Ana içeriğe atla

arf

2017 yılında piyasalar nasıl bir seyir izleyecek? Dolar, Euro ve altının 2017 yılındaki seyri ne olacak?

07.03.2017 - 12:06

2016, piyasalarda dalgalanmaların yoğun yaşandığı bir yıl oldu. Peki 2017 yılında piyasalar nasıl bir seyir izleyecek? Dolar, Euro ve altının 2017 yılındaki seyri ne olacak? Türkiye ekonomisi nasıl bir gelişim arz edecek? Bu konularda uzman görüşlerine yer verdik. 

ALTIN 2017’NİN KAZANANI OLMAYA ADAY
2016 yılında tahmin edilmesi güç birçok gelişmeyle körüklenen küresel belirsizlik ortamı, korkak risk sermayesini Türkiye’nin de içinde bulunduğu Gelişmekte Olan Piyasalar’dan uzaklaştırdı ve güvenli limanlara çıpaladı. 2017’nin ilk aylarından projeksiyon yaptığımda, yatırımcının gözünü korkutan küresel ve yerel sorunların halen canlı olduğunu görüyorum. Bu nedenle, TCMB ve hükümet politikaları ile dönemsel gevşemeleri takip etsek bile Dolar’da 3,50 üzerini ve Euro’da 3,70 üzerini yeni normal olarak kabul edebiliriz. Bu seviyeler yeniden görülür ise yatırımcılarımıza fırsatlar doğurabilir. Borsamız ise Dolar bazında ucuz kalmanın ve bazı sektörlere verilen vergi teşviklerinin avantajlarıyla yıl içerisinde yeni rekor seviyeleri test edebilir. Piyasalar, reel ekonomimizden de destek alırsa yıl içerisinde 92.000-95.000 bandı izlenebilir. Altın ise güvenli liman özelliği ile yılın kazananı olmaya aday. Portföyünde gram altın bulunduran yatırımcılarımız geçen sene gibi bu seneyi de yüksek kazançlarla kapatabilir. Gram altında, 150 TL bölgesinin üzerinde kalıcılık sağlanır ise yıl sonu için 155 TL seviyesini rahatlıkla konuşabiliriz.

2017’DE EKONOMİDE ÖNEMLİ YOL AYRIMI; REFERANDUM
Yatırımcılar risk ve getiri tercihlerine göre işlemlerine devam edecek. Burada genel trendden ayrılmamakta yarar var. Küresel piyasalarda dolar değer görürken, Altın ise net bir biçimde alçalan trendde. Yatırımın bana göre altın kuralı şudur; açtığınız işlemden ziyade, pozisyonu nereden açtığınız. Bu yüzden trend ile birlikte seviyeleri de takip etmekte yarar var.
2017 yılı ekonomisinde önemli bir yol ayrımı; 16 Nisan’da yapılacak referandum. Referanduma kadar olan süreçte reel sektöre olan teşvikler devam edebilir. Hükümet bu hususta vergilendirme konusuna yoğunlaşmalıdır. Türkiye ekonomisi genç nüfus, kuvvetli harcama dinamiklerine dayanıyor. Hem işverenin yükü azaltılıp, gençlere kademede daha çok yer verilmeli, hem de vergiden arındırılan harcanabilir gelirin miktarı artırılmalı ki tüketim hızı kaybolmamalı. Diğer bir husus da reel sektörün döviz borcunu yönetme bilincinin kazandırılması ve sermaye araçlarının tanıtımının doğru yapılarak reel sektörün talep ettiği likiditeyi ucuz yollarla sağlamasına katkıda bulunulması. 

TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2017 DAHA ZOR GEÇECEK
Gelmiş olduğumuz son noktada yaklaşan referandum süreci ile beraber yukarı yönlü hareketlerin devam etmesini bekliyoruz. Yakından takip ettiğimiz 3,7550 seviyesinin geçilmesi ile beraber 3,8060 ve 3,8330’un test edilmesi beklenebilir. İyimser havanın devam etmesi ile birlikte 3,67 seviyesinin altına geçmesini bekleyebiliriz. Doların değer kaybetmesine ve ABD10 yıllık tahvil fiyatlarına bağlı olarak hareket eden altının ons fiyatında takip edilecek nokta 1248 ve 1253 olacaktır ama kırılma için 1273 seviyesinin takip edilmesi gerekiyor. 
Küresel piyasalardaki gelişmelerin odağında devam edecek olan Türkiye ekonomisi için 2017 yılının biraz daha zor geçeceğini düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl turizm sektöründeki gerilemenin bu yıl da devam etmesini beklemekteyiz. Açıklanan teşvik paketleri ile reel sektörün canlanması ile beraber yıl sonuna doğru bir toparlanma görebiliriz. İstihdamın artırılması ekonomik büyüme açısından önemli bir faktör olmaya devam etmektedir. 

YAPISAL REFORMLARA ÖNCELİK VERİLMELİ
Ocak ayının ikinci yarısında başlayan ve ay sonunda ivmelenen BIST100 endeksinde yükseliş bu hızda giderse yılsonu beklentilerde güncelleme gerekecek. Yılın geri kalanında BIST100’deki hareketin gelişen ülke piyasalarına para akışı ile doğru orantılı olacağını tahmin ediyoruz. 
Altına gelince, yılın ilk yarısında Avrupa’da siyaset, Amerika’da Trump politikalarına ilişkin belirsizlik ile beslenen piyasa bu dönemde 2017 zirvesini görebilir. Gram altın için Dolar/TL destekli yükseliş ile daha iyi bir performans bekliyoruz. 
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) Ocak ayı ortasından itibaren TL likiditeyi sıkılaştırma yönünde attığı adımlar döviz kurlarında volatiliteyi aşağı çekti. Yılın ilk çeyreği çift haneli rakamlara ulaşması beklenen enflasyon, TCMB’nin sıkı para politikasını artırarak sürdürmesi anlamına geliyor. Hükümet kanadına gelince, sektör özelinde teşvikler ve vergi indirimleri ile ekonomiye can suyu gayreti var. Daha uzun vadeli ve kalıcı iyileşme için yapısal reformlara öncelik verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 

2017’DE 37 MİLYAR USD CARİ AÇIK BEKLİYORUZ
Türkiye referandum sürecine giriyor. Dolayısıyla iç piyasalarda önemli bir kar realizasyonu olabilir. Yabancının olaya nasıl baktığına bağlı; sanki seçimin sonrası belirsizliğin kalkması kriteri bakımından daha olumlu olacak gibi. Süreç sırasında ise kar realizasyonları ve pozisyon azaltmnalar etkili olacaktır. 
Dolar/TL açısından ise şunu söyleyebiliriz; TL’de önümüzdeki döneme yayılacak bir değer kazanımı beklemiyoruz. Öte yandan; USD de muhtemelen istikrarsız seyredecek, ancak kurun yükselme olasılığı daha yüksek. Altında da yukarı yönlü eğilimin risk algısı nedeniyle canlı kalacağı öngörüsünde bulunabiliriz. 
15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrasında oluşan negatif yatırım ortamının etkilerini tam olarak atamadık, üstelik not indirimleri de bu durumu biraz daha kötüleştirdi. Terör ve jeopolitik risk unsurunun yanında siyasal sistem ve Anayasa ile ilgili belirsizlikler iyi bir görüntü çizilememesine neden oluyorlar. Bunlara OHAL koşullarının ortadan kalkmaması ve para politikalarının etkinliğinin tartışılmasını da ekleyebiliriz. 
Enflasyondaki yukarı riskleri sadece kur geçişkenliği oluşturmuyor; vergi artışları, fiyat ayarlamaları ve Merkez Bankası politika metnine giren petroldeki yükseliş ilave olarak enflasyondaki yukarı yönlü harekete katkılayacaklar. 2017’de yükselen petrol, artan ithalat faturası ve ihracattaki toparlanmanın yetersiz kalmasıyla 2017’de 37 milyar USD cari açık bekliyoruz.

2017’DE REFORMLAR HIZLI BİR ŞEKİLDE DEVREYE GİRMELİ
2016 hem yurtiçinde hem de küresel anlamda piyasalar açısından zor bir yıl oldu. 2017 yılı 2016’dan çok farklı olmayacak. Doların küresel piyasalarda değer kaybetmesi ve Merkez Bankası’nın adımları ile kurda 3.55 bölgesine kadar geri çekilme görüldü. Bu bölgeden yeniden alımların geldiğini görüyoruz. DTH’larda 11 milyar dolarlık bir artış var. Kurda FED’in yapacağı faiz artışları ile daha yüksek seviyeler görme ihtimalimiz oldukça yüksek.  
2017 yılında reformların hızlı bir şekilde devreye girmesi gerekiyor. Özellikle işsizlik ciddi bir sorun olabilir. Yeni istihdam alanları açılmalı. Ekonomik aktivitedeki zayıflama son dönemde tüketici ve ekonomik güven endekslerine yansımış durumda. Güvenlik alanlarındaki endişeleri giderip turizm sektörünü canlandırmalıyız. Yabancı yatırımcı ve doğrudan yatırımları artırarak, Türkiye’yi cazibe merkezi haline getirmeliyiz. En önemlisi ise; geçici çözümlerden çok kalıcı çözümlere yönelmeli, üretimle büyüme modeline geçmeliyiz. 

ff

Yukarı