Ana içeriğe atla

rize

AHL

 

AKILLI ŞEHİRLERDE GÜVENLİK KAÇINILMAZ

10.04.2017 - 17:02

ProlIne Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan, “Sunduğumuz stratejik alan güvenliği çözümleri kapsamında; havaalanları, limanlar, finans merkezleri, konsolosluk binaları, askeri bölgeler gibi insan trafiğinin yoğun olduğu alanların güvenliğinin sağlanabilmesi için yeni nesil teknolojik ürünler kullanılıyor ve güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılıyor” dedi.

Geleceğin dünyası teknolojide yaşanan gelişmelerle beraber kuşkusuz ‘akıllı şehirler’den oluşacak. Akıllı şehir konseptinde hangi güvenlik sistemleri kendisini gösteriyor?
Akıllı Şehirler konsepti; güvenli binalardan otomasyon destekli enerji kaynaklarına ve ulaşımdan kamu güvenliğine kadar birçok fonksiyonu barındıran, insan ve altyapı odaklı şehirler anlamına geliyor. Doğal olarak akıllı bir şehrin önce güvenli olması da tartışmasız bir gereklilik. Sözkonusu akıllı sistemlerin en önemli parçası ise kimlik doğrulaması. Akıllı şehrin, bizi tanıması, kim olduğumuzu bilmesi gerekiyor. Bu konunun çözümü ise biyometride yatıyor. 
Proline olarak sunduğumuz stratejik alan güvenliği çözümleri kapsamında; havaalanları, limanlar, finans merkezleri, konsolosluk binaları, askeri bölgeler gibi insan trafiğinin yoğun olduğu alanların güvenliğinin sağlanabilmesi için yeni nesil teknolojik ürünler kullanılıyor ve güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılıyor. Proline’ın stratejik alan güvenliği çözümü; alan-sınır güvenliği ve giriş-çıkış güvenliği olmak üzere iki ana bileşenden oluşuyor. Her bir bileşen altında farklı ve yenilikçi teknolojik ürünler birbirine entegre edilerek bütünsel bir güvenlik çözümü sağlanıyor.

Güvenlik sistemleri insanların hayatını ne oranda kolaylaştırıyor?
Şehirleşme oranı hem dünyada hem de Türkiye genelinde hızla artarken, insan kaynağı şehirleşmenin yarattığı güvenlik ve çevre sorunları ile baş etmekte bir hayli zorlanıyor. Kalabalık da bu sorunların en önemlilerinden biri olarak öne çıkıyor. Havaalanları, stadyumlar, metro istasyonları, üretim tesisleri gibi insan trafiğinin yoğun olduğu ve yüksek güvenlik gerektiren alanlarda canlı ve cansız varlık güvenliği de ancak üstün teknolojiler ile sağlanabilir.
Bu kapsamda sensörler, kameralar ve benzeri donanımlar aracılığıyla toplanan verilerin hızlı bir şekilde tek noktada toplanması ve analiz edilmesi suç ile mücadelede artık yerel yöneticilere ve kolluk kuvvetlerine çok daha etkin olanaklar sağlıyor. Bilginin ve verinin anlık paylaşımı şehirdeki birçok sorunun daha ortaya çıkmadan engellenebilmesine olanak tanıyor.

Akıllı şehirlerde güvenlik sistemlerinde ilerleyen zamanlarda nasıl gelişmeler bekleyebiliriz?
Özellikle biyometrik teknolojiler konusunda gelişmeler bekliyoruz. Biyometrik teknolojilere olan ilgi her geçen gün artıyor ve kullanımı yaygınlaşıyor. Ortaya çıkan bu ilgi ile biyometrik teknolojiler de gelişmeye devam ediyor. Bu gelişime paralel olarak ileride evlerimizde, mutfaklarımızda kullandığımız birçok cihazın bizleri tanıyarak, bize uygun önerilerde bulunması hiç de zor olmayacak. Hali hazırda biyometrik teknolojiler günlük yaşamımıza girmeye başladı. Akıllı telefonlarda yer alan parmak izi okuyucular buna güzel bir örnek. Artık bu doğrultuda geliştirilen yeni uygulamalar ile parmak izimizi kullanarak bankacılık işlemlerimizi veya online alışverişlerimizi gerçekleştirebiliyoruz. Başka bir örnek ise Japonya’da bankacılık işlemlerinin gerçekleştirildiği ATM cihazlarının önemli bir bölümünde artık parmak damar izi yöntemi tercih ediliyor. 

rize

 

Yukarı