Tedarik zinciri yönetiminden iç lojistiğe, otomasyondan veri analitiğine kadar tüm süreçlerin dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağında yeniden şekillendiği HOW-Hub of Warehouse Fuarı, 18-20 Eylül 2025 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek.
Türkiye’de iç lojistik ve depo sistemleri alanında düzenlenen ilk kapsamlı organizasyon olan HOW – Hub of Warehouse Fuarı, 18-20 Eylül 2025 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) sektör profesyonelleriyle buluşacak. Deutsche Messe AG’nin Türkiye ofisi Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. organizasyonunda, İSDER iş birliğiyle ve AKDER, CILT Türkiye, DEPODER, ENOSAD, LODER, TEDAR, UTİKAD, WiLAT destekleri ve Stokport çözüm ortaklığıyla düzenlenen fuar; depo ve ambar yönetimi alanında da pek çok yeniliği aynı çatı altında sunacak. Depo ve iç lojistik sektöründe dijital dönüşümü hızlandırmak, sürdürülebilirlik standartlarını yükseltmek için faaliyetlerini sürdüren CILT Türkiye ve depo ve ambar yönetimi süreçlerinde kadın profesyonellerin temsiline katkı sunan WiLAT Türkiye de HOW-Hub of Warehouse Fuarı’nda yerini alarak sektörün sürdürülebilir geleceği, dijitalleşme ve kadın istihdamı süreçlerine odaklanacak. 40 ülkedeki 40 bin üyesiyle lojistik, taşımacılık ve tedarik zincirinde strateji belirleyen CILT, Türkiye’de de dijitalleşme, otomasyon ve kapsayıcı insan kaynağı oluşturma hedefiyle yürüttüğü projeleri; WiLAT Türkiye ise “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesi kapsamında forklift operatörü yetiştirme, kapsayıcı depoculuk modelleri geliştirme ve kadın liderliğini güçlendirme konularındaki öncü adımlarını fuarda sektör profesyonelleriyle paylaşacak.
HOW-Hub of Warehouse Fuarı sektörün geleceğine yön veriyor
Depo ve ambar yönetiminin, lojistik sektörünün omurgasını oluşturduğunu ve tedarik zincirinin her aşamasında verimlilik, hız ile güvenilirliği belirleyen kritik bir alan olduğunu vurgulayan CILT Türkiye Başkanı Berna Akyıldız, “Türkiye, coğrafi konumu, genç ve dinamik nüfusu ile gelişen e-ticaret hacmi sayesinde bu alanda hızlı bir büyüme kaydediyor. Ancak küresel lider ülkelerle karşılaştırıldığında, dijitalleşme, otomasyon ve süreç entegrasyonu konularında hâlâ önemli bir gelişim potansiyeli bulunuyor. Bu noktada, sürdürülebilirlik vizyonu ile desteklenen yenilikçi çözümler kadar, insan kaynağının çeşitliliği ve kapsayıcılığı da sektörel dönüşüm için belirleyici bir rol oynuyor” dedi.

