Ana içeriğe atla

arf

Kibar Holding CEO’su Tamer Saka: 2017’de riskleri fırsata çevirebiliriz

20.01.2017 - 16:18

İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleştirilen ve dünyanın çeşitli ülkelerinden 3 binden fazla katılımcının izlediği Dünya Ekonomik Forumu toplantılarına katılan Kibar Holding CEO’su Tamer Saka, 2017 yılında politik ve ekonomik gelişmelerin iç içe geçmesinden kaynaklanan risklerin yönetiminin ana gündem olduğunu söyledi.

Davos’ta 17 Ocak’ta başlayan ve Teknolojik Füzyon ve 4. Sanayi Devrimi temalarının ele alındığı Dünya Ekonomik Forumu’na (World Economic Forum- WEF) katılan Kibar Holding CEO’su Tamer Saka, bu yıl tüm iş dünyasının, dünyadaki siyasi ve ekonomik risklerin yönetimine odaklandığını söyledi.

Bu yıl CEO’ların ajandasındaki konuları, İngiltere'nin Brexit sürecini nasıl yöneteceği, Avrupa ile ilişkilerin nasıl şekilleneceği, Donald Trump'ın ABD Başkanı olarak göreve başlamasıyla birlikte çizeceği yeni istikamet, Avrupa içerisindeki seçimlerin olası etkileri, bölgemizdeki savaş, petrol ve enerji konusundaki gelişmeler şeklinde sıralayan Saka, “Bu risklerin akıllı yönetimi ve akıllı pozisyonlar alınması üzerinde çalışıyoruz. Tüm bu gelişmeler önemli riskler taşımakla birlikte, fırsatlar da yaratacaktır” dedi.

Davos’ta Türkiye’ye ilişkin olarak geçen yıla göre risk algısında bir artış gözlendiğini belirten Saka, “Bu normal bir artış. Çünkü yanı başımızda bir savaş oluyor ve etkisi de tüm bölgede hissediliyor” yorumunda bulundu.

“2017’DE DE YATIRIMLARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

Global büyümenin geçen yıldan az olmayacağı beklentisini ifade eden Saka, özel sektör açısından 2017 yılını şöyle değerlendirdi:

Bu yıl için baktığımızda özel sektörün bir kur sorunu var. Dolar tüm para birimlerine karşı yükselişini bir süre daha devam ettirecek. Ekonomik riskler, siyasi risklerle birleştiği için bizi zorlayan bir süreçteyiz. Öte yandan Merkez Bankası, Ocak-Şubat içinde bu süreci durdurmak üzere aksiyonlarının şiddetini arttıracaktır. Ekonomi bu kadar hızlı bir gidişi kaldıramaz. Özel sektörün döviz cinsinden borçlanması çok fazla. 2016’da şirketlerin karlılıklarında ciddi bir erozyon oldu. Dövizdeki bu problem, şirketlerde genel olarak sorun yaratacaktır.”

Kibar Grubu’nun ambalaj ve alüminyum alanında 2016’da başlayan ve devam eden önemli yatırımları bulunduğunu söyleyen Saka, Türkiye’nin potansiyeline ve gücüne inandıklarını, 2016’da başlayan yatırımlarını 2017’de tamamlayacaklarını vurgulayarak, “İspak Ambalaj için Endüstri 4.0’ın tüm elementlerini hayata geçirdiğimiz yeni bir yatırımımız var. 70 milyon Euro değerindeki bu yatırımımızı Mart ayında devreye almayı planlıyoruz. Ayrıca alüminyumda da ara vermeden büyümeye ve yatırım yapmaya devam ediyoruz. Pazar liderliği konumumuzdan aldığımız güçle ve ayrıca teknolojik birikimimiz ile alüminyum döküm ve folyo kapasitemizi artırmak üzere yeni yatırımları hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Bu sayede kurulu kapasitemizi ilk etapta 300 bin tonlara ulaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

yyy

Yukarı