyada fark yaratan ülkelerin başarı hikayelerinde BİTS’in rolü açıkça görülebiliyor. BITS’e yapılan 1 birimlik yatırım 1.6 birimlik bir çarpan etkisi ile ekonomik büyümeye katkı sağlıyor. Yani katma değeri yüksek, teknolojik ihracata dayalı bir büyüme modeli Türkiye için çok önemli...
Türkiye’nin hedefi, rekabet gücü yüksek ekonomiler arasında yer almak ise dünyadaki dijitalleşme ve sanayi 4.0 çalışmalarını takip etmek ve gerçekleştirmek zorundayız. Dijital dönüşüm ile hem rekabet gücümüzü artırabiliriz hem de katma değeri yüksek sanayi ile dünya üretim değer zincirinden çok daha fazla pay alan bir Türk sanayisi yaratabiliriz.  

Dijitalleşmeyle birlikte boyut değiştiren iş modelleri doğal olarak rekabetin de doğasını değiştirdi. Peki dijital dönüşümün iş dünyasına olumlu ve olumsuz etkileri neler oldu?
Sanayinin, şirketlerimizin dijitalleşme yolunda adım atabilmeleri için dijital stratejiye sahip olmaları çok önemli. Dijital değişim teknoloji birimlerinin liderliğinden çok üst düzey yöneticiler tarafından benimsenmeli ve yönetilmeli. Ancak, Türkiye’de dijital değişim henüz bütün bir resim olarak ele alınmıyor. Bazen birbirinden bağımsız olarak geliştirilen ve yönetilen inisiyatifler çerçevesinde yürütülüyor. Finans ve Telekomünikasyon sektörleri dijitalleşme konusunda hem öncüler hem de yatırımlarının önemli bir bölümünü dijitalleşmeye ayırıyorlar.
Dijital değişim şirketlerin; yeni ve hızla gelişen teknolojinin olanaklarını kullanarak stratejilerini, operasyonlarını ve insan kaynaklarını çığır açacak şekilde yeniden düşünmelerini gerektiriyor. Dijitalleşme; bir şirketin iş yapış süreçlerinde hemen her şeyi değiştiriyor ve birçok alanda büyük kazanımlar sağlıyor. Bu avantajlar şirket performansının iyileştirilmesi ve şirket hedeflerine ulaşılmasında, en önemlisi de rekabet gücünün artırılmasında kritik rol oynuyor. Tüm bu gelişmeler sanayiyi de yeni bir evreye taşıyor.  

Türkiye’de en fazla dijitalleşmeye yönelen sektörler hangileri?
Türkiye’de ve dünyada en çok nesnelerin interneti (M2M), endüstriyel internet, büyük veri, akıllı şehirler, bulut bilişim, robotik teknolojiler, giyilebilir teknolojiler, Bitcoin, Android uygulamalar, mobil bankacılık ve 3D yazıcılar konuşulmaktadır. Yazılım ve Bilişim Hizmetleri sektörlerindeki büyümenin itici güçleri arasında bulut bilişim ve dijital transformasyon ön planda yer almakta, teknoloji geliştirme bölgelerindeki gelişen yapılanma büyümeye olumlu katkıda bulunmaktadır. Dijitalleşmeye önem veren başlıca sektörleri Telekomünikasyon, Finans, Sağlık, Üretim özellikle otomotiv ve eğitim olarak sıralayabiliriz.
 
Dijitalleşmeye yönelik yatırımlar nelerdir?
Dijitalleşmenin, yenilikçi ve dönüştürücü gücüyle, geleceğin dünyasında belirleyici olacağına inanıyoruz.
Araştırma sonuçlarına göre şirketlerin 2015 yılında yaptıkları yatırımların ortalama yüzde 27’sini dijital alanda (örneğin internet, mobil yazılım, donanım) yaptığı görülüyor. Özellikle bankacılık, sigorta ve telekomünikasyon sektörlerinin ağırlıklı yatırım yaptığını görüyoruz. Bu üç sektörün dijital alanlara yaptıkları yatırımların ortalaması yüzde 55 iken, bu sektörler dışındaki sektörlerin yaptıkları yatırımların ortalaması ise yüzde 16 civarında kalıyor. 
Perakende sektörünün dijitalleşmeyi öncelikli konular arasında görmesine rağmen, perakende şirketlerinin yatırımlarının en fazla yüzde 40’ını dijitale ayırdığı görülüyor. Benzer bir şekilde, tüketim sektöründe bütün şirketler dijitalleşmeye yapılan yatırımların önemli olduğunu iletirken, bu şirketlerin yüzde 90’ı toplam yatırımlarının en fazla yüzde 20’lik bir kısmını dijitalleşmeye ayırmıştır. 
Global trendlere bakıldığında, dijital olgunluk gelişimi daha erken seviyede olan şirketlerin daha operasyonel bir odak ile münferit teknolojilere yatırım yapmakta olduğu dikkat çekiyor. Türkiye’deki şirketlere bakıldığında da erken olgunluktaki şirketlerin en fazla yatırım yaptığı alanlar içerisinde müşteri deneyimi, tedarik zinciri takibi ve siber güvenlik olduğu göze çarpıyor. Önümüzdeki dönemlerde daha fazla yatırım yapılacağı söylenen alanlara bakıldığında ürün maliyet analizi ardından en fazla yatırım artışı beklenen alan tedarik zinciri takibi olarak seçilmiştir. Bu şirketler halen yatırımlarını görünürlük ve izlenebilirlik amaçlı önceliklendiriyor.

E-dönüşümü sağlayacak ulusal projeleriniz nelerdir? Bunun için nasıl çalışmalar yapıyorsunuz?
TÜBİSAD olarak biz de dijital dönüşüm konusundaki her çalışmayı yakından takip ediyoruz ve kendi çalışmalarımızı da yürütüyoruz. 2012 yılında Bilişim Sektörünün Türkiye ekonomisi için önemini vurgulayan ve politika önerilerini ortaya koyan bir çalışmaya imza atmıştık. Bu rapor hem sektörün hem kamunun uzun yıllar referans aldığı çok önemli bir çalışma oldu. Yeni dönemde de bu dönemdeki çalışmamız ile, teknolojideki küresel eğilimleri inceleyerek Türk sanayi açısından durumumuz ve ihtiyaçlarımız nelerdir, teknolojinin yönü ortaya konulduğunda Türk şirketlerinin dijital dönüşüm için neler yapması gerekir, dijital dönüşüm ile önümüzdeki fırsatlar nelerdir, hangi sektörler öncelikli olmalı, Türkiye’nin bilişim tabanlı sanayi stratejisi ne olmalı konularını içeren bir rapor hazırlığı içindeyiz.

rize

 

Yukarı