Ana içeriğe atla

arf

PAKKAN OKULLARI ÖRNEK BİR EĞİTİM YUVASI OLACAK

25.06.2018 - 16:54

Eylülde İstanbul Beykoz’da kapılarını açacak olan Pakkan Okulları’nın kurucusu Yasemin Pakkan, “Okulumu örnek bir eğitim yuvası yapmak istiyorum. Küçücük ama örnek bir okul.” diyor.

 

NECATİ KOLA

Eğitim sisteminin büyük eleştiri aldığı ülkemizde özel okulların sayısı her geçen gün artıyor. Yakında kapılarını açmaya hazırlanan özel okullardan biri de Pakkan Okulları. İstanbul Beykoz’da hizmete girecek olan bu eğitim kurumunun kurucusu, Yasemin Pakkan. 1974’te başladığı öğretmenlik sevdasından hiçbir zaman vazgeçmeyen Yasemin Hanım ile hem kendi hikâyesini hem de farklı bir eğitim sisteminin uygulanacağı okulu konuştuk.

 

Öğretmenlik sevdanız nasıl başladı?

Devlet parasız yatılı olarak okudum ben. 1974’te öğretmen okulundan mezun olduktan sonra asla öğretmen olmak istemiyordum. Üniversite sınavında yüksek bir puan alayım ve mümkünse tıp olsun derken hukuku kazandım. Hukuk Fakültesi’nde devam mecburiyeti olmayınca aynı zamanda öğretmenlik yapmaya başladım. Öğretmenlik yaparken tekrar sınava girerek tıbbı kovaladım ama olmadı. Öğretmenlik zamanla tutku haline dönüştü. Öğrencilerle aramda özel bir bağ oluşuyordu. İşimi çok seviyordum.

 

İlk öğretmenlik döneminiz nasıldı?

Öğretmenliğe 18 yaşımdayken küçücük bir okulda başladım. 18 çocuk verdiler bana. Zor çocuklardı. Diğer sınıfın öğretmeni müdür beyin kızıydı ve en rahat çocukları o almıştı. Ben çocuklarla dersleri hep dışarıda işledim. Dışarıda ders anlatmaya bayılırdım. Bu çocuklarla 3, 4 ve 5. sınıfı bitirdik. Bu 18 çocuğun 8’i Galatasaray Lisesi’ni kazandı. Bu, hayatımda dönüm noktası oldu. Fark edilmek güzel bir duygu. Sonra özel okullar beni almak istedi. Şişli Terakki’yi seçtim. Uzun zaman çalıştım.

 

O zor çocuklar sizin için büyük bir tecrübe mi oldu?

O zor çocuklar, bana öğretmenliği öğretti. Geçenlerde onlardan biri beni aradı. Psikiyatrist şu anda ve 51 yaşında. ‘Öğretmenim, sizi çok özledim, görmek istiyorum.’ dedi. O yaşta ‘öğretmenim’ diye beni araması çok güzel bir duygu.

 

Pakkan Okulları

 

40 KİŞİLİK MUHTEŞEM BİR EKİBİMİZ VAR

 

Özel okul açma fikri nasıl oluştu?

43 yıllık öğretmenliğimden sonra, öğretmenlikten daha büyük bir görevim var diye düşünüyorum. Dersane, kurs ve etüt merkezinden sonra okulculuğa doğru açıldık. Okullarda öğretmen yetiştirmenin ve öğretmen eğitiminin değer kazanmasını istiyorum. Ben de dahil olmak üzere kendimizi geliştirmezsek, mevcut bilgimizle, aynı tarz, prototip çocuklar yetiştiririz. Dünya değişti, eğitim sistemleri değişti. Ben şimdi artık 43 yılın sonunda okul içi ve okul dışı çocuklardan öğrendiğim her şeyi bir araya getirerek hem öğretmen eğitimi yapmak istiyorum hem de okulumu örnek bir eğitim yuvası yapmak istiyorum. Küçücük ama örnek bir okul…

 

Yeni açacağınız okul nerede?

Okulumuz Beykoz’da, yeşillikler içinde. Hemen yanında Türk-Alman Üniversitesi var. O kadar güzel bir yerde ki… Üniversitenin eski binalarını kiraladık. Onlar büyük binalarına geçtiler. Bizim kiraladığımız yatay ve çok güzel binalar. Bu iki güzel binayı Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevzuatları çerçevesinde ilkokul ve ortaokul haline getirip eylülde kapılarımızı açmayı planlıyoruz. Şu an son hazırlıklar yapılıyor.

 

Ekibinizle ilgili bilgi alabilir miyiz?

Yerli-yabancı 40 kişilik muhteşem bir ekibimiz var. Çoğu daha önce birlikte çalıştığımız öğretmenler. Mesleğini seven, kendini yetiştirmiş, doğayı, çocukları, hayvanları seven eğiticiler bulmaya çalıştım. Bence başardım.

 

Daha önce tanımadığınız öğretmenleri nasıl seçtiniz?

Değerlerimizin aynı olduğunu hissettiğimiz öğretmenlerle bağlandı kurduk. Üç görüşme yaptık. Bu üç görüşmede bizden beklentilerini değil, bize ne vereceklerini anlattılar. Ben gelir gelmez şunu çok doğru bulmuyorum: Şu kadar yıllık öğretmenim, branşım şu, sizinle çalışmak istiyorum, ne kadar maaş alacağım? Görüşmede bunları söyleyenler var. Bir de yaptıklarını gösterip yapacakları konusunda da eğitilmeye müsait olanlar var. Elbette her öğretmene özlük hakları verilecek. Ama öğretmen ne alacağını değil, ne vereceğini düşünerek gelmeli.

 

Yasemin Pakkan

 

YAŞAYAN BİR BİNA, YAŞAYAN BİR BAHÇE

 

Kontenjanınız kaç olacak?

Çok kalabalık bir okul olmayacağız. 576 kontenjanımız var. Her sınıftan üçer şube olacak. Her sınıfta da 18 öğrenci olacak.

 

Öğretmenlerinizi seçerken neleri önemsediniz?

İlk olarak şunları önemsedim: Hayata nasıl bakıyor, bildikleri mi kullanmak istiyor yoksa eğitime hazır mı? Ben öğretmen eğitimi yapacağım. ‘Ben zaten biliyorum’ diyen bir zihniyet olmadım, olmalarını da istemiyorum öğretmenlerimin. Her gün yeni bir şey öğreniyoruz. Dolayısıyla yeniliğe açık, eğitime açık öğretmenler olmasını istedim.

 

Nasıl bir okul ve nasıl bir öğretmen istiyorsunuz?

Yaşayan bir bina, yaşayan bir bahçe istiyorum. Hayata bakışımız, çocukların tamamen keyif alacağı, onlara ileride ihtiyaçları doğrultusunda her şeyi verecek bir çalışma ortamı sağlamak. Şu anda domatesler, biberler, patlıcanlar ekildi, çocukları bekliyor. Çapalarını yapacaklar, toplayacaklar, belki bir gün öğleden sonrayı tamamen bahçede geçirecekler. Her gün en az iki dersi bahçede yapacaklar. Öğretmenlerimiz çocuk öncelikli çalışacak. Dersimizi verelim, öğretmenler odasına çekilip kahve içelim tarzı bir çalışmamız olmayacak. Biz çocuklarla 8 saat baş başa olacağız. Bizim görevimiz çocuklarla aynı mesafede, ayakta durmadan bazen, oturarak, onlarla aynı boyda onları dinlemek. Onları dinleyen, onlara yol açan, her an onları düşünen ve onların koçu olan öğretmenler istiyorum.

 

Pakkan Okulları

 

EĞİTİM SİSTEMİMİZ, YAPILANDIRMACI YAKLAŞIM ÜZERİNE KURULU

 

Pakkan Okulları’nın eğitim sistemi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Eğitim sistemimiz, yapılandırmacı yaklaşım üzerine kuruluyor. Yapılandırmacı yaklaşım, merkezinde öğrenenlerin olduğu ve kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu aldıkları, aktif katılımcıların olduğu bir sistem. Tabii burada öğrenenler derken öğrencileri, öğretmenleri, ebeveynleri kapsayan geniş bir topluluktan bahsediyoruz. Öğrenmenin bir süreç ve yolculuk olduğu bilinciyle, tüm öğrenenlerin sosyal, zihinsel, bilişsel, fiziksel gelişimlerini ve sahip oldukları kapasiteyi en üst seviye çıkarmak için zengin öğrenme ortamları yaratmayı hedefliyoruz. Sahip oldukları bilgileri, yeni bilgilerle birleştirrek kendi yorumlarını, anlamlarını oluşturmalarını sağlayacak şekilde planlarımızı yapıyoruz. Bilginin evrensel bağlamda geçerli ve değerli olduğundan hereketle, ulaslararası bakış açısına sahip dünya vatandaşlarının yetişeceği bir ortamın hazırlığı içindeyiz. Kampüsümüzde bu yaklaşımın her yerde yaşıyor ve hissediliyor olmasını hedefliyoruz.

 

yyy

Yukarı