Ana içeriğe atla

arf

GÜVENİ VE KALİTEYİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KILMAK KÜLTÜR AİLESİNİN ORTAK HAYALİ

15.08.2018 - 15:27

İSTANBUL KÜLTÜR EĞİTİM KURUMLARI YÖNETİM KURULU BAŞKANI FUL AKINGÜÇ ÖVER, KÜLTÜR KOLEJİ’NİN HEM EMEKÇİSİ HEM DE ESKİ ÖĞRENCİSİ. BABASINDAN ALDIĞI BAYRAĞI BAŞARILI BİR ŞEKİLDE TAŞIYOR. “ÖNEMLİ OLAN NİCELİĞİ ARTIRMAK DEĞİL, NİTELİĞİ KORUYUP SÜRDÜRÜLEBİLİR KILMAK. ŞU ANDA 2 KAMPÜSÜMÜZDE NİTELİKTEN ÖDÜN VERMEDEN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ.” DİYEN FUL AKINGÜÇ ÖVER, “SAĞLIKLI BÜYÜMEK HER ZAMAN BİR HEDEF, ANCAK KÜLTÜR GELENEĞİNİ VE DEĞERLERİNİ KORUYABİLECEK ŞARTLARI OLGUNLAŞTIRMADAN YALNIZCA FİZİKSEL BİR BİNA İLE SAYIMIZI ARTIRMAK GİBİ BİR PLANIMIZ YOK.” DEDİ.

Ful Hanım, Kültür Koleji Onursal Başkanı Fahamettin Akıngüç’ten devraldığınız bayrağı başarılı şekilde taşıyorsunuz. Kolejde ilk görev aldığınız günlerden bugüne kadar geçen süreyi film şeridi gibi hızlıca gözlerinizin önünden geçirdiğinizde, ekranda gördüklerinizi özetleyebilir misiniz? 
İstanbul Üniversitesi’nde işletme ve istatistik lisansının ardından Londra’da Control Data Institute’de Bilgisayar ve Programlama konusunda lisansüstü çalışmalarda bulunmuştum. Türkiye’ye döndükten sonra özel sektörde bilgi-işlem tarafında çalışmalarım oldu. NCR Bilişim Sistemleri A.Ş. firmasında üç yıl, BİM-SA A.Ş Akbank Otomasyonunda 2 yıl çalıştım. Ardından Marmara Üniversitesi’nde pedagojik formasyon eğitimini tamamladım. Ancak eğitim ilginç bir alan… Nereye giderseniz gidin okul iklimi bir şekilde sizi çekiyor.  Geçmişi düşündüğümde gözümde canlanan ilk görüntü de bu çekim aslında. Özel sektör deneyiminde her edindiğim bilgi, zihnimde “bunu eğitim alanına nasıl uyarlayabilirim?” sorusunu tetikliyordu. Özel sektörden eğitim alanına müthiş bir öğrenme iştahı ve alanımda öğrendiklerimi paylaşabilme isteğiyle koleje başladığım ilk günü dün gibi anımsıyorum. Dolayısıyla Kültür’de ilk işim, Kültür Kolejinde Eğitim ve Yönetim Bilgisayar Sistemi’ni kurmak ve Bilgi İşlem Merkezini oluşturmaktı. Bu heyecan 1997’de İstanbul Kültür Üniversitesi’nin açılışı, 1998 yılında öğretime başlayan Kültür2000 Kolejinin kuruluş çalışmalarıyla perçinlendi. Genel Müdür Yardımcılığı, Genel Müdürlük, İcra Kurulu Üyeliği/Başkanlığı, gibi görevlerle geçen yaklaşık 30 yıllık eğitim yönetimi deneyimine şöyle bir karşıdan baktığımda gözümün önünden akan görüntüler özetle; mezuniyet sevinçlerini paylaştığımız öğrencilerimiz, anaokulundan üniversiteye yeni başlangıçlarına tanık olduğumuz öğrencilerimiz, Kültür Koleji’nin anaokulundan üniversiteye eğitimin tüm kademelerini içeren bir tesise ağır ve emin adımlarla dönüşümü…   Bütün bunların her biri çok değerli.

Hayalinizdeki Kültür Koleji’ni anlatabilir misiniz?  
Kültür Koleji 59’ncu yılında… İlk öğrencilerimiz X kuşağıydı. Şu anda Z Kuşağına hazırlanıyoruz. İlk mezunlarımızın torunları şimdi öğrencimiz. Bu bizim kuruluş hayalimizdi. Şimdi 60’ncı yılımıza yaklaşırken hayalimiz, gelecek nesilleri de Kültür farkıyla yaşama hazırlayabilmek. Ben Kültür Koleji’nin hem emekçisi hem de öğrencisi oldum. İki oğlum da Kültür Koleji’nde okudu.  Biz aile işletmesi olarak her şeyden önce kendi evladımızın okuyabileceği kadar güvendiğimiz bir eğitim tesisi inşa etmeye çalıştık. Bu güveni ve kaliteyi sürdürülebilir kılmak Kültür ailesinin ortak hayali. 

Bilişim kökenli bir eğitici ve yöneticisiniz. Bu birikimleriniz Kültür Koleji’ne nasıl yansıdı? Bilişimin eğitimde kullanılması anlamında Kültür Koleji’ni farklı kılan özellikler neler? 
Eğitimde dijitalleşmenin yolunun açıldığı yıllarda bilgisayar ve programlama konusunda lisansüstü çalışmalarda bulundum. Orada edindiğim deneyimlerin çıktısı; Kültür Kolejinin Eğitim ve Yönetim Bilgisayar Sistemi ve Bilgi İşlem Merkezi oldu. Eğitimde bilişimin kullanılması 90’lar itibarıyla gündeme alındı ve o günden bu yana en temel maddemiz. Bilgi ve iletişim sistemi Kültür Kolejinin kurumsal yapısında da eğitim hamlelerinde de önemli bir yere sahip. Teknolojinin etik ve efektif kullanımına ilişkin tüm deneyimleri öğrencilerimize kazandırmak bizim için çok önemli. Bizim için bilişim geleceğin bir parçası. Bu noktada öğrencilerimize bu yıl itibarıyla,  “Future Kültür”  dersi Kültür Koleji ve Kültür2000’de lise kademesinde başlayacak.  Amaç öğrencilerin geleceğe yönelik fikir ve ürün ortaya çıkarabilmelerini sağlamak. Yine öğrencilerimizin bilişim ve teknoloji alanında fikir ve projelerini destekleyecek ön kuluçka merkezimiz bu yıl uygulamaya açılıyor. Kültür Koleji Ataköy ve Kültür2000 Koleji Hadımköy Kampüslerinde kurulacak olan  “Ön Kuluçka Merkezi” ile öğrenci, öğretmen ve tüm çalışanların, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaratıcı ve yenilikçi fikirleri merkezimiz çatısı altında değerlendirmeye alınacak.  Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji’nde ayrıca “İnovasyon Merkezleri”  ve “Bilim Merkezleri”miz var.  Öğrenciler, anaokulundan itibaren algoritmik düşünme ve kodlama eğitimi, ardunio, robotik, sanal gerçeklik uygulamaları, greenbox teknolojisi, 3D yazıcılarla üretim ve daha pek çok teknolojik uygulama olanağına sahipler. Kültür’lü öğrenciler kendi mobil oyunlarını yazıyorlar, Ardunio ile pek çok araca hareket kazandırıyorlar. 3D yazıcıda kendi tasarladıkları ürünü basıyorlar. Kodlama ile yapay zekâ uygulamaları yapıyorlar. Özetle, Kültür’de her hayal ve fikir bir ürüne dönüşecek olanağa sahip.

Yeni açılan bazı özel okulların hızla şubeleştiklerini, aynı isimle çok sayıda yerde var olduklarını görüyoruz. Köklü bir geçmişi olan Kültür Koleji ise uzun süredir iki kampüste hizmet veriyor. Bu, bilinçli bir tercih mi? Şube sayısını artırma konusunda hedefleriniz yok mu?  
Bu bilinçli bir tercih diyebiliriz. Biz Kültür Koleji olarak eğitim hizmetinin daima belli ilkeler ve değerler sistemi üzerinden yürümesi gerektiğine inanıyoruz. Niceliği artırmak değil, niteliği korumak ve sürdürülebilir kılmak bizim için önemli ve öncelikli oldu. Şu anda 2 kampüsümüzde nitelikten ödün vermeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sağlıklı büyümek her zaman bir hedef, ancak Kültür geleneğini ve değerlerini koruyabilecek şartları olgunlaştırmadan yalnızca fiziksel bir bina ile sayımızı artırmak gibi bir planımız yok. 

Türkiye, yeni bir yönetim modeline geçti. Yeni yönetimin ilk kabinesi de açıklandı? Sürekli sistem değişiklikleriyle gündeme gelen eğitimdeki sorunların bu kez düzeleceğini düşünüyor musunuz? Yeni Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamalarını nasıl yorumluyorsunuz?
Milli Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Sayın Ziya Selçuk çalışmalarına, eğitim sevgisine ve vizyonuna yakından tanık olma şansını yakaladığımız bir isim. Bakanımızın bilgi ve deneyimleri kadar öğretmen, öğrenci ve aile üçgeni içinde Türk Milli Eğitimine yeni ufuklar kazandırabileceğine inanıyoruz.  Bu noktada öğretmen, öğrenci ve aileyi mağdur eden, soru işaretleriyle yüklü bazı uygulamaların, eğitimin doğasına aykırı ani ve radikal değişimler konusunda kalıcı çözümler üretilecektir. Yerelde öğretmene değer veren anlayış ve zihniyet oturmadıkça küresel düzeyde bir eğitim kalitesi yakalamak ne mümkün ne de gerçekçi. Öğretmene yapılacak yatırımlar konusunda Bakanımız Prof. Dr. Ziya Selçuk nezdinde Milli Eğitim Bakanlığına güveniyoruz.

ff

Yukarı