Ana içeriğe atla

FFF

HİZMET SEKTÖRÜ BİZDEN SORULUR! ADAMI HASTA ETMESİNLER!

15.02.2019 - 12:36

EMITT TURİZM FUARI’NDA KARŞILAŞTIĞIMIZ ‘ÇOCUKLAR DUYMASIN’ DİZİSİNİN ÇAYCI HÜSEYİN’İ ALPARSLAN ÖZMOL İLE İLGİNÇ KARİYERİNİ VE HİZMET SEKTÖRÜNÜ KONUŞTUK. İNSANLARA KALİTELİ HİZMET SUNMAYI ÇOK SEVDİĞİNİ BELİRTEN USTA OYUNCUNUN EGE VEYA AKDENİZ’DE BUTİK OTEL AÇMA HAYALİ VAR.  

NECATİ KOLA

Alparslan Özmol… Çok az kişi bu isimle tanıyor onu. ‘Çaycı Hüseyin’ dendi mi ise tanımayan yok. Onu görenler hatıra fotoğrafı çektirmeden geçmiyor yanından. O da insanları kıramıyor. Dakikalarca poz veriyor sevenleriyle. ‘Çocuklar Duymasın’ adlı dizinin en sevilen karakterlerinden Alparslan Özmol ile EMITT Turizm Fuarı’nda karşılaştık ve Bilecik standında kariyerini ve hizmet sektörünü konuştuk. 

Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı?


Bursa Devlet Tiyatrosu’ndaki bir görevli, bizim muhitte oturuyordu. Benim gibi bir kişiye ihtiyaç olmuş. Öyle başladım. 17 yaşımdaydım. Ben ilk oyunda alkışı duydum; tamam dedim, hayatım tiyatro. Birileri tarafından alkışlanmak çok güzel bir duygu. Ailem de o ilk oyuna geldi, seyretti. Benim çok mutlu olduğumu görünce beni teşvik ettiler ve hep arkamda oldular. Çok sayıda oyunda oynadım. Çok iyi yönetmenlerle çalıştım. Yılmaz Onay, Müjdat Gezen, Emin Gümüşkaya, Cihan Büyükışık… Aslında görünmeyen kısmım, şaşırtan kısmım. Bursa Devlet Tiyatrosu’na yıllarım geçti.

 

FRANSIZCAM, ALMANCAM, İTALYANCAM VARDI


Bursa’da tiyatronun dışında bir iş yapıyor muydunuz?


Bursa’da ben tiyatronun dışında antikacılık da yaptım. Bursa Yeşiltürbe’de… ‘Perfect’ değildi ama ticari anlamda Fransızcam, Almancam, İtalyancam vardı. Bize hanutçu derlerdi. Hanutçuluk yapardık. Nasıl yapardık? Türbenin oraya geçerdik. Müşteri çekerdik. Rehber, kendi anlaşmalı olduğu yere götürmeye çalışırdı. Biz kendimizden bir şeyler yaparak ekmeğimizi çıkarmaya çalışırdık.

Televizyona nasıl geçtiniz? 


Alaylıyım ben. Bu işin eğitimini almadığım için bir türlü kadroya geçemedim. Geçemedim ama sonra televizyonumuz oldu. Selami’miz, Light Selami, yani Özgür Ozan, Bursa Devlet Tiyatrosu’ndaydı. Konservatuarı bitirdikten sonra oraya geldi. Orada iki-üç tane oyunda oynadı. Onun oynadığı oyunlarda ben de oynadım. 1998’de o Reyting Hamdi’ye geçti. 2000 senesinde ben Ayrılsak Da Beraberiz’e geçtim. 150 bölüm oynadım. Orada Hüseyin karakteriydim. Özellikle üniversiteli kitle tarafından sevilen bir diziydi. O dizi patlama noktam oldu. Sayın Birol Güven de beni fark etti. Benim oynadığım Hüseyin karakterinin yanı sıra Emine’yi ve Şükrü’yü de Çocuklar Duymasın’a taşıdı. Orada patladı gitti zaten olay!

Birol Güven nasıl biri?


Kalemi çok kuvvetli. Oyuncuyu çok iyi analiz ediyor. Kendisi de halkın içinde yetişmiş biri. Turizmden gelen biri. Rehber… 

xx

Alparslan Özmol, EMITT Turizm Fuarı'nda vali ve belediye başkanlarına temsili çay servisi yaptı.

 

BİROL GÜVEN, ŞÜKRÜ İLE 6’LI OYNADIĞIMIZI GÖRDÜ


Gerçek hayatınızdan bazı şeyleri diziye uyarlıyor mu Birol Güven?


Uyarlamaz olur mu! Şükrü (Şükrü Koruyucu) ile gerçek hayatta altılı oynuyorduk. Birol Güven, altılı ganyan oynadığımızı gördü. Hemen aldı ve oyuna yerleştirdi. Yaşanmış olayları dizilere aksettirmek önemli. Biz rol yapmıyoruz aslında. Gerçekten kendimizi yansıtıyoruz. Ve hiçbir zaman kendimi kısıtlamıyorum. ‘Çaylaaarrrr!’ derken, ‘Adamı hasta etme!’ derken ya da oyunda kavga ederken kendimi hiçbir zaman kısıtlamıyorum. Ne varsa ortaya koyuyorum. ‘Şu sahneyi de geçiştireyim’ demiyorum. 

 

Gelelim hizmet sektörüne… Dizide önce Çaycı Hüseyin karakteriyle insanlara hizmet ettin. Sonra ‘Çaycı Hüseyin Danışmanlık’ şirketiyle insanlara hizmet çaban devam ediyor! Gerçek hayatta da hizmet sektörüyle ilgili girişimlerin oldu mu ya da olacak mı? 


Hizmet sektörü çok önemli. Kısa bir restoran mazim oldu. Hizmet etmeyi, karşılamayı, insanları memnu etmeyi ve mutlu bir şekilde uğurlamayı çok seviyorum. Hayalimde ise hep Ege veya Akdeniz’de butik bir otel açmak var. Fazla odalı olmayan ama hizmeti en kaliteli şekilde sunabileceğim elit bir yer düşünüyorum.

 

Hizmet sektörü nasıl olmalı?


Bu sorunuzu turizm sektöründen örnek vererek cevaplamak istiyorum. Ülkemiz için bir turist bile çok değerli. O turist memleketine döndüğü zaman, oradaki intibamız çok önemli. Bir arkadaşı ona ‘Türkiye nasıldı?’ diye sorduğunda, hiç tereddüt etmeden ‘Çok güzeldi. Mutlaka gidip görmelisin’ diyebilmeli. Onun için turizm sektöründe çalışan herkesin kaliteli olması, dil bilmesi lazım. Sektörde çalışanların tamamı mümkünse turizm ve otelcilik mezunu olmalı. Dil çok önemli. Kesinlikle geçiştirilmemeli. Çocuk otelcilik bölümünde okuyorsa, mutlaka dil öğrenecek. Sadece dil bilmek de yeterli değil. Turizm sektöründe çalışan bir kişi, dilin yanında psikoloji de bilmeli. Turistin hem dilinden hem de halinden anlayabilmeli. 

 

Alparslan Özmol - Necati Kola

Çocuklar Duymasın'ın Çaycı Hüseyin'i Alparslan Özmol, Hizmetix Dergisi Genel Yayın Editörü Necati Kola'ya konuştu. 

 

HİZMETİMİZİN DEĞERİ DÜŞÜRÜLMEMELİ


Turizm sektöründe hizmetin değerini düşüren uygulamalar var mı sizce?


‘Her şey dahil’ sistemi var. Buna karşıyım arkadaş! Adamı hasta etmesinler! Bunları unutmamız lazım artık. Ülkemizin ‘her şey dahil’e ihtiyacı yok. Yaz da olsa, kış da olsa fiyatlar belirlenmeli ve hizmetimizin değeri düşürülmemeli. Ve herkes de buna uymalı. Biri müşteri çekmek için ‘her şey dahil’ diyor. O zaman diğeri de aynı şeyi yapıyor.

‘Her şey dahil’, diğer esnaflara da zarar veriyor değil mi?


Aynen öyle. Turist fazla para harcamamak için otelden çıkmıyor. Almanya’dan geldim yeni. Almanya bomboş. Adam ocak ayında bir geliyor, nisana kadar burada! 2 bin Euro ile, 3 bin Euro ile… Her şey dahil! Ohh, miss! Otelden çıkmıyorlar. Görülecek o kadar yerlerimiz var ki… Adam diyor ki Türkiye’ye gittim. Sen Türkiye’ye gitmedin ki aslında! Türkiye’yi görmedin! Güzelliklerini görmedin! Kültürünü görmedin! Tarihini görmedin! Yemeklerini görmedin! Hiçbir şeyini görmedin! Sen sadece otele geldin, yedin, içtin, gittin! Bunlar İngilizce de yazılsın, Türkçe de yazılsın! Görsünler, okusunlar biraz! Doğruları söylemek lazım. Ve bu doğruların herkes tarafından bilinmesi lazım! Ayrıca, bu doğrular uygulanmalı.

 

Son sözünüz?


Kimse hizmet sektörü sahipsiz sanmasın! Hizmet sektörü bizden sorulur! Adamı hasta etmesinler! (Gülüyor)

 

ÖLMEDİM, YAŞIYORUM!

Hakkımda sosyal medyada belli aralıklarla ‘Çaycı Hüseyin öldü’ diye haberler çıkıyor. Sokakta karşılaştığım insanlar da ben de bu durumdan çok rahatsızız. Bana sürekli “Sizi yine öldürmüşler abi!” diyorlar. Bu haberleri çıkaranları uyarıyorum: Adamı hasta etmesinler!

h

arf

Yukarı