Ana içeriğe atla

aaa

VAKKO, 80 YILDIR YERLİ VE MİLLÎ BİR MARKA

21.01.2019 - 14:27

Vakko Holding CEO’su Jaklin Güner: “Son dönemlerde sürekli bahsedilen çok kıymetli bir kavram var: Yerli ve milli olmak… Vakko, 80 yıldır yerli ve milli bir marka aslında.”

Vakko Holding CEO’su Jaklin Güner, Türkiye’nin en güçlü 50 kadınından biri olarak gösteriliyor. 2014’ten bu yana holdingin başında bulunan Güner, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Değer Zirvesi’nde Vakko ve kadınların iş hayatındaki yeriyle ilgili soruları cevaplandırdı.

 

Vakko’yu bu kadar başarılı kılan hikâye ve felsefe nedir? 


Vakko’nun hikâyesi, Şapka Devrimi’ne dayanıyor. Şapka Devrimi olmasa, Vakko olmazdı muhtemelen. Kurucumuz Vitali Hakko, Vakko’nun temelini 1930’larda Şen Şapka ile atıyor. Kaliteli şapkalar üretiyor. Hem kadınlar hem de erkekler şapkalara büyük rağbet gösteriyor. 1938’de de kardeşi Alber ile Vakko’yu kuruyor. Vakko ismi, Vitali ve Alber’in ilk harfleri ile Hakko’nun birleştirilmesiyle oluşturuluyor. Vakko, kaliteli eşarplar üreterek Türk ipeğini katma değerli bir ürüne ve markaya dönüştürüyor. Bay Vitali, şu felsefeyi benimseyerek Vakko’yu çok önemli bir marka haline getiriyor: “Evet, çağdaş giyim ve moda alanında batı dünyası bizden ileridedir. Onunla aynı düzeye ulaşmak zor bir yolculuk gerektirebilir. Ama her yolun elbet bir ilk yolcusu olacağı gibi her alanın da bir öncüsü olacaktır. O, Vakko olmalıdır.” Bu, 80 yıllık yolculuğumuzda bizim de ışığımız olan bir felsefedir. “Moda Vakko’dur” bu felsefeyle yaratılmıştır.

 

‘MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ’ VAKKO’YA AİT


Vakko, bu anlamda bir öncü markadır diyebilir miyiz?


Tabii ki. Bugün sektöre baktığımızda pek çok ilke imza atmıştır Vakko. 1955’te Türkiye’nin ilk defilesi, Avrupa’nın en iyi koreograflarıyla yapılıyor. Beyoğlu’ndaki mağaza, modern mağazacılık için bir simge. Türkiye’deki ilk müşteri memnuniyeti kavramı Vakko’ya ait. Buna müşteri mutluluğu diyor. Memnuniyetten daha öteye taşıyor. Bugün hep üzerinde konuştuğumuz müşteri merkezli yapılanma, 1938’de Bay Vitali’nin söylemleriyle başlıyor esasında. Vakko vitrinleri… Yılbaşı kutlamaları, sanat galerisi, Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi, Esmod… Bütün bunlar Vitali Hakko’nun felsefesiyle hayata geçmiş şeyler. Son dönemlerde sürekli bahsedilen çok kıymetli bir kavram var: Yerli ve milli olmak... Vakko, 80 yıldır yerli ve millî bir marka aslında.


Mağaza sayısını sürekli artıran Vakko olarak İstanbul Havalimanı’na da butik bir mağaza açıyorsunuz. 


İstanbul Havalimanı’ndaki mağazamız hazır esasında. 220 metrekare. Bizim butik standardımızda dev sayılabilecek büyüklükte bir butik. Uluslararası markalarla aynı meydandayız. Dünyanın en iyi 10 tasarım ofisinden biriyle çalıştı Cem Bey. Cem Hakko, bizim yönetim kurulu başkanımız, biliyorsunuz. Gerçekten son derece şık, çıtayı çok yukarıya koyan bir butik oldu.

 

‘KADIN, İNSANIN BİR ÜST MODELİDİR’


Kadın bir CEO olarak kadınların iş hayatında daha fazla olmasıyla ilgili neler söylemek istersiniz?


Bence bizim sektör, kadınların çok daha aktif rol alabildiği bir sektör. Birçok marka kadınlara bu anlamda yol açıyor. Biz de Vakko olarak onlara yol açmaya devam edeceğiz. Kadınların bilgileri, eğitimleri ve deneyimleri ölçüsünde iş hayatında eşit derecede görev almalarını önemsiyoruz. Vakko’da çalışan personelin yüzde 57’si, yöneticilerin de yüzde 51’i kadın. 

 

Kadınlar şirketlere ne tür katkılarda bulunuyorlar?


Ben mühendis bir kadın yönetici olarak şunu söyleyebilirim: Kadınların çok zor şartlar altında daha çare bulucu olduklarına, alternatif yollar geliştirebildiklerine, müzakereci yapılarıyla ortak çözüm iklimini yeşerttiklerine çok inanıyorum şirketlerde. Bunun desteklenmesi durumunda kadınlar gerçekten çok önemli projelere imza atabiliyorlar. Vakko’da dijital dönüşümden sorumlu arkadaşımız bir kadın. Daha çok erkeklerin görev aldığı operasyonlardan sorumlu yöneticimiz yine bir kadın. Dolayısıyla bizim gerçekten çok zor işlerde işi yapan yönetici arkadaşlarımız kadın. Bunun da ciddi bir başarı getirdiğine inanıyorum Vakko’da.

 

İş hayatında kadınlar ile erkekler arasındaki farklar neler sizce?


Burada Cem Yılmaz’dan bir şey paylaşmak istiyorum. Organizasyondaki erkek arkadaşlarıma söz veriyorum söylemeyeceğim diye ama dayanamıyorum (gülüyor). Diyor ki Cem Yılmaz esprili bir şekilde: “Kadın, insanın bir üst modelidir. Dijitaldir. Erkek gibi analog değildir.” Hakikaten öyle (gülüyor). Kadınlar; müzakereci yapılarıyla, duygularıyla, empati yetenekleriyle, duyarlılıklarıyla çok ciddi katma değer sağlayabiliyorlar şirketlere.

 

KADIN YÖNETİCİLERİN ORANI ARTIYOR


Kadınları iş hayatına kazandırmakla ilgili özel bir çalışmanız var mı?


‘Kadınlar İşe Dönüyor’ projemiz var. İş hayatından erken emekli olmuş, bir sebeple işini bırakmış ve yeniden çalışmak isteyen ya da iş hayatına hiç girmemiş ama bir yerden başlamak isteyen kadınları teşvik ediyoruz. Tamamen onların şartlarında bir çalışma modeli sunuyoruz. Ayrıca, moda okulumuz Esmod ile geleceğin modacılarını ve iş kadınlarını yetiştiriyoruz. Buradan sadece Vakko için değil, Türkiye için de çok kıymetli bireyler yetişiyor. Hem kendileri için hem de Türkiye için umut oluyorlar.

 

Yönetim kurullarında kadın sayısının artırılmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz?


Bu konuda çok ciddi çalışmalar var. Gördüğüm kadarıyla halka açık şirketlerde kadın yönetim kurulu üyeleri giderek artıyor. Her ne kadar aileden olmayan kadın yönetim kurulu üyelerinin oranı yüzde 7 olsa da bu oran gittikçe yükseliyor. Bu da bize umut veriyor. 

 

ULUSLARARASI MARKA OLMAK İÇİN ANKARA DESTEK VERMELİ


Marka olmak için en önemli şeyler sizce ne?


Marka olmak istiyorsanız öncelikle bir hikâyenizin olmalı. Bizim de kuruluşumuzda bu var. Ayrıca Bay Vitali, her zaman müşteri mutluluğunun ve mağazalarda yaratılması gereken hissin çok önemli olduğunun, her zaman müşterinin en özel gününde yanında olunması gerektiğinin altını çizmiştir. Vakko’dan bir gelinlik almak, sadece Vakko’dan bir gelinlik almak değildir. Esasında o seremoniyi Vakko’yla yaşamak demektir. O seremoni bir günlük değil, bir buçuk aylık bir seremonidir. O heyecanı sadece kendisi değil, ailesi de yaşar. Marka olmak istiyorsanız bunları da yapmalısınız.

 

Uluslararası marka olabilmek için neler yapılmalı?


Ankara’nın desteği çok önemli. Fransa bir dönem böyle yaptı. Ünlü markaları destekledi ve bu markalar Fransız kültürünü dünyaya taşıdı. Biz de bu şekilde hem kendi markalarımızı hem de kültürümüzü dünyaya tanıtabiliriz. 

arf

Yukarı