Ana içeriğe atla

itt

ZİRAAT VE VAKIF DÜŞÜK GELİRLİ KİŞİLERİ HEDEFLEMELİ

09.03.2018 - 17:20

Araştırma kuruluşu SETA tarafından hazırlanan “Türkiye’de İslami Finansın Dönüşümünün Ekonomi Politiği” adlı raporda katılım bankalarına ve ürünlerine yönelik öneriler bulunuyor.

Vakıf Katılım ve Ziraat Katılım ile kamunun da giriş yaptığı katılım bankacılığı, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı bir yükseliş içerisinde. Gerek üniversiteler gerekse araştırma kuruluşları bu yükselişi dikkate alarak katılım bankacılığıyla ilgili çeşitli tezler ve raporlar hazırlıyorlar. Bunlardan birine de stratejik araştırma kuruluşu SETA imza attı. Mücahit Özdemir ve Hakan Aslan imzalı “Türkiye’de İslami Finansın Dönüşümünün Ekonomi Politiği” adlı raporda katılım bankalarına ve ürünlerine yönelik öneriler de bulunuyor. Raporun sonuç kısmından bazı bölümler şöyle:

KAMU KATILIM BANKALARI FARKLI BİR STRATEJİ BELİRLEMELİ
“2010 öncesine kadar oldukça zayıf olan ürün çeşitliliği, kira sertifikaları (sukuk) tebliği ve ihraçları ile Katılım Endeksi’nin kurulması gibi girişimlerle arttı. Katılım emeklilik ve sigortacılık faaliyetleri de ülkemizde İslami finans kurumları çeşitliliğini artırdı. Kamu katılım bankaları ile model değişmese de katılım bankalarının sahipliği konusunda bir çeşitlilik oluştu. Fakat kamu katılım bankaları, sektörün payını istenildiği kadar büyütememiştir. Bunun önemli bir sebebi, özel katılım bankaları ile aynı şehirlerde şubeleşmeleri, aynı ürün çeşitlerini sunmaları ve benzer kitleleri hedeflemeleridir. Pastanın büyütülmesi yerine bölünmesi söz konusu olmaktadır. Bu nedenle şubeleşme, hedef kitle ve ürünlere kadar kamu katılım bankaları farklı bir strateji belirlemelidir. Ziraat Katılım kırsal kesimi, Vakıf Katılım ise daha düşük gelirli kişileri hedeflemeli, bunlara yönelik farklı ürünler geliştirmelidir.”

HALK KATILIM KOBİ’LERE FAİZSİZ HİZMET SUNABİLİR
 “İleride açılması planlanan Halk Katılım ise daha çok KOBİ’lere faizsiz hizmet sunabilir. Bu şekilde özel katılım bankalarının ölçek ekonomisi nedeniyle ulaşamadığı kesimlere katılım bankacılığı götürülüp sektörün kapsamının artırılmasına katkıda bulunulabilir. Diğer yandan kamu kurumlarının fonlarını kamu katılım bankalarına yönlendirmeleri ve sigortacılık faaliyetleri için de katılım sigortacılığını tercih etmeleri, sektörün payını büyütecektir. Kamudan gelen fonun İslami finans alanına yönlendirilmesiyle katılım sektörünün payı artırılabilir.”

ENDONEZYA, MALEZYA VE PAKİSTAN’DAKİ MODELLER İNCELENMELİ
“Birçok ülkede banka dışı İslami finansal kuruluşlarca topluma finansal hizmetler sunulmaktadır. Bu kuruluşların büyük bir kısmı (maalesef İslami bankalar tarafından da dışarıda bırakılan) düşük gelir grubundaki insanlara finansman sağlamakta, yoksulluğu azaltmayı amaçlamaktadır. Özellikle Endonezya, Malezya ve Pakistan’da İslami banka dışında farklı kuruluş modelleri faaliyet göstermektedir. Bu modeller incelenip Türkiye’ye uygulanması için düzenlemeler yapılmalıdır.”

ALTYAPI PROJELERİNDE SUKUK İHRACI TERCİH EDİLMELİ
“Uluslararası birçok altyapı projesinin finansmanında tercih edilen sukuk ihraçları, Körfez ülkeleri ve Malezya’da varlık fonları aracılığıyla gerçekleştirilmekte. Türkiye Varlık Fonu ile hem Türkiye’de yapılacak olan altyapı projelerinde sukuk ihracı tercih edilerek İslami finansın hacmi büyütülebilir hem de Körfez ülkelerinden İslami fonlara yatırım yapmak isteyen bireysel ve kurumsal yatırımcılar için bir alternatif oluşturulabilir. Ayrıca faizsiz borçlanma yöntemiyle faiz külfeti de ortadan kalkacaktır.”

mogul

 

Yukarı