Küresel gıda sistemi, değişen tüketici beklentileri, iklim krizi, teknolojik gelişmeler ve artan kaynak baskısının etkisiyle önümüzdeki on yılda köklü bir dönüşüm sürecine giriyor. Bu yeni dönemde, gıda ekosisteminde hem üretim hem de tüketim dinamikleri yeniden şekillenirken, sektörde ortaya çıkacak büyüme alanları ve fırsatlar da farklılaşıyor.
PwC’nin strateji danışmanlığı grubu Strategy& tarafından hazırlanan “Gıdanın Geleceği 2.0” çalışması, küresel gıda ekosisteminin önümüzdeki on yılda geçireceği dönüşümü ve yeni büyüme alanlarını ortaya koyuyor.
- Dünya genelinde önde gelen gıda ve tarım şirketlerinden 30 üst düzey yöneticiyle yapılan görüşmelere göre; sağlıklı beslenme, değişen tüketici beklentileri ve çevresel dönüşüm, önümüzdeki on yılda gıda ekosistemini şekillendiren en kritik itici güçler olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ ve teknoloji ise bu başlıkların hemen ardından geliyor.
- Çalışmada, 2035’e kadar gıda ekosisteminde toplam pazar büyüklüğünün 3,1 trilyon dolara ulaşması beklenen dokuz gelişmekte olan büyüme alanı tespit edildi. Bu alanlar, 2035’te yaklaşık 9,9 trilyon dolar büyüklüğe ulaşacağı öngörülen toplam gıda ekosisteminden neredeyse dört kat daha hızlı büyüyor.
- En büyük büyüme alanı 800 milyar dolarlık hacimle sağlık ve beslenme olarak öne çıkıyor. Bu alan, içeriklerin dönüşümünden daha sürdürülebilir ve kaynak verimli üretime kadar geniş bir etki yaratma potansiyeline sahip.
- Çiftçilerin finansal ve operasyonel risklerinin azaltılması, üretim alanındaki 400 milyar dolarlık fırsatın hayata geçmesi için kritik önem taşıyor. Öte yandan, üretim alanındaki gelişmeler 680 milyar dolarlık bir pazar yaratma potansiyeline sahip bulunuyor. Bu durum arazi kullanımı ve tedarik zinciri üzerindeki baskıyı da hafifletebilir.
- Katılımcılar, temel faaliyet alanlarının ötesine geçen inovasyonların ölçeklenmesi için üç unsura dikkat çekiyor: Nerede ve nasıl konumlanılacağına dair açık ve uzun vadeli tercihler, yeni iş modellerini sürdürebilecek sabırlı sermaye ve riskin paylaşılması ile yetkinlik boşluklarının kapatılması için ekosistem genelinde güçlü iş birlikleri.
Gıda şirketleri için dört stratejik öncelik öne çıkıyor
- İnovasyonun sektörler arası yetkinlikleri bir araya getirecek şekilde yeniden ele alınması,
- Regülasyonlar, yetkinlik eksiklikleri ve belirsiz iş modellerinin yarattığı engellerin aşılması,
- Kurum içi geliştirme yerine iş birlikleri ve satın alma modellerinin daha etkin kullanılması,
- Güçlü liderlik, ekosistem iş birlikleri ve ölçeklenebilir teknoloji altyapısına yatırım yapılması.

