Ana içeriğe atla

arf

UFUK ÇAY, KALİTESİYLE ADINDAN SÖZ ETTİRİYOR

16.08.2018 - 10:24

DOĞAL YAŞ YAPRAĞI İŞLEYEREK YILDA 700 TON SİYAH ÇAY ÜRETTİKLERİNİ SÖYLEYEN UFUK ÇAY SAN. VE TİC. A.Ş ZİRAAT MÜHENDİSİ VE GENEL MÜDÜRÜ NUMAN SARI, ÇAY TARIMININ SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASI İÇİN YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR ÜZERİNE DE KONUŞTU.

Ufuk Çay’ı kısaca anlatır mısınız? Ne zaman kuruldu? Şu anki üretim kapasitesi nedir? 
Çay piyasasında, özel sektörün öne çıktığı tarihlerde; 1987 yılında Ufuk Çay San. ve Tic. A.Ş. olarak, Rize’de siyah çay imalatı ve paketlemesi yapmaya başladık. Kendi bölgemizin doğal, yaş çay yaprağını işleyerek, yılda 700 ton siyah çay üretir hale geldik. Üretmiş olduğumuz siyah çayı, kendimize ait olan Esvet ve Ufukçay markalarıyla piyasaya sunuyoruz. Özverili ve titiz çalışmalarımızın yanı sıra projelerimiz ile kapasitemizi ve kalitemizi artırdık. En sağlıklı büyümenin, müşteri memnuniyetine dayalı olduğunu bilen firmamız; yüksek randımanlı, nitelikli,  tüketicilerimizin damak tadına uygun siyah çay üreterek sektörde adından övgüyle söz ettiren bir konuma geldi. 

Ufuk Çay’ın kalite politikası nedir? 
Ufuk Çay olarak en temel politikamız tüketici memnuniyetidir. Bunun için de önceliğimiz, müşteri istek ve taleplerini belirleyerek taleplere cevap vermek; hoşgörüyle, doğal, sağlıklı çay üreterek tüketicilerimiz için çay saatlerini keyfe dönüştürmek… Aslında Türkiye halkı olarak; çayımızın doğallığı, içim kalitesi ve tüketimi bakımından çok avantajlı konumdayız. Fakat çay piyasasında faaliyette bulunan firmalar arasında, pazar paylaşımı konusunda amansız bir rekabet yaşanıyor. Rekabet, tüketicilere daha kaliteli çay üretmek yerine fiyat endeksli yapılıyor. Ufuk Çay olarak;  fiyat endeksli değil,  kalite endeksli rekabet yaparak her yıl, bir önceki yıldan daha kaliteli çay üretmenin gayreti içindeyiz.  Bunun için de firmamız, bölgemiz hatta ülkemiz için başarının ancak kalite ve üretim ile yakalanabileceğine inanıyoruz.

Çay tarımının sürdürülebilir olması için ne gibi çalışmalar yapılmalı?
Dünyada ve ülkemizde sudan sonra en fazla tüketilen içecek çay… Doğu Karadeniz bölgesinde 760 bin dekar alanda, yaklaşık 205 bin üretici çay tarımı ile uğraşıyor. Dolayısıyla bölge insanının en önemli geçim kaynaklarından birisi olan çay tarımında yapısal düzenlemelerin sağlanması gerekiyor. Çay tarımının sürdürülebilirliği bakımından; çay çiftçisinin çaya olan ilgisi, çayın kalitesi mutlaka devam etmeli, artmalı ve miras yoluyla bahçelerin bölünmesinin önüne geçilmeli. Hatta mevcut bahçeler üzerinde toplulaştırma yapılmadır. Eğer bu toplulaştırma mümkün değilse kooperatif bilincini bölge de oluşturup, bununla ilgili altyapı çalışmalarına bir an önce başlanmalıdır.  Çay tarımına ilgisi düşük olan çiftçiler,  çay bahçelerinin bakım, budama, gübreleme, hasat gibi takiplerini kooperatiflere devredip, gelir – gider dengesini gözeterek paylarına düşen hasılaları alabilirler. Bunun yanı sıra bölge de işsiz olanların bu kooperatiflerde çalışması sağlanabilir. Çayımızın gelecek nesillere ulaşması ve daha kaliteli üretim için mutlaka bunu başarmamız gerekiyor. 

Türkiye, hem ülke yönetimi hem de ekonomi yönetimi anlamında yeni bir sisteme geçti. Bu sistem değişikliğini gerek sektörünüz gerekse ülke ekonomisi açısından nasıl yorumluyorsunuz?
Ülkemizin ekonomisi son zamanlarda; dövizde ki yüksek kur, faizlerin yüksekliği, yüksek enflasyon ve cari açığın büyüklüğü nedeniyle zor bir süreçten geçiyor. Ben inanıyorum ki yeni hükümet sistemiyle birlikte, 2023 gibi hedeflere ulaşmamız ve bu sıkıntılı süreçten çıkmak için; üretim odaklı bir tarım politikasıyla birlikte ve ülkemizin potansiyeli iyi değerlendirilerek hem çiftçimiz, hem sanayicimiz hem tüketicimiz hem de ülkemiz, bu süreçten kazançlı çıkacaktır. 

yyy

Yukarı