Ana içeriğe atla

itt

“Öğretmenliğin bir takım işi olduğuna inanıyoruz”

13.12.2017 - 10:25

Ülke olarak genç ve dinamik bir öğretmen kitlesine sahip olduğumuzu söyleyen İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, ülkemizdeki öğretmenlerin yaş ortalamasının 37.4 olduğunu belirtti ve bu konuda ne kadar şanslı olduğumuzu gözler önüne serdi.

Türkiye’de, 58 yıl boyunca sadece eğitim sektöründe kalarak eğitimden kazandıklarını yine eğitim sektörüne yatıran, anaokulundan üniversiteye ulaşan bir “Kültür Ekolü”... Modern ve çağdaş eğitimin takipçisi ve Türkiye’deki birçok eğitim hizmetinin öncüsü… 

Öğretmenlerin mesleki gelişimlerini sağlamak amacıyla yaptığınız çalışmalar nelerdir?
Kültür Koleji’nin kurulduğu günden bugüne 58 yıldır “öğretmenler” okul kültüründe hep merkezde tutulmuş… Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi, kurumun stratejik planında kritik performans göstergeleri arasına girmiş… Hala da öyle… Hatta başlı başına bir marka haline gelen “KÜGEM” öğretmenlerin mesleki gelişimi için okul bünyesinde oluşturulmuş önemli bir merkez. KÜGEM’in açılımı “Kültür Okulları Geliştirme ve Eğitim Merkezi”. Adından da anlaşılacağı üzere KÜGEM’in amacı, İstanbul Kültür Eğitim Kurumları’ndaki yönetsel ve operasyonel süreçlerin geliştirilmesine katkı sağlayacak hizmet içi eğitimleri, panelleri, konferans ve söyleşileri planlamak, gerçekleştirmek ve sonuçlarını değerlendirmektir. Okullarımızdaki eğitim ve öğretimin niteliğinin geliştirilmesi için İstanbul Kültür Üniversitesi akademisyenlerinin de desteğiyle yönetici, öğretmen, veli, personel ve hizmetlilere yönelik eğitim çalışmaları ve çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Okullarımızda tüm hizmet içi uygulamaları, kurumun dört yıllık stratejik planı ve her bir okulun performans planına uygun olarak gerçekleştirilir. Her yıl, ağustos ayında motivasyon dolu bir günle açılışı yapılan KÜGEM, her yıl bir dizi hizmet içi eğitim faaliyetinin gerçekleştirildiği önemli bir çatıdır.

Kurumunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi kriterlere öncelik veriyorsunuz? 
Kurumumuz, öğretmen seçimine her zaman ilk sırada önem vermiştir. Tüm öğretmenler, kurulan komisyonlar tarafından yetkinlik bazlı mülakatlardan geçerler. Örnek ders anlatımı ve referans araştırması sonucu istihdam edilirler. Öğretmenler; temel olarak araştırma becerisi, problem çözme becerisi, sınıf yönetimi, eğitim felsefesi, teknolojik okur-yazarlık derecesi, kaynak tarama ve yayın üretme, yabancı dil bilgisi vb. ölçütler açısından değerlendirilir. Çocukların ve gençlerin donanımlı, nitelikli öğretmenler tarafından eğitim almaları bizim için çok önemli. Bu amaçla hizmet içi eğitimde öğretmen niteliği açısından teorik düzeyde bilgi ve uygulamalı olarak çalışmalara yön vermekle kalmıyoruz. İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi Uygulama Kampüsü olan Kültür Koleji, bu sayede öğretmenlerinin mesleki yeterliliklerini geliştirebilmelerini ve farklı öğretim becerileri kazanmalarını sağlıyor.

Türkiye’de öğretmenlik ve günümüzdeki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte ülkemizde, öğretmenlik mesleği yurdun kurtarıcısı ve Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yönlendirmesiyle çağdaş, ulusal ve laik bir temele dayandırılmış. Bu temelden kaynaklanan anlayış ve yaklaşımla yeniden yapılandırılmış. Sağlam ve tutarlı bir çerçeve içine alınmış ve gerçek yörüngesinde oturtulmuştur. Bu doğrultuda gerçekleştirilen yasal düzenleme ve uygulamalarla Cumhuriyet döneminde öğretmenlik mesleği çok saygın etkin ve etkili bir meslek niteliği kazanmıştır. 1924’te öğretmenlik mesleği yasayla tanımlanmış. Böylece yasal bir meslek niteliğine kavuşmuştur. Bunda Atatürk’ün eğitime, öğretmene ve öğretmenlik mesleğine bakışı çok etkin ve belirleyici rol oynamıştır.
Örgün eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen sayısı 2016-2017 eğitim öğretim yılında 1 milyon 5 bin 380. Bu öğretmenlerin 881 bin 832’si resmi okullarda, 123 bin 548’i özel okullarda görev yapıyor. Öğretmenlerin yüzde 43,35’i erkek, yüzde 54,3’ü de kadın. Bu verilere göre, öğretmenliğin hala revaçta bir meslek olduğunu söyleyebiliriz. Eski eğitim anlayışına göre eğitimin hedefi, öğrencilere sadece bilgi yüklemekti. Pek çok önde gelen eğitimli toplumların anlayışında kültürel üretim ve bilimsel düşüncenin yeni nesle aktarılması hala önemli, ama yeni dönemde eğitimin hedefi bireysel gelişme, yaratıcılık, çeşitlilik ve bu çeşitlilik içinde kaynaşmaya açık olma gibi becerilerin eğitimi. 
Türkiye, OECD ülkeleri arasında en genç öğretmen nüfusuna sahip. Ülkemizde öğretmenlerin yaş ortalaması 37.4.  Görevdeki öğretmenlerin yüzde 49.3’ü 35 yaş altında, yüzde 41.5’i 36-50 yaş arasında, yüzde 9.2’si ise 50 yaş üzerinde. Toplam öğretmenlerin yarısını oluşturan 447 bin 638 eğitimci ise son 10 yılda atanmış. Bu açıdan analiz edildiğinde, şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Ülke olarak genç ve dinamik bir öğretmen kitlesine sahibiz.

Ülkemizde öğretmenlerin geleceği nasıl şekillenecek?
2017 itibariyle Türkiye’de görev yapan öğretmen sayısı 1 milyonu aştı. MEB geçtiğimiz Temmuz ayında “Öğretmenlik Strateji Belgesi” yayınladı. Bu stratejiye göre; yüksek nitelikli iyi yetişmiş ve mesleğe uygun bireylerin öğretmen olarak istihdamını sağlamak amacıyla öğretmen yetiştirmeye yönelik programlarda eğitimlerin iyileştirilmesi öncelikli hedef. Öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimini sürekli kılmak, bu amaçla öğretmenlerin gelişim ihtiyacını tespit için periyodik olarak yapılacak bir performans değerlendirme sistemini hayata geçirmek planı var. Öğretmenlik mesleğine yönelik algıyı iyileştirmek ve mesleğin statüsünü güçlendirmek de öncelikli yapılacak konular arasında yer alıyor.

a

Yukarı