Ana içeriğe atla

itt

HEDEFİMİZ; DİJİTAL ALBARAKA

17.01.2017 - 13:46

Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, 2016 yılında dijital kanallara ciddi yatırımlar yaptıklarını söyleyerek, “Şubeleşmede yeni bir yaklaşıma geçiyoruz. Albaraka olarak, tüm süreçlerimizi dijitalleştirmek ve ‘Dijital Albaraka’ olmak istiyoruz” diye konuştu.

Albaraka Türk’te 2016 Ekim ayında genel müdürlük görevine getirildiniz. Öncelikle nasıl bir yönetim anlayışını hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?
Öncelikle, makam ve mevkilerin gelip geçici olduğunu, kalıcılığın, yaptığınız işe değer ve anlam katmak olduğunu belirtmek isterim. Bu bir bayrak değişimi; benden önceki genel müdürlerimiz ve çalışanlarımız bayrağı bugünlere taşıyıp Albaraka Türk’ü Türkiye’nin önemli bir değeri olma noktasına taşıdı. Önceki genel müdürlerimiz ve emekleri geçen herkese teşekkür ediyorum. Ben de bu bayrağı daha yukarılara taşımak için çalışmaya devam edeceğim. 
Aslında 10 yılı aşkın bir süredir Albaraka Türk ailesinin bir ferdiyim. Çeşitli alan ve pozisyonlarda 2006’da başladığım Albaraka Türk tecrübesini yine ailenin bir ferdi, genel müdür olarak sürdüreceğim. Önceki pozisyonlardaki yönetim tarzımı devam ettirmeyi düşünüyorum. 
- En başta, katılım bankacılığı prensiplerine uyum ve bu alandaki ürün ve hizmetlerde gelişim, önceliklerim arasında bulunmaya devam edecek. 
- Çeviklik, şeffaflık, yenilikçilik ve dinamizmi sürdürmek ve geliştirmek istiyorum. Bu noktada, bankamızın tüm yapısında bu değerleri ve yönetim tarzını yerleştirmek istiyorum.
- Yeni kuşağın hiyerarşik yapılardan ziyade ilişki yönetimi beklentisi olduğundan da hareketle, mümkün mertebe hiyerarşiden uzak, liyakat temelli yaklaşımımızı geliştirerek sürdürmek istiyorum. 
Özetle şunu söyleyebilirim ki: Albaraka Türk’te, uzman yardımcısından üst düzey yöneticisine kadar herkesin, bulunduğu mevkiden güç devşirmesi değil, bulunduğu mevkiye güç ve anlam katmasını sağlayacak yönetim tarzını geliştirmek istiyorum. Bu kapsama ben de dâhilim. 

“KATILIM BANKACILIĞINDA BÜYÜME SÜRECEK”
Katılım bankacılığında sektördeki konumunuz ne durumda? Katılım bankacılığındaki hedeflerinizden bahseder misiniz?

Katılım bankacılığı sektörü şu an itibariyle yüzde 5 civarında pazar payına sahip. Biliyorsunuz, bir banka ciddi anlamda sıkıntılar yaşadı ve kamu tarafından el koyuldu. Ona rağmen pazar payımız yüzde beş civarında kaldı. 
İki kamu bankasının da katılım sektörüne girmesi ile şu an sektörde beş katılım bankası bulunuyor. Özellikle sektöre yeni giren kamu katılım bankalarının önümüzdeki dönemde daha hızlı büyüyeceğini, büyüme trendinin de devam edeceğini düşünürsek, ileride yeni katılım bankalarının da sektöre girmesiyle, sektörde büyümenin artacağını öngörebiliriz. Katılımın, 2025 yılında bankacılık sektöründen alacağı payın yüzde 15’e ulaşmasını istiyoruz. Bu hedefe ulaşılacağı kanaatindeyim. 
Bankanızın yatırım ve büyüme anlamında 2016 yılında sergilediği performansı rakamsal verilerle destekleyerek özetler misiniz? 2016’da hangi yatırımlara imza attınız? 
2016 yılı finans sektörü açısından zorluklarla mücadele ve artan riskleri yönetme dönemi olarak geçti. Kredi iştahının çok artmadığı bu dönemde kendimize odaklandık ve geleceğe daha iyi hazırlanmak için gerekli altyapılara yatırım yaptık. Aktif kalitemizde riskleri yükseltecek bir bozulmanın oluşmamasına gayret ettik. Ayrıca, operasyonel mükemmelliğe ulaşmak için geliştirdiğimiz süreçlerde ileri aşamalara gelmeyi başardık. Tüm bu gelişmeler ve iyileştirmelere ek olarak, 2016 Eylül ayı itibariyle nakdi kredilerde 2015 yıl sonuna göre yüzde 5’e yakın bir büyüme sağladık. Son çeyrekteki ivme ile birlikte, 2016 yılını yüzde 10’nun üzerinde büyüme ile kapatıyoruz. 

“2017, KOLAY GEÇECEK GİBİ GÖZÜKMÜYOR”
Türkiye ekonomisi 2017’de sizce nasıl şekillenecek? 

Açıkçası 2017’nin Türkiye açısından çok kolay bir yıl olacağını düşünmüyorum. Dünya açısından da durum aynı…  Konjonktürel yapı olumlu işaretler vermiyor.
Amerikan Merkez Bankası FED’in 2017’de üç faiz artışı öngörülmekte. Bu öngörünün gerçekleşmesi durumunda, gelişmekte olan ülkelerden döviz çıkışı beklenebilir. Bu gelişmenin sonucunda bu ülkelerde kurlar yükselebilir ve merkez bankaları faiz artırmak durumunda kalabilir. Dolayısıyla, dış finansman ihtiyacı fazla ekonomiler için 2017 kolay geçecek gibi gözükmüyor.
Ancak, Türkiye esnek ekonomik yapısıyla bu sıkıntıyı en az yaşayan ülkelerden biri olabilir. Yani bir yerde bir kriz çıkıyor, iki sene sonra oraya ihracatı bulunan ihracatçılar başka bir yere yönelebiliyor. Böyle esnekliği dünyanın pek çok ekonomisinde kolay kolay göremiyoruz. Bu muazzam bir esneklik… Yani hızlı uyum sağlayabilme, hızlı dönüşebilme, tek bir ürüne bağlı olmama durumu çok önemli… Dinamik demografimiz, hızlı bir şekilde yeni teknolojilere, yeni iş tutuş tarzına, yeniliğe uyabilmemizi sağlıyor. Bunlar Türkiye açısından muazzam önemli dinamikler… 

 “HEDEFİMİZ; SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME VE RİSK YÖNETİMİ”
2017 yılında bankanızın gerçekleştirmeyi planladığı hedefler hakkında bilgi verir misiniz?  

Önümüzdeki yıllardaki hedefimiz “sürdürülebilir büyüme” olmaya devam edecek. Oransal olarak yüzde 15 büyümeyi hedefliyoruz. Ancak, tek dikkat noktamız tabii ki büyüme olmayacak. Risk yönetimi, 2017 yılında en önemli önceliklerimiz arasında olacak. 
Özellikle aktif kalitemizi iyileştirmeyi, kârlılığımızı koruyacak ve artıracak atılımları gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Kredi ve fon portföylerimizde çeşitliliği artırarak risk yönetiminde daha avantajlı bir konuma kavuşacağız. 
Bireysel müşterilerle ilişkimizi daha sağlamlaştırmayı ve derinleştirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte ekonomimizin temel dinamosu olan KOBİ’leri desteklemeyi sürdüreceğiz. Özellikle dış ticaret ürün ve hizmetleri ile KOBİ’lerimize desteğe, ekonomimize değer katmaya devam edeceğiz.

“GELİŞİME VE DEĞİŞİME AÇIK BİR BANKAYIZ”
İş dünyasında dijitalleşmenin ağırlığı giderek artıyor. Dijitalleşme konusunda neler yapıyorsunuz?

Albaraka Türk olarak gelişime ve değişime açık bir bankayız. Gelecekte teknolojinin bankacılık sektöründe daha fazla kullanılır hale geleceğini düşünüyoruz. Aslında tüm sektörler ve kurumlar dijitalleşme sürecinin tam ortasında. Bankacılıkta da oyunun kuralları bir süredir değişim içerisinde. Şubelerin dijitalleşmesinden tutun da, şubesiz dijital bankalara kadar interneti, mobil ağları bankacılığın her alanında görmek mümkün. 
Önümüzdeki dönem büyümenin şubeleşmeden ziyade dijitalleşme ile olacağını tahmin ediyoruz. Her geçen gün müşteri ihtiyaçları değişiyor. Buna göre yeni ürünler ortaya çıkıyor. Bu çerçevede Albaraka Türk, şubeleşmeden ziyade müşterilerine gerçek ihtiyaçlarını dikkate alarak hızlıca çözümler sunan teknolojik hizmetler bütünlüğü oluşumuna gidiyor.
2016 yılında Albaraka olarak bir taraftan internet ve mobil şubelerdeki niteliğimizi artırmaya çalışırken, diğer taraftan kendi iç süreçlerimizi dijitalleştirme çalışmalarına başladık. Dijital kanallarımıza ciddi yatırımlar yaptık. Şubeleşmede yeni bir yaklaşıma geçiyoruz. Albaraka olarak, tüm süreçlerimizi dijitalleştirmek ve “Dijital Albaraka” olmak istiyoruz. 

mogul

 

Yukarı