Ana içeriğe atla

medya

Hedef; 5 kıtada bin 200 mağazaya ulaşmak…

20.07.2017 - 15:40

Ulaşılabilir modanın önemli uluslararası oyuncularından Defacto adına görüştüğümüz şirketin CEO’su İhsan Ateş ile yatırımları ve dijitalleşmenin gerçekleştirilen yatırımlar üzerindeki etkisi üzerine söyleşi gerçekleştirdik.  
2025 yılına gelindiğinde; 5 kıtada ve 50 ülkede bin 200’ün üzerinde mağazaya ulaşmayı, e-ticaret siteleriyle 100’den fazla ülkede faaliyet göstermeyi ve gelirlerini 7 kat daha artırmayı hedeflediklerini belirten Ateş, ayrıca iki yıldır yaptıkları yatırımlarla ülke genelindeki tüm DeFacto mağazalarında omni-channel süreçlerini tamamladıklarını ve 2016 yılı itibariyle müşterilerin hizmetine sunduklarını dile getirdi. 

Öncelikle Türkiye ekonomisinin şu anki durumunun genel bir değerlendirmesini alabilir miyiz? Malumunuz 2016 oldukça zor bir yıldı, 2017 Türkiye ekonomisindeki son durum nedir?
2016 yılı çok çeşitli yurt içi ve yurt dışı etkenler nedeniyle belirsizliklerin ve risklerin yoğun olduğu bir yıl oldu. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen hem sektör hem de şirket olarak büyümeyi sürdürdük. 2017’nin ilk çeyreğine baktığımızda, beklentilerin yüzde 3,5-4 olduğu bir ortamda, ekonomimiz yüzde 5 oranında büyüme sağladı. Bu da Türkiye ekonomisinin güçlü ve istikrarlı yapısını koruduğunu gösteriyor. Özellikle yılın ikinci yarısında, daha da canlanacağını beklediğimiz ekonomide bir bahar havası yaşayacağımızı söyleyebiliriz. 

Mevcut duruma bağlantılı olarak yönetim ve büyüme stratejileriniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Neler planlıyor, bu planları hayata geçirmek için ne gibi çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
DeFacto olarak biz de Türkiye’nin dünya markası olmak için çıktığımız bu yolda, kurulduğumuz günden itibaren hedeflerimizin üzerinde büyüme ve karlılık sağlıyoruz. Önümüzdeki dönem stratejimizi de, Türkiye’nin 2023 vizyonuna paralel olarak, hem fiziksel mağaza açılımları hem de e-ticaret yatırımları ile dünya çapında gerçek bir moda markası olmak üzerine kurguluyoruz. Yeni pazarlara açılmayı sürdürerek “ulaşılabilir moda”nın önemli uluslararası oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. 2025 yılına geldiğimizde, fiziksel mağazalarımızla toplam 5 kıtada ve 50 ülkede bin 200’ün üzerinde mağazaya ulaşmayı, e-ticaret sitemizle de 100’den fazla ülkede faaliyet göstermeyi, gelirlerimizi 7 kat daha artırmayı ve 11 milyar liraya çıkarmayı planlıyoruz.

Sizce dijital dönüşümün iş dünyasına etkileri neler? Eskiye oranla ne gibi değişimler söz konusu?
Perakende dünya ekonomisinin en dinamik ve yeniliğe açık sektörü olarak hızla gelişen teknolojiler ile dijital dönüşümden en çok etkilenen sektörlerin başında geliyor. Dijitalleşmeyle birlikte tüketicilerin de satın alma davranışları hızla değişmeye başladı. Bu değişim perakende sektöründe rekabetin daha da artmasına neden oldu. Artan rekabet sonucunda markalar, geleneksel satış kanallarıyla sundukları müşteri deneyimine yeni nesil müşterilerinin ihtiyaçlarını en hızlı şekilde yanıtlayabilecekleri bir satış yöntemi de eklediler.

Dijitalleşme yatırımlarınız içerisinde nerede yer alıyor? 
DeFacto olarak, Türkiye’de omni-channel’ı ilk kez en yaygın uygulayan moda markasıyız.  İki yıldır yaptığımız yatırımlarla ülke genelindeki tüm mağazalarımızda omni-channel süreçlerimizi tamamladık ve 2016 yılı itibariyle müşterilerimizin hizmetine sunduk. Türkiye’de 194 mağazamızda web sitemiz üzerinden ürün ayırtılabiliyor, online verilen siparişler de mağazalarımızdan teslim alınabiliyor. Yurt içinde e-ticaret sitemizle verdiğimiz hizmetin yanı sıra global e-ticaret siteleri olan Aliexpress.com ve e-bay ile de pek çok ülkede ürünlerimizi satıyoruz. Dijital kanalarla daha fazla ülkeye ulaşabilmek için son olarak amazon.com ile bir anlaşma yaptık. Amazon.com’daki mağazamızın ardından öncelikli olarak Kuzey Amerika (ABD, Meksika, Kanada) pazarına ulaşmayı planlıyoruz. Bir sonraki adım olarak Amazon’un Avrupa’daki etkinliğini de kullanmayı planlıyoruz. Bu planlarımızı gerçekleştirebilmek için de teknoloji yatırımları yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl bir teknoloji şirketi kurduk ve bu şirketimizde 100’ün üzerinde yazılımcı ile araştırma ve iş geliştirme, kendi yazılımlarımızı kurma ve geliştirme üzerine çalışıyoruz. 
2014 yılında ise Türkiye’nin ilk tam otomatik hazır giyim deposu olarak ilk akıllı depomuzu Çerkezköy’de hizmete açtık. Avrupa’nın en büyüklerinden kabul edilen akıllı depomuzun yazılımsal ve donanımsal anlamdaki tam otomatik depolama sistemi, dünya markalarıyla çalışan Avusturyalı TGW firması tarafından gerçekleştirildi.
 
Peki, şu an hâlihazırda olan dijital dönüşüm pazarlama fonksiyonlarınızı nasıl etkiledi? Dijital çağın gerekliliklerine cevap verebilecek etkili bir pazarlama nasıl olmalı?
Teknolojinin günlük hayatımıza çok fazla girmesinin ardından gelişen dijital pazarlama uygulamaları alışveriş alışkanlıklarını değiştirdi ve dolayısıyla geleneksel pazarlama süreçlerini de dönüştürdü. Pazarlama artık yalnızca marka değerini artırmaktan ibaret değil; müşteri yolculuğunu başından sonuna şekillendirmeyi de içeriyor. 
Artık, müşterilerimize istedikleri bilgiyi, hizmeti ve ürünü; istedikleri zaman, istedikleri yerde, istedikleri araçlarla ve onların tercih ettiği her kanalda aynı derecede iyi standartlarda verebilmemiz gerekiyor. Bu süreçte son kullanıcı ve müşteriler artık geçmişte olduğundan daha fazla her şeyin merkezinde. 
Dönüşümle birlikte gerçek zamanlı pazarlama yapmak gerekiyor. Hedef kitlemiz neredeyse biz de aynı anda orada olmalı, ürün ve hizmetlerimize ilişkin aradıkları bilgileri ve içerikleri anında bulmalarını sağlamalıyız.

rize

 

Yukarı