Ana içeriğe atla

aaa

YAPAY ZEKÂDAN KAÇIŞ YOK

21.01.2019 - 10:14

Hem iş hem de günlük hayatımızın her anında yapay zekâ var artık. Ve varlığını giderek artırıyor. Bilişim Grubu üyelerine göre bundan kaçış yok ve iş hayatında yapay zekâya sahip hızlı balıklar, geleneksel metotlarla iş yapan yavaş balıkları yiyecek! 

Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU 

Adem Kaya (Borsa İstanbul A Ş Yazılım Geliştirme ve İş Zekâsı Müdürü)
YAPAY ZEKÂ ARTIK HAYATIMIZIN HER ANINDA
Yapay zekâ, gerek iş gerek sosyal yaşam olsun, artık hayatımızın her noktasında bizimle birlikteliğini giderek artırıyor. Şirketlerin karar destek sistemlerinde, müşteri ve satış odaklı kampanyaların oluşturulmasında, fabrikalarda otonom sistemlerin geliştirilmesinde, finans yatırımları alanında trade (alım-satım) işlemlerinin gerçekleştirilmesinde ve sayamadığımız birçok alanda bizlere ciddi bir değişim yaşatıyor. Sosyal hayatımıza etkilerine bakarsak eğer, sağlık sektöründe önümüzdeki zaman dilimlerinde hastaların takibi ve tedavi süreçlerinde mobil cihazlar, IOT cihazları, giyilebilir teknolojiler ile birlikte ciddi çözümler üretileceğini düşünüyorum. Ayrıca sesli asistanlar, chatbot teknolojileri, dikte teknolojisi vb. teknolojiler ile de hayatımıza farklı kolaylıklar getirdiğini ve bunun ilerleyerek devam edeceğini öngörüyorum.
 

Ferdi Yılmaz (Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı Bilgi Teknolojileri Dir.)
YAPAY ZEKÂ, YAPAY ZEKÂ ÜRETEBİLECEK Mİ?
Yapay zekânın geleceği hakkında pek çok gelişme ve öngörü bulunmakta. Bu yenilikçi yaklaşımın insanı nasıl daha iyi bir konuma getireceği konusunda pek çok sansasyonel haber yayınlanıyor. Peki ya gelecekte yapay zekâ, yapay zekâ üretebilecek mi? Bilim kurgu filmlerinde görmüşüzdür. Robot üreten, kendi başına makale yazabilen, beste yapabilen, resim çizebilen ve kendi kendini programlayan robotlar da görmekteyiz. Kendi başına yapay zekâ geliştiren yapay zekâ platformları ise yakın gelecekte çok büyük tartışma konusu olacak gibi görünüyor. Zira bilim kurgu öykülerindeki gibi bu platformların hangi amaçla ne tür yapay zekâlar ve robotlar geliştirdiğini kontrol etmek bir süre sonra imkansız hale gelebilecek ve yapay zekâ insan medeniyetini alt edebilecek bir mekanizmaya dönüşebilecek.


Dr. Mustafa Özgür Güngör (İstanbul Okan Üniv. Öğretim Üyesi)
YAPAY ZEK BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL
‘Yapay zekâ’ kavramının aslında tam anlaşılmadığını görüyoruz. Bu bir teknoloji değildir. İki kelime ile bir metodolojiler bütününü anlatmaktadır. Değişik platformlar tarafından iş dünyası için kolaylaştırılan kullanımıyla bile hâlâ yüksek veriye ve eğitime ihtiyaç duyan, tekniklerinin gelişmeye muhtaç olduğu, gerçek faydasının oluşmasında ciddi emek gerektiren bir yolu ifade eder. Yapay zekânın faydalı uygulamalara dönüşmesi ve insanlığa yardımcı olması için öncelikle rafine ve yüksek sayıda veriye, bunların yapılandırılmasına, insanlarla ya da kendi kendine eğitimine, farklı durumlarla karşılaştığında otonom ve başarı oranı yüksek kararlar üretmesine ihtiyaç vardır. İlk nesil uygulamalar ancak bu şekilde ileriye taşınabilir. Aslında bunun pek kolay olmayacağını da söylemek lazım.


Mustafa Çelikpençe (Eksim Yatırım Holding Bilgi Sistemleri Müdürü)
HIZLI BALIK YAVAŞ BALIĞI YER
Yapay zekâ ile birlikte büyük balığın küçük balığı yediği dünyadan, hızlı balığın yavaş balığı yediği dünyaya doğru gidiyoruz. Dijitalleşen, büyük verilere sahip ve hâkim olan, yapay zekâyı kullanan, şirket kültürü ve organizasyon yapısını bu doğrultuda değiştirebilen kurumlar, hızlı balık olacaktır. Bilişsel İşletme (Cognitive Business) kavramıyla birlikte, geleneksel iş yapış şekilleri yerine yapay zekâ teknolojileri kullanılarak alınan otonom kararlar önem kazanmaktadır. Yapay zekâ sadece teknolojik olarak değerlendirilmemeli, toplumsal etkileri de göz önüne alınmalıdır. Yapay zekâ ile birçok mesleğin kaybolacağını veya önemini kaybedeceğini görüyoruz. Gelecek 5.0 şekillendirilirken, yapay zekâ alanındaki gelişmeler göz önüne alınmalı, başta eğitim ve insan kaynağı olmak üzere, konunun hukuksal ve sosyal boyutları da değerlendirilmelidir.


Sedat Demirdoğan (Jolly Yazılım Geliştirme Departmanı Ekip Lideri )
YAKINDA ARAMIZDA OLACAKLAR!
Hayatımızın her anına giren teknolojiyi yöneten ve gelişimleri esnasında zekâsıyla yetinemeyen insanoğlu, günümüzde artık makinelere zekâ verme, kendi kendine öğrenebilme yeteneklerini kazandırmaya çalışmaktadır. Bu gelişim süreci 1940’ların başında ortaya atılan yapay sinir ağlarının insan beynini taklit edecek öğrenebilme yeteneğini ortaya çıkarmayı sağlayan modellemelerin doğuşunu sağlamıştır. Araştırmaların meyvesi olarak ortaya çıkan yapay sinir ağlarının, geleneksel algoritmalara göre çok daha iyi olduğunu söylemek kesinlikle yanlış olmayacaktır. Yakın zamanda insanoğlunun yapacağı birçok fonksiyonel işlemi kusursuz ve çok daha hızlı bir şekilde yapabilecek yapay zekâ teknolojisinin (robot, giyilebilir teknolojiler vb.) aramızda olacağını söylemek yanlış olmaz.


Ömer Çolakoğlu (ISISAN Bilgi Teknolojileri Müdürü)
3 KİŞİLİK İŞLETME BİLE YAPAY ZEKÂYA EMANET OLACAK
Birçok işletme, belli kurallarla yönetiliyor. Küçük firmalarda bu kurallar daha basit. Ama yine de insanoğlu kendisi karmaşıklaştırıyor. Siz bir sipariş vermek için su dağıtım firmasını arıyorsunuz. Sekreter, haritadan dağıtım aracının lokasyonuna bakıp suyun getirileceği saati söylüyor. Ama su, hayli geç geliyor. Çünkü sekreter, sadece aracın lokasyonuna bakıyor. Trafiğin durumuna ve dağıtım personelinin o anki planına bakmıyor. Şimdi düşünün, sipariş için aradığınız asistan, kim olduğunuzu bilip isminizle hitap ediyor, siparişiniz geç geldiği için sinirlendiğinizi biliyor, GPS bilgisine ve mevcut rotaya bakıp dağıtım personeline rotayı çiziyor ve size geciken siparişiniz için hediye su gönderiyor. Sekreter, patron ve dağıtım personelinin çalıştığı 3 kişilik bir işletmeden bahsediyorum; görünen o ki ileride yapay zekâya emanet olacak. Ne dersiniz?

arf

Yukarı