Ana içeriğe atla

adp

2018, 2017’ye paralel bir seyir izleyecek

19.01.2018 - 10:50

AE Arma-Elektropanç CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Ç. Kızılhan, AE Arma-Elektropanç olarak, faaliyet gösterdikleri 3 kıta ve 9 ülke, 43 farklı milletten istihdam ettikleri 8 binin üzerinde çalışan ve ülkemizin hizmet ihracatına sağladıkları katkılarla, 2023 vizyonunun gerçeğe dönüşmesi için üstlerine düşeni fazlasıyla yapmaya hazır olduklarını söyledi. 

2017 yılını gerek firmanızın gerekse ülkemizin büyüme potansiyeline bağlı olarak değerlendirir misiniz?
Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesiyle, global ekonomik ve politik gelişmeler, geçmişe kıyasla bugün,  dünyanın birçok yerinde etkisini çok daha hızlı ve kuvvetli bir şekilde hissettiriyor.
AE Arma-Elektropanç olarak, 2017’nin muhasebesini ve 2018’e dair planlamalarımızı yaparken kendimizi dünyada, özellikle de içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan baş döndürücü gelişmelerden soyutlamadan, realist, hümanist ve milli menfaatlerimizi gözeten bir perspektifte ele almak gerektiğini düşünüyoruz.
AE Arma-Elektropanç gerek birbirinden en az etkilenen farklı coğrafyalarda çalışma stratejisi gerekse üstlendiği işlerin yüzde 85-90’ının yurt dışında olmasının iç piyasada yaşanan ekonomik dalgalanmalara karşı sağladığı koruma ile 2017’deki olumsuz havadan fazla etkilenmeden faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürdü. Türkiye’de üstlendiği projeleri başarılı bir şekilde tamamlama aşamasına getirmenin yanı sıra büyük çaplı ve prestijli projelerde kısa listede yer alarak, 2018’e önemli projelerin taahhüdünü üstlenecek şekilde gerekli hazırlıklarını yaptı. Öte yandan Rusya ile yaşanan normalleşme sürecinde bu bölgede yeni ihalelerde de en güçlü aday olarak yerini almaya devam etti. 
AE Arma-Elektropanç, lokomotif ülkesi Birleşik Arap Emirlikleri’nde, biri 88 katlı WOW Otel ve Rezidans, diğeri dünyanın en büyük alışveriş merkezlerinden biri olacak Dubai Hills Mall olmak üzere toplamda 250 milyon USD’a yakın iki yeni ve prestijli projeyi portföyüne kattı. Finansal olarak güçlü pozisyonunu koruyan firmamız, daha önce çıkarmış olduğu tahvillerin itfalarını yerine getirmenin yanı sıra EBRD’nin ( Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) ana yatırımcı olduğu 80 milyon TL’lik yeni tahvil ihracını da başarıyla gerçekleştirdi.

Peki, 2018’in nasıl bir yıl olacağını düşünüyorsunuz?  Sizce bu yıl da ülke olarak aynı büyüme oranını yakalayabilecek miyiz ya da yakalamak adına neler yapılabilir?
Sektörümüz 2023 yılında yurt dışında 50 milyar USD’lik yıllık kontrat değerine ulaşmayı hedeflemektedir. Rekabetin bu derece yoğun olduğu günümüzde bu hedefe ulaşmak, bu pazarlarda sadece taahhüt hizmeti vermekten öte finansmanı da beraberinde götürerek yatırımcı pozisyonunda olmayı gerektirmektedir.  Bu çerçeveden bakacak olursak, devletin “Varlık Fonu’nun” altında bir yurt dışı müteahhitlik fonu kurması ve müteahhitlerin başta Sahra Altı Afrika olmak üzere hizmet verdiği ülkelerde yatırımcı pozisyona geçmesi oldukça önemlidir. Bununla birlikte teminat mektupları, para transferleri, vergilendirme, vize ve güvenlik gibi konularda da devletlerarası ilişkiler ve anlaşmalarla müteahhitlere gerekli kolaylıkların sağlanması durumunda 2023 hedefine ulaşmak mümkün olacaktır. 
AE Arma-Elektropanç olarak, faaliyet gösterdiğimiz 3 kıta ve 9 ülke, 43 farklı milletten istihdam ettiğimiz 8 binin üzerinde çalışanımız ve ülkemizin hizmet ihracatına sağladığımız katkılarımızla 2023 vizyonunun gerçeğe dönüşmesi için üstümüze düşeni fazlasıyla yapmaya hazırız. 

2018 yılına yönelik bütçe ve yatırım planlarınız neler?
2018 yılında firmamız; veri merkezleri, havaalanları, enerji, sanayi ve prestijli otel projeleri başta olmak üzere nitelikli yatırımlarda elektromekanik taahhüt hizmetleri vermeyi sürdürmeyi planlamaktadır. Çalışmakta olduğumuz Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde büyüme hedeflerimizin yanı sıra Sahra-Altı Afrika’da hedef bölgelerimiz arasında yer alıyor. 2018’e dair planlamalarımızı yaparken kendimizi dünyada, özellikle de içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan baş döndürücü gelişmelerden soyutlamadan, realist, hümanist ve milli menfaatlerimizi gözeten bir perspektifte ele almak gerektiği kanaatindeyiz. 2018’in ülkemiz açısından özellikle iç siyasi ve bölgesel politik olayların etkisinde temkinli bir yıl olarak geçeceğini beklemekteyiz. 
Maalesef içinde bulunduğumuz coğrafya ve konjonktür, bizi bu olumsuz politik gelişmelerden soyutlayamıyor. Bu sebeple ekonomik göstergeler bu çerçevede tüm yaşananlardan doğrudan etkileniyor. 2018’de büyümenin Orta Vadeli Program hedefine göre yüzde 5,5 olacağı öngörüsünden hareketle iç siyasette erken seçim, dış politikada da Ortadoğu’da yeni bir savaş gibi olağanüstü bir politik gelişme yaşanmaması durumunda ekonomik gelişmelerin 2017’ye paralel bir seyir izleyeceğini düşünmekteyiz.

adp

 

Yukarı