Ana içeriğe atla

itt

TÜM SÜRECİ PROAKTİF YÖNTEMLE TAKİP EDİYORUZ

11.04.2017 - 16:31

Keyveni Catering Genel Müdürü Sadık Çelik, “Keyveni’de mutfağa giren tüm gıda ürün hammaddelerini, tarladan çatala kadarki süreçte proaktif yöntemle takip ediyoruz. Çalıştığımız firmalar için kişiye ve kuruma özel diyetisyenlerimizle beslenme programlarından diyet programlarına kadar çözümler üretip menüler planlıyoruz”              dedi.

Toplu yemek sektöründe diğer firmalara nazaran sizi farklılaştıran çözümlerinizden bahseder misiniz?
Keyveni’de mutfağa giren tüm gıda ürün hammaddelerini, tarladan çatala kadarki süreçte proaktif yöntemle takip ediyoruz. Çalıştığımız firmalar için kişiye ve kuruma özel diyetisyenlerimizle beslenme programlarından diyet programlarına kadar çözümler üretip menüler planlıyoruz. Kurumumuzda çalışan ve çalışmak için başvurup kuruma kabul edilen personel, meslek içi eğitimden hijyene, sanitasyondan, yemek pişirmeye, yemek çeşitlerinden gıdaların besin değerlerinin kaybedilmemesi için uygulanan metotlara ve sunuma yönelik müşteri memnuniyetine kadar sıkı bir eğitimden geçirilir. Sonucunda da adaptasyon sürecine uygun olanlarla yola devam edilir.

Toplu yemekte kalite ve hijyen konusunda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Gıda güvenliğinin catering sektöründeki önemine değinir misiniz?
Altı ayda bir portör, kan ve filmden oluşan sağlık taramalarını yaptırıp, şirket doktorumuz tarafından sağlık kontrollerini gerçekleştiriyoruz. Tüm çalışanlarımıza M.E.B. onaylı hijyen sertifikası aldırıyoruz. Yıl içerisinde planlı ve plansız eğitimlerle çalışanların hijyen ve sağlık bilincini hedefleyen proaktif eğitim planları oluşturuyoruz. Tüm gıda sektörü, insanın en temel ihtiyacı olan, beslenme ihtiyacını sağladığı için insanın yaşam döngüsündeki en önemli faktördür. Keyveni olarak tüm hammadde tedarikinden başlayıp, tüm üretim, dağıtım süreçlerimizde fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik riskleri vasıflı ve yetişmiş elemanlarımızla minimize etmeye çalışıyoruz. Sektörel bir ayrım değil de gıdanın ve insanın olduğu her alanda gıda güvenliği ve insan sağlığı birincil önem arz eden konu olmalı. 

“UCUZ YEMEK VE HER ŞEY DAHİL SİSTEMİ TERKEDİLMELİ”
Toplu yemek sektörünün gelişiminin önündeki engeller nelerdir? Bu konuda neler yapılması gerekiyor?

Ucuz yemek ve her şey dahil sistemi çok acil bir şekilde terkedilmeli. Yabancı gıda AŞ’lerin sektörü konsolide etmelerinin önüne geçilmeli. Bu sektörde yapılan işler, Adam Smith’in “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” cümlesindeki gibi hafife alınmamalı. Bahsettiğimiz şey çimento ya da otomobil üretimi değildir. Sözkonusu olan insan sağlığı ve hayattır. Biz bu noktada son derece dikkatli davranıyoruz. A’dan Z’ye tüm projelerimize özen ve titizlikle yaklaşıyoruz ve ürettiğimiz tüm yemeklerde lezzet kadar sağlık kavramını da ön planda tutuyoruz. Firmalar personelleri için yemek satın alması yaparken ucuz olmasını ön planda tutuyor. Ama bu yanlış bir düşünce. Ucuza üretilen bir yemek ne kadar sağlıklı olabilir tartışılır. Merdiven altı üretim yapan firmalar ve büyük gıda AŞ’ler çok düşük bütçelere, insan sağlığı ile oynayarak yemek satıyorlar. Her şeyin bir ederi vardır. Bu durumda da işini hakkıyla yapan toplu yemek firmalarına haksızlık yapılıyor. Ortaya haksız bir rekabet çıkıyor. Bu durum sektöre büyük darbe vuruyor.

mogul

 

Yukarı