Ana içeriğe atla

arf

YÖNETİM İŞİMİZ FAZLASI FARKIMIZ

16.08.2018 - 10:48

SLOGANI ‘YÖNETİMDEN FAZLASI’ OLAN M PLUS GRUP YÖNETİM AŞ’NİN YÖNETİM KURULU BAŞKANI İLHAN AYDIN KARTAL, “HEDEFİMİZ SEKTÖRDE TÜRKİYE’NİN EN İYİSİ OLMAK.” DİYOR.

Tesis yönetim sektörünün iddialı firmalarından biri M Plus Grup Yönetim AŞ. Hedefleri, sektörün en iyisi olmak. M Plus Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Aydın Kartal’a, firma ve sektörle ilgili sorular yönelttik.

M Plus Grup Yönetim AŞ ne zaman kuruldu? Şu an hangi hizmetleri veriyor?
Ben bu sektöre 1997’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin site yönetim şirketi olan Boğaziçi AŞ’de başladım. Uzun yıllar orada yöneticilik yaptıktan sonra 2016’nın başında bir grup arkadaşımızla M Plus Grup Yönetim AŞ’nin temellerini attık. Edindiğimiz tecrübe ve birikimi kendi alanımızda değerlendirmek istedik. Gayemiz, Türkiye’de tesis yönetiminin en iyisi olmak... En büyüğünden ziyade, en iyisi olmak... En iyisi olduğumuzda, en büyüğü olacağımızı da biliyoruz. Şu an İstanbul, Tekirdağ ve Ankara’da olmak üzere yaklaşık 20 bin bağımsız bölüme hizmet ediyoruz. Bunlar içerisinde konutlar olduğu gibi AVM’ler de mevcut. 

İsminizin açılımı nedir?
İsmimizdeki M, ‘yönetim’ anlamındaki İngilizce ‘management’ kelimesinden geliyor. Plus da ‘artı’, ‘fazlası’ demek. Yani ismimiz, ‘yönetimden fazlası’ anlamına geliyor. Sloganımız da zaten bu. Biz yönetimin bir görev olduğunu biliyoruz ve en iyi olabilmek için de işimizde hep daha fazlasını düşünüyoruz.

SAKİNLERİMİZİN RANDEVULARINI DA BİZ ALACAĞIZ
‘Yönetimden fazlası’ sloganınızı biraz açabilir miyiz? Birçok firma yönetim işini yapıyor. Bunlar arasında M Plus’ı ayıran en önemli özellikler nelerdir?

Her şeyden evvel 20 yılı aşkındır bu sektörün içinde olan biri olarak söylüyorum. Gerçekten bizi ayıran şu: Biz geçmiş dönemde yaptığımız hizmetlerde iki yönden çok zorlanıyorduk. Birincisi, şeffaflıktı. Sakinlerimiz veya malikler, ‘Ödediğimiz aidatlar nereye gidiyor?’ diyordu. İkincisi de ‘Yönetime bildirdim ama hâlâ halletmediler’ gibi konulardı. Biz işte ‘fazlası’ dediğimizin ilk ayağı olan bir mobil yazılım geliştirdik. Dedik ki isteyen mali tabloyu, aidat ödemelerini veya başka bir konuyu sistem üzerinden görsün. Yönetimi aramalarına hiç gerek kalmasın. İşletmeyle ilgili de aynı şekilde. Sakinler ya da malikler, şikayet ettikleri ya da talepte bulundukları bir konunun halledilip halledilmediğini yine aynı mobil uygulama üzerinden görebilsin. Diyelim ki şikayet veya talep yönetime iletildi. Cevap verme süresi var, halledilme süresi var. Tüm bu süreçleri sakinlerimiz ve maliklerimiz biliyor. Süreç, tepe yöneticiye kadar ulaşıyor. Kısacası, birbirini kontrol eden bir sistem.

Başka var mı ‘fazlası’ uygulamalarınız? 
Site sakimlerimiz için taksi çağırmak, sipariş vermek ya da kuaförden randevu almak gibi hizmetlerimiz de ‘fazlası’ kısmına ilave olarak önümüzdeki günlerde başlayacak. Tecrübe ve birikimlerimizin haricinde bu tür hizmetlerle bir adım öne geçtiğimizi söyleyebiliriz.

KOMŞULUK İLİŞKİLERİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ETKİNLİKLER DÜZENLİYORUZ 
Binalar büyüdükçe artan sorunlardan biri de komşuluk ilişkilerinin azalması. Komşuluk ilişkilerinin gelişmesi için de çalışmalar yapıyor musunuz? ‘Plus’ kısmına bunlar da dahil mi?

Çok güzel bir soru. Hakikaten binalar yükseldikçe komşuluk azalıyor. Biz her şeyi bir vesile kılmaya çalışıyoruz. Yılbaşında, milli ve dini bayramlarda, ramazanda, 1 Mayıs’ta veya bahar geldiğinde etkinlikler düzenliyoruz. Güvenlik, temizlik, peyzaj, teknik bakım… Bunların hepsi bir iş ama biz istiyoruz ki orada aynı zamanda bir komşuluk ilişkisi olsun. Temel işlerimizin dışında komşuluk ilişkilerini geliştirmek için de çalışıyoruz.

Son zamanlarda sitelerde yabancılar da çoğaldı. Komşuluk ilişkilerine ilaveten kültürleri birleştirmek için de çalışıyor musunuz?
Bazı sitelerde yüzde 25’leri bulan yabancı oranı var. Onların kültürlerini de kapsayacak çalışmalar yapıyoruz. Mesela, 23 Nisan etkinliği düzenliyorsunuz ama yüzde 25’i Körfez ülkelerinden. Onların da bu etkinlikten bir şeyler anlaması gerekiyor. Ya da anlamadığında ters davranmaması gerekiyor. Sitelerde çalışanlarımızın dışında o insanlardan da temsilciler olmasına özen gösteriyoruz. Yönetimin özü iletişim ve takip. Yaptığımız etkinlikler iletişimin de bir parçası. Aslında konuşarak, dokunarak, anlatarak, yaşayarak bir iletişim kurmuş oluyoruz. 

SİTELERİN BELEDİYESİ GİBİYİZ
Sizlere sitelerin belediyesi diyebilir miyiz?

Güzel bir benzetme. Çimden, güvenlikten, temizlikten, teknik bakımdan, hava durumundan, ‘uçaklar neden bizim üstümüzden geçiyor’dan tutun da tüm alanları site sakinlerini mutlu etme ve bilgilendirme adına bilmek zorundasınız. Verilen hizmetlere Anadolu’dan baktığınızda muhtarlık gibi bir şey diyebilirsiniz. İlçeden baktığınızda kaymakamlık… Hatta valilik veya mini bir devlet de diyebilirsiniz. Hakikaten siteler, belli bir düzeni ve kaidesi olan bir alan. Ve tüm hizmetleri 24 saat aralıksız vermeniz gerekiyor. Tıpkı belediye gibi, kaymakamlık gibi, valilik gibi… Normal işlerde işini bitiren evine gidip dinleniyor. Ama bizimki 24 saatlik bir iş. Bu 24 saatin her alanını güvenlik açısından, temizlik açısından, teknik açıdan, iletişim açısından doldurmak için zinde kalmanız gerekiyor. İşte bu göreve çok üst düzeyde hazır olmak gerekiyor. 

İstanbul, Ankara ve Tekirdağ’ın dışında büyümeyi hedeflediğiniz iller var mı?
Var. Konya, Kocaeli, İzmir, Bursa, Antalya gibi illerde de olmayı hedefliyoruz. Ayrıca Körfez ülkelerine açılma planlarımız da var. 

ÜNİVERSİTELERDE TOPLU YAPI YÖNETİMİ BÖLÜMLERİ AÇILMALI
Sitelerde hizmetleri en iyi şekilde verebilmek için yetişmiş eleman gerekiyor. Ama sektörde bu anlamda şikayetler söz konusu. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

2012’den itibaren biz, üniversitelerimizle toplu yapı yönetimi bölümü açılması için görüşmeler yaptık. Kentsel dönüşümle birlikte bu artık ciddi bir ihtiyaçtır. Lise ve üniversitelerde buna yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Şirketlerde bürolar var. İhtiyaca binaen üniversitelerde sekreterlik ve büro yönetimi bölümleri var. Bu bürolar, sitelerin içerisinde bir bölüm zaten. O zaman tüm siteyi de kapsayacak toplu yapı yönetimi bölümleri açılmalı. Az çok yönetimi, iletişimi, işletmeyi bilen insanlar yetiştirilmeli. Biz dersleri dahi belirlediğimiz çalışmalar yaptık. Yeri gelecek, bunlar hayata geçecek. Ülkemizin yeni geçtiği yönetim modelinde bu konuda daha hızlı yol alacağımızı düşünüyorum. YÖK tarafından o bölümler açıldığında okutulacak derslere varıncaya kadar çalışmalarımız hazır.

yyy

Yukarı