Ana içeriğe atla

arf

TL KULLANIMI ÖZENDİRİLMELİ YÜKSEK FAİZ MALİYETLERİ AZALTILMALI

07.08.2018 - 17:50

MÜSİAD GENEL BAŞKANI ABDURRAHMAN KAAN, HİZMETİX’E, YENİ HÜKÜMET SİSTEMİNDEN BEKLENTİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU.

24 Haziran seçimleriyle geride kalan sistemin en önemli sorununun hantal bürokratik yapı ve buna bağlı ortaya çıkan karar alma süreçlerindeki yavaşlık ve iletişim eksikliği olduğunu ifade eden MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağlayacağı en büyük avantaj, tesis edeceği proaktif yapıyla karar alma süreçlerinin hızlanması olacaktır. Ekonomi alanında çalışan bakanlıkların sayısının azaltılması, karar alma ve alınan kararların uygulamaya geçirilmesi konusunda daha aktif bir yapı sunacaktır.” dedi.
Sağlıklı bir ekonomi için piyasaların güveni ve psikolojik algısının da çok önemli olduğunu ifade eden Abdurrahman Kaan, bu bağlamda yeni sistemin en önemli getirilerinden birinin de ekonomi politikalarında ortak bir dil kullanarak ekonominin bütün aktörleri arasındaki iletişimin artırılması ve böylece güven ekonomisinin yeniden tesis edilmesi olacağını dile getirdi.
Yeni sistemde mevzuatın daha açık ve öngörülebilir olduğu, iş ve yatırım ortamının daha da iyileştirildiği, fikri mülkiyet haklarının daha da güçlendirildiği, özel sektörün önünü açacak fiziki ve sosyal altyapı yatırımlarının sürdürüldüğü güçlü bir ekonomik yapının tesis edileceğine inandıklarını söyleyen Kaan’ın değerlendirmeleri şöyle: 
“Yeni ekonomi sisteminde oluşturulacak ofisler, hükümet icraatları ile ilgili hazırlık çalışmalarında oldukça önemli bir rol oynayacaktır. Bu ofislerin Cumhurbaşkanı ile birebir çalışırken bürokrasiye takılmadan, sistemin öncelikleri doğrultusunda projeleri yönetecek ve çalışmalar gerçekleştirecek olmasını önemsiyoruz. 
Türkiye ekonomisinin öncelikli konu başlıklarına yönelik ekonomi politikalarını hızlı bir şekilde oluşturmak, yeni dönemin ‘dinamik iletişim’ stratejisini kurgulamak, Türkiye ekonomisinin dinamiklerine yönelik bir iletişim içeriği oluşturmak çok önemli. Gerek finans kesiminin, gerekse reel sektörün bu manada yeni ekonomi yönetiminden aceleci ve günü kurtaran açıklamalar beklemeleri yerine, yeni iletişim stratejisine yönelik sürecin şekillenmesine sabır göstermeleri daha yerinde olacaktır.

YENİ DÖNEM HIZLI BİR KALKINMA SÜRECİNE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ
Yeni dönemde teminat ve teşvik mekanizmalarının yanı sıra özel sanayi bölgelerinin geliştirilmesiyle KOBİ’lerin önünün açılması, Türkiye’nin mevcut ihracat potansiyelinin artırılması ve arzulanan ihracat seferberliğinin başlatılmasında oldukça etkili bir çözüm olacaktır. Yeni dönemde Eximbank’ın ödenmiş sermayesinin artırılması ve toplam kredi hacminin 2 katına çıkarılarak 80 milyar dolara yükseltilmesi bekleniyor. Ayrıca Türkiye Ticaret Merkezlerinin sayısı da 40’a çıkarılacak. Bu bağlamda yeni sistemin küresel ticarette de Türkiye’ye önemli avantajlar sağlamasını bekliyoruz.
Yürütme mekanizmasında istikrarın sağlandığı 5 yıllık bir süreç bizleri bekliyor. Bu sürecin muhakkak hızlı bir kalkınma sürecine dönüştürülmesi gerekmektedir. Yeni sistem kapsamında yapılacak bütün politikalar; ileri teknolojili ve katma değerli üretimin artırılması, ihracatın hacminin genişlemesi ve mevcut tasarruf oranının artırılarak yatırıma dönüşmesini sağlamaya yönelik olmalıdır.
Başta sanayi ve tarım sektörü olmak üzere yatırımlara verilen desteğin artırılması, kurdaki hareketliliğin önüne geçilebilmesi için TL’nin kullanımının özendirilmesi ve yüksek faiz maliyetlerinin azaltılması gibi makro meselelerin öncelikli politikalar arasında olması; ülkemizin dengeli büyüme ve hızlı kalkınma sürecinde yol almasında etkili olacaktır.”

ff

Yukarı