Ana içeriğe atla

itt

Kontrolünü yaptığımız binaların yüzde 95’i riskli

13.02.2018 - 12:03

Kentsel dönüşüm projelerinde İstanbul’da önde gelen firmalardan biri olan Karyap Mimarlık’ın patronu Gökhan Usta ile kontrolünü yaptıkları binaların durumunu ve imar barışını konuştuk.

Kentsel dönüşüm projelerinde İstanbul’da önde gelen firmalardan biri olan Karyap Mimarlık’ın patronu Gökhan Usta, kontrolünü yaptıkları binaların durumu ve imar barışı hakkında bilgiler verdi. 
Şu ana kadar 2 binin üzerinde binanın kontrolünü yaptıklarını dile getiren Gökhan Usta, ciddi uyarılarda da bulundu: “İstanbul’da çalışma yapmadığımız ilçe bulunmuyor. Bütün ilçelerde binaları kontrol ettik. Bu kontroller sırasında elimize çok ciddi veriler geçti. Kontrolünü yaptığımız binaların yüzde 95’i riskli. Yani sağlam değil. Bu, beklenen deprem öncesi çok kötü bir durum.” 

KENTSEL DÖNÜŞÜM HIZLANDIRILMALI
İstanbul’da yaklaşık 3 milyon konut bulunduğunu söyleyen Usta, sözlerine şöyle devam etti: “Şu ana kadar sadece 2 bin-2 bin 500 binanın analizini yaptık. 3 milyon konutun yüzde 95’i, yani 2,5 milyondan daha fazlası riskli. Ülke üretiminin yüzde 50’sinden fazlası İstanbul’da yer alıyor. İstanbul’da olacak bir deprem, sadece İstanbul’u değil, komple Türkiye’yi etkileyecek. Bu yüzden kentsel dönüşümün daha da hızlandırılması ve insanların bu bilince varması gerekiyor.” 

İMAR BARIŞI MUTLAK BİR ZORUNLULUK
Bu gerçekler ışığında şiddetli bir depremin beklendiği megakent İstanbul için imar barışı büyük önem arz ediyor. İmar barışıyla kentsel dönüşümden faydalanamayacak durumda olan, kaçak bölümleri veya katları bulunan yapılar ile daha önce belirli sebeplerle kat mülkiyetini kuramamış binaların kayıt altına alınmasının amaçlandığını belirten Gökhan Usta, şunları söyledi: “İmar barışı, beklenen İstanbul depreminde mutlak bir zorunluluktur. Kentsel dönüşüm yasası ile bu binalar mevcut imarının üstünde kullandıkları için hak kaybına uğruyorlardı. Şimdi bu hak kaybı ortadan kalkacak ve bu en riskli durumdaki binalar hem güçlendirilecek hem de kayıt altına alınacak.”

DÖNÜŞÜMDE ÖNCELİK KAÇAK YAPILARDA OLMALI
Usta, tespitlerine şöyle devam etti: “Bir dönemler gayri resmi ve yasadışı olmasına karşın halk arasında hak gibi gözüken kaçak kat atılmış binalar, hiçbir statik raporu ve projesi olmamasına karşın çok yaygındı. Her seçim döneminde iki günde kaçak kat çıkılıyordu. Bu kaçak katlar yıllar içinde emlak vergisi ödenen, gazı, elektriği, suyu bağlanmış daireler durumuna dönüştü. Hatta bir çoğu arsa payı verilerek ikinci, üçüncü ellere satıldı. Bu binalarda oturan tüm hak sahipleri mağdur durumlara düştü. Çünkü mevcut durumda binalarını kentsel dönüşüme sokamıyorlar veya herhangi resmi bir işlem yapamıyorlar. Halbuki kentsel dönüşümün yapılmasında en öncelikli binalar bunlar olmalı. Bu binalar şu anda zor ayakta duruyor ve çok büyük risk teşkil ediyorlar.”

mogul

 

Yukarı