Ana içeriğe atla

itt

ORTA GELİR TUZAĞI’NA DÜŞMEYELİM

15.12.2016 - 18:00

Türkiye Cumhuriyeti 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 25. Kalite Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak orta gelir tuzağının içine düşmemek zorundayız. Orta gelire alıştığınızda, buna razı olduğunuzda, bu sizi tatmin ettiğinde bundan kurtulamazsınız. Asla mevcut normlara alışmamak gerekir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yenilikleri gerçekleştirebilmek için büyük bir çalışma içerisinde olunması gerektiğine işaret ederek, “Bütün bu uğraşların nihai amacı da gerek fert olarak gerek toplum olarak ve gerekse ülke olarak mutlu olmak ve netice itibariyle güçlü olmak. Ama her şeyden önce gelişmeyi sürdürülebilir hale getirmek için, içinde bulunduğumuz çevre faktörleri bunların oluşmasına en büyük katkıyı sağlıyor. Çevre dediğimizde siyasi, hukuki bütün kurallar, iklim ve özetle içinde bulunduğumuz memleketin bütün şartlarını içine alabiliriz. Dikkat ederseniz kaliteli iş yapmak, kaliteli hizmet yapmak kaliteli ülkelerde gerçekleşiyor. Öyleyse nasıl daha kaliteli mal ve hizmet üreten bir ülke haline gelebiliriz, bunu amaçlamalıyız” dedi.
KalDer’in düzenlediği 25. Kalite Kongresi’nde konuşan Gül, Cumhuriyetin 100. yılına yaklaşıldığını, 100 yıllık Cumhuriyet dönemi geçmişimize baktığımızda, siyasi ve ekonomik sınavlardan geçtiğimizin görüleceğini belirterek, “Büyük başarıların yanında çok büyük fırsatları da kaçırdığımızı görüyoruz. 1960’lı yıllarda, hemen hemen aynı seviyede olduğumuz Mısır ve Kore gibi ülkelerle karşılaştırdığımızda, birinde büyük hüznü diğerinde ise gelişmişliği görüyoruz. Hepimizin hem fikir olduğu ve hepimizin gayret içerisinde olduğu şey, muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak. Cumhuriyetin başından beri bütün devlet adamlarının söylediği, bugünkü anlamda çağdaş, demokratik gelişmiş ülkelerin seviyesine ulaşmak. Bunun bir siyaset ayağı bir de ekonomik ayağı var. En büyük çıtamız şüphesiz ki, siyaset ayağına baktığımızda Cumhuriyet idaresini ne kadar çok demokrasiyle taçlandırırız, ne kadar ileri demokratik standartlarla bir araya getirebiliriz, en büyük sınavımız şüphesiz budur” diye konuştu.
Özellikle 1980’li yıllarda Türk ekonomisinin dünya ile birleşmesinin, Türkiye’nin gelişmiş ülkelerin hukuk standartlarına adaptasyonuna mecbur ettiğine değinen Gül, “2000’li yıllardan sonra köklü anayasa değişiklikleri yapıldı, özellikle 2002 yılından sonra çok önemli ekonomik, demokratik gelişmeler yaşandı. Bugün orta gelirli bir ülke konumuna geldik, her ne kadar son dönemde milli gelirimiz 800 milyar doların altına düşse de bundan birkaç sene öncesine kadar 850 milyar dolara çıkan, fert başına milli geliri 10 bin doları aşan bir seviyeye geldi. Ekonomik açıdan bakıldığında gelişmekte olan bir ülkeyiz. 188 ülke içerisinde insani gelişmişlik anlamında maalesef ortalardayız. Dolayısıyla önümüzdeki büyük sınav nedir? Orta gelirli ya da orta gelirin üstünde bir ülke olarak devam etmek mi, yoksa önümüzdeki kritik eşiği aşarak, üst gelir gruplarının içinde olan ülkelerin arasına katılabilmek mi? Şüphesiz ki hedefimiz gelişmiş ülkeler seviyesine gelmek, şüphesiz ki hedefimiz muhasır medeniyetler ve çağdaş gelişmiş demokratik ülkeler seviyesine gelmek. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz orta gelirden kurtulmak” şeklinde konuştu.

“YÜZDE 5’TEN DAHA FAZLA BÜYÜME SAĞLANMALI”
Gül, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye nüfusu 80 milyonu aşmış durumda ve yüzde 40’ı 25 yaşın altında, nüfusun yüzde 25’i ise 15 yaşın altında. Türkiye’nin,  bu artan nüfusuna her sene iş bulabilmesi için yıllık yüzde 5’lik büyümenin üstünü muhakkak gerçekleştirmesi gerekir. Türkiye’nin bu büyümeyi gerçekleştirebilmesi için; demokratik ve ekonomik reformları yaptığı döneme tekrar dönmesi ve bu reformları güçlü bir şekilde başlatmasının şart olduğuna inananlardanım.  Bizim genç ve çalışkan nüfusumuzu ancak demokratik standartlarla, hukukla birleştirdiğimizde üretkenliği elde edebiliriz.”

 

Fotoğraf: Sinan SAYGI

mogul

 

Yukarı