Sarjagel.com, elektrikli araçlarla ilgili olarak Türkiye’nin en kapsamlı ve bağımsız araştırmalarından birini gerçekleştirdi. 7 farklı bölgeden, 500 katılımcının katıldığı anketin detaylı raporlarına göre, tüketicilerin yüzde 40,5’i şarj süresinin 15 dakikayı geçmemesi gerektiği yönünde görüş bildirdi. Araştırma raporundaki bulgularda, katılımcıların yüzde 80,7’si, yaşadıkları çevrede şarj istasyonlarının yetersiz olduğunu söyleyerek bir elektrikli araçtan ortalama 800 km menzil beklentileri olduğunu ifade etti. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin Ulaştırma Sektörü Dönüşümü: Elektrikli Araçların Türkiye Dağıtım Şebekelerine Entegrasyonu raporunda da artan elektrikli araç sayısının şebeke altyapısı üzerindeki etkileri analiz edildi.
Günümüzde elektrikli araçlar (EV’ler) hem bireysel hem de toplumsal yaşamın merkezine hızla yerleşti. Yenilikçi teknolojilerle donatılmış bu araçlar, sadece çevre dostu bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçerek, geleceğin ulaşım sistemlerinin temel taşını oluşturma potansiyeline sahip. Fosil yakıtların çevreye verdiği zararın farkındalığı arttıkça, sürdürülebilir ve temiz enerji kaynaklarına yönelim de artış gösteriyor. Elektrikli araçlar, karbon ayak izini azaltmak ve iklim değişikliğiyle mücadele etmek için en güçlü adaylardan biri olarak öne çıkıyor. Elektrikli araçlar, sıfır emisyon hedeflerine katkıda bulunmanın yanı sıra enerji verimliliği ve ekonomik tasarruf sağlamasıyla da tüketicilerin dikkat çekiyor. Geleneksel içten yanmalı motorlara sahip araçlara kıyasla daha az bakım gerektiren ve daha düşük maliyetler sunan EV’ler, uzun vadede kullanıcılar için finansal avantajlar sağlıyor.
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte şarj istasyonları ağı da giderek genişlemekte, bu bağlamda altyapı yatırımları hızla artış göstermekte. Toplumun elektrikli araçlar ve şarj istasyonları konusundaki bilgi düzeyi, bu teknolojinin benimsenme hızını doğrudan etki ediyor. Sarjagel.com tarafından yürütülen araştırma, Türkiye’de yaşayan insanların elektrikli araçlar hakkında ne bildiklerini, hangi konularda yanlış bilgiye sahip olduklarını ve elektrikli araç kullanımına geçmek konusundaki görüşlerini öğrenmeyi amaçlıyor. Doğru bilginin, sadece bireylerin bilinçli seçimler yapmasını sağlamakla kalmadığına, aynı zamanda kamu politikalarının şekillendirilmesine de katkıda bulunduğuna dikkat çekilen araştırmaya göre, elektrikli araçların avantajları ve potansiyel dezavantajları hakkında toplumun bilinçlendirilmesi, bu teknolojinin yaygınlaşmasını hızlandırabilir. Elektrikli araçlar konusunda yanlış bilgilerin ve önyargıların tespit edilmesi, bu önyargıların nedenlerinin anlaşılması ve giderilmesi için kritik öneme sahip.

Elektrikli araç dünyasına bakış açısını irdeliyor
Türk tüketicisinin elektrikli araç dünyasına bakış açısını irdeleyen Sarjagel.com araştırma raporunda, şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı. 500 katılımcının destekleriyle gerçekleştirilen ankette, elektrikli araçların bakım maliyetlerinden şarj istasyonu altyapısına değin, birçok soruya cevap arandı.
• “Elektrikli araç seçiminde, hangi bölge üreticileri tercihiniz?” sorusunda, katılımcıların %45,1’i Avrupalı otomobilleri tercih ederken, %26,1’i Türk, %14,8’i Çin olarak cevap verdi. • Katılımcıların %49,8’i elektrikli araçları güvenli bulurken; tehlike konusunda tüketicilerin kafa karışıklığı yaşadığı ve yarı yarıya bir ayrım olduğu ortaya çıktı.
• “Sizce Türkiye’de kaç elektrikli araç var?” sorusuna, sadece %31’lik kesim doğru cevap verirken, tüketicilerin geri kalan %70’i, 70 bin adet ve altı elektrikli aracın ülkemiz yollarında olduğu düşüncesini paylaştı.
• Türkiye’de potansiyel elektrikli araç kullanıcılarının çok büyük bir kısmının yolda kalma endişesi taşıdığını ortaya koyan bir başka anket sorusu, “Elektrikli araç sahipleri yolda kalıyor mu?” sorusuna %45,9 ile “Evet” cevabı verildiği dikkat çekti.
• Açık uçlu “Elektrikli araçta sürüş menzili kaç km olmalı” sorusunda, tüketicilerin çoğunluğunun ortalama 800 km menzil aradığı görüldü. Ayrıca Türkiye’deki şarj istasyonu soket sayısı tahmini için yöneltilen soruda, %30’unun bilgi sahibi olmadığı, %28,8’inin ise 4-5 bin adet olarak bildiği verisine ulaşıldı.
• Katılımcıların %40’ı şarj dolum süresinin 15 dakikayı, diğer %40’lık kesim ise 30 dakikayı geçmemesi gerektiğini belirtti. Katılımcılardan yalnızca %9,7’sinin 45 dakikalık şarj süresine ve yalnızca %8,6’sının 60 dakikalık şarj süresine tahammülü olduğu görüldü.
2035 yılına kadar 11 milyon elektrikli aracın yollarda olması gerekiyor
SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin Ulaştırma Sektörü Dönüşümü: Elektrikli Araçların Türkiye Dağıtım Şebekelerine Entegrasyonu raporu yayımlandı. Ulaştırma sektörünün karbonsuzlaştırılması için elektrikli mobiliteye geçişin önemine dikkat çekilen raporda, artan e-mobilitenin şebeke altyapısı üzerindeki etkileri analiz edildi. SHURA Net Sıfır Senaryosu’na göre, Türkiye’nin 2053 yılında net sıfır emisyonlu bir ekonomiye ulaşması ve ulaşım sektöründe gerekli elektrifikasyon seviyesinin karşılanması için 2035 yılına kadar 11 milyon elektrikli aracın yollarda olması gerekiyor. Bu sayede binek araçlardan kaynaklanan emisyonlarda %41’lik düşüş sağlanacağı ve toplam karbondioksit (CO2) emisyonlarının 20 milyon ton azalacağı hesaplanıyor.
Rapora göre, hafif hizmet araçları dahil olmak üzere 11 milyon elektrikli aracın Türkiye’nin dağıtım şebekesine entegre edilmesi için %10 daha fazla Orta Gerilim/Alçak Gerilim (OG/AG) trafo yatırımı ve %16 daha fazla OG hattı yatırımı ihtiyacı olacağı öngörülüyor.
Hafif hizmet araçları dahil 2035 yılına kadar 5 milyon elektrikli aracın entegrasyonunu öngören Baz Senaryo’ya göre de e-mobilite yükünü karşılamak %3 daha fazla OG/AG trafo ve %5 daha fazla OG hattı yatırımına ihtiyaç duyuluyor.
Akıllı şarjın yenilenebilir enerji entegrasyonuna da dikkat çekilen rapora göre, bu sayede elektrikli araçların şarjında yenilenebilir enerjinin kullanımı sağlanırken, yenilenebilir enerji kesintilerinin önlenebilecek ve sisteme daha fazla yenilenebilir enerji entegre edilebilecek.
Ayrıca rapora göre, kontrollü ve akıllı şarjı mümkün kılan esneklik mekanizmalarının uygulanması durumunda ise elektrikli araç şarjının dağıtım sistemleri üzerindeki etkisi hafifletilebilirken, potansiyel olarak şebeke yatırımları ertelenebiliyor ya da azaltılabiliyor.
Geçen yıl küresel araç stokundaki toplam elektrikli araç sayısı 40 milyon olurken, Türkiye’deki bataryalı elektrikli araç sayısı 80 bin 735, plug-in hibrit elektrikli araç sayısı ise 5 bin 906 olarak kayıtlara geçti.
SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ Güllü, rapora ilişkin değerlendirmesinde, küresel net sıfır hedefleri göz önüne alındığında elektrifikasyonun, özellikle ulaştırma sektöründe emisyonları azaltmak ve enerji verimliliğini artırmak için en etkili strateji olduğunu dile getirdi.
Güllü, ulaştırmanın, Türkiye’de sanayi ve binalardan sonra en fazla enerji tüketen üçüncü sektör olduğunu belirterek, “Diğer yandan fosil yakıtlara bağımlılığı en yüksek sektör. Türkiye’nin CO2 emisyonlarının yaklaşık %22’sinden sorumlu ve bunun %90’ından fazlası kara yolu taşımacılığından kaynaklanıyor. Ulaştırma sektörünün karbonsuzlaşması için elektrikli mobiliteye geçiş kaçınılmaz olacak.” ifadelerini kullandı.