Ana içeriğe atla


BANNER

Altın kural çalışınca olur

20.12.2019 - 18:25

PAZARLAMA sektörünün başarılı kadınlarINdan Gözde Ok başarılarının sırrını açıkladı.

Gözde Hanım, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Aslen İzmir doğumluyum. İzmirli bir kadın olmakla övündüğüm doğrudur. İzmirlilerin hem genel olarak hem de kadınlar özelinde çağdaş, cesur, ilerici olmak gibi öne çıkan özellikleri olduğuna inanıyorum. İzmir’in önemli okullarından Bornova Anadolu Lisesini yatılı olarak okudum. BAL’lı olmak ve yatılı okumak, bana hem özel hem de iş hayatımda bugünkü duruşumu sağlayan önemli nitelikler kazandırdı. Yatılı okumak genellikle çok eleştirilir. Ancak, tanıdığım güçlü insanların çoğu yatılı okumuşlardır ve bu onlara hayatla başa çıkma konusunda önemli yetenekler kazandırmıştır. 
İstanbul’a, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesini kazanarak geldim. Okula başladığım yılın ikinci döneminde; yani, 19 yaşında kariyer serüvenim de başlamış oldu. Kapıdaki sekretere iş başvurusunda bulunduğum bir özel TV kanalında; Genel Yayın Yönetmeninin iki yabancı dil bildiğimi fark etmesiyle  Dış Haberler masasında bir işi o yaşta kapmış oldum. TV haberciliğine yaklaşık 3 yıl devam ettim. Sonraki yıllarda, aslında biraz da satış ve pazarlamayı öğrenme hevesiyle Bilişim yayıncılığı tarafında satış ve proje müdürlüğü görevlerinde çalıştım. Bilişim sektöründeki bilgi birikimi ve deneyimim, 2001’de beni Alcatel gibi dünya çapında bir markanın e-Pazarlama İletişimi Müdürlüğü pozisyonuna götürdü. Uzun yıllar Bilişim sektörünün ulusal ve uluslararası markalarında Pazarlama Müdürü, Pazarlama İletişimi Müdürü ve Kurumsal İletişim Müdürü olarak görev yaptım.  Tam bu esnada ağırlıklı kreatif ve dijital hizmetler veren bir ajanstan iş teklifi alarak, müşteriden ajans tarafına geçtim. Ajans Başkanı olarak aynı ekiple birlikte yaklaşık 10 yıl boyunca; Bilişim, Otomotiv, İnşaat sektörlerinin lokomotif olduğu bir müşteri portföyünün 360 derece iletişim faaliyetlerini yürüttüm. Bu noktada pek çok farklı sektörden firmaların; pazarlama iletişimi, marka konumlandırma, itibar yönetimi, kreatif, dijital tasarım, konsept oluşturma, etkinlik, medya satın alma başlıklarında çok fazla deneyimim oldu. 
Son olarak yaklaşık 4 yıl yine Bilişim sektörünün önde gelen yerli yazılım firmalarından birinde önce Pazarlama Müdürü, sonrasında da Kurumsal İletişim ve Marka İletişimi Grup Müdürü olarak görev yaptım. 

Bir kadın olarak sektörünüzde ne gibi zorluklar yaşadınız? Kadın olmanın pozitif yanları nelerdir?
Gerek özel hayatımda gerek iş hayatında kendim ve insanlarla ilgili cinsiyet dahil hiçbir ayrımcı düşüncem olmadı. Biriyle birlikteyken beni ne olduğu değil, ne yaptığı ve nasıl davrandığı ilgilendiriyor. İş hayatı için de kafamda erkek ya da kadın çalışan gibi bir ayrım yoktur. Çalışırken de yaşarken de kendimi ve diğer insanları cinsiyet bağımsız konumlandırıyorum. 
Açıkçası, ben bir kadın olarak çalıştığım hiçbir sektör ve firmada özel bir cinsiyet ayrımcılığı ve farklı uygulama ile karşılaşmadım. Bilmiyorum; belki temelde yayıncılık ve teknoloji ağırlıklı çalıştığım için şanslı sektörlerde ve pozisyonlarda bulunmuşumdur. Kadın olarak farklı uygulamalara uğrayan bir çalışanla da karşılaşmadım.
Bence iş hayatında kadın olmanın bazı avantajları bile var: Bir kere var olduğunuz ortama doğrudan hoşluk, şıklık ve zarafet katıyoruz. Diğer taraftan kabul etmek gerekir ki biz kadınlar fiziksel durumumuzdan dolayı biraz daha savunma; yani, defans oyuncusu olarak yetiştiriliyoruz. Sürekli kendimizi ve özellikle anne olduktan sonra çocuklarımızı koruma güdüsü bizi inanılmaz ayrıntıcı kılıyor. Genel olarak kadınlar erkeklerden çok daha detaycı düşünür ve bütün senaryolara hazırlıklı olurlar. Bu da sürprizli iş hayatında kadınların karşılarına çıkan her türlü iyi ya da kötü senaryoda biraz daha avantajlı olmalarını sağlıyor. Ama biraz yorucu ve yıpratıcı olduğunu kabul etmekte de yarar var tabii ki. 

Uzun süredir sektörünüzde başarılı kadınlardan birisi olarak adlandırılıyorsunuz. Peki, başarınızın sırrı nedir? Başarılı olabilmek için nasıl stratejiler uyguladınız?
Bu noktada Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu sözünü kendi iş felsefemin temeli yaptım: “Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur diye düşünürüm. Engelleri ortadan kaldırdığımda iş kendi kendine yürür.”
Hemen hemen hiçbir durumda korku duymam ve umutsuzluğa kapılmam. Var olduğum duruma bakar ve hemen nasıl ilerleyeceğim ile ilgili düşünmeye başlarım. 
Tüm kariyer serüvenim boyunca her şeyde uzman olmak yerine çok iyi yaptığım tek bir işe odaklanmayı tercih ettim. İletişim ve pazarlama benim odağım oldu. Odaklandığım için, işimi severek ve heyecanla yaptığım için, bir işe başlarken tüm senaryoları en ufak ayrıntısına kadar düşündüğüm ve kurguladığım için, durum ne olursa olsun hep ileriye baktığım için… bence iş kendiliğinden yürüdü.

Diğer kadın çalışanlara başarılı olmaları için nasıl tavsiyelerde bulunursunuz?

  • Tutkularınız olsun.
  • Odaklanın ve çok çalışın. Çalışmak, şansın anasıdır. 
  • İşinizi yaparken keyif ve heyecan duyun.
  • Kesinlikle samimi ve şeffaf olun. Samimi bir duruş, her zaman karşılık bulur. 
  • Her zaman klişe ve bilindik yöntemlere sadık kalmayın, kreatif olun. 
  • Öğrenme ve yeniliklere kesinlikle açık olun.
  • Kimin ne dediğine asla takılmayın. Sezgilerinize güvenin. 
  • Rakipleri küçümsemeyin ve hor görmeyin. Onlardan da öğreneceğiniz çok şey olabilir. GOZ

arf

Yukarı