Ana içeriğe atla

itt

TURKCELL’DEN REKABETÇİ ÇÖZÜMLER

07.03.2017 - 12:26

Turkcell Dijital Servisler ve Çözümlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ayşem Ertopuz, “Turkcell olarak birçok alanda inovatif ürünlerimiz ve servislerimizle küresel ölçekte rekabet eden çözümler geliştiriyoruz” dedi.

İş dünyası, ‘Dijital İnovasyon ve Dönüşüm’ konusunun neresinde yer alıyor?  
Türkiye’nin 2023 hedeflerine, 500 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşması için inovasyonun çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Dünyanın en büyük şirketlerinin hep inovatif bir fikirden yola çıkarak kurulduğunu ve o fikirleri uygulamaya geçirerek güçlenip büyüdüğünü görüyoruz. Yine son yıllarda dünyada inovasyonun lokomotifinin mobil teknolojiler olması dikkat çekiyor. Bu nedenle Turkcell olarak inovasyonun bizim için çok daha özel bir anlamı var. Her geçen gün biraz daha mobil hale gelen dünyamızda BiP, TV+, fizy, lifebox gibi dijital ürün ve servislerimizin de yarattığı ivme ile 2018 yılına kadar dünyada toplam 100 milyon müşteriye hizmet veren bir şirket haline gelmek ilk hedefimiz. 2020 yılında ise dünyada 5G teknolojilerini hem geliştiren hem de kullanmaya başlayan şirketlerden biri olmayı amaçlıyoruz.

‘Dijital Dönüşüm’ kavramının lokomotifi kuşkusuz ‘İnovasyon’. İnovasyon konusunda şirketler nasıl bir izlemeli? 
Turkcell olarak birçok alanda inovatif ürünlerimiz ve servislerimizle küresel ölçekte rekabet eden çözümler geliştiriyoruz. Örneğin BiP’te 1 yıldan daha uzun zamandır sunduğumuz görüntülü ve sesli arama özelliği, birçok platforma BiP’ten daha sonra eklendi. Yine fizy’nin çevrimdışı müzik dinleme özelliği, TV+ platformumuzun buluta kayıt ve yayını 12 saat geriye sarabilme gibi yıllardır sunduğumuz yenilikler rakiplerimiz tarafından henüz yeni deneniyor diyebiliriz. Aynı şekilde şebeke tarafında da ilkleri yapmaya devam ediyoruz. Son olarak NGMN çatısı altında yürüttüğümüz 5G çalışmalarında da uluslararası alanda gerçekleştirilecek saha testlerini Turkcell’in yönetmesine karar verildi. Yine 5G’de Türkiye’nin ilk hız testini biz yaptık ve 24,7 Gbps hıza ulaştık. Teknolojiyi tamamen sosyal bir amaç için kullandığımız Merhaba Umut projesi kapsamında mültecilerin ülkemize entegrasyonunu kolaylaştırmak amacı ile ihtiyaç duyabilecekleri bilgilere dijital eğitim yeteneklerini de kullanarak ulaşmalarını sağlıyoruz.

‘Dijital İnovasyon ve Dönüşüm’ ile iş dünyası nasıl şekillenecek? Bu temel yapı, iş dünyasının hizmetlerine nasıl yansıyacak?
Artık içerisinde yaşadığımız dünyanın tamamı mobil hale geliyor. İnsanlardan sonra cihazlar da birbirleri ile konuşmaya başladı. Milyarlarca cihazın birbiri ile konuşacağı bu değişim süreci kaçınılmaz olarak sektörleri de dönüştürecek. Dolayısı ile böyle bir dünyaya hazır olmamız gerekiyor. Bu değişimin sanayi ile birleşmesini ise Endüstri 4.0 olarak değerlendirebiliriz. İlk olarak 2011 yılında konuşulmaya başlanan Endüstri 4.0 ile temel olarak bilişim teknolojilerinin endüstride yoğun olarak kullanılması temeline dayanıyor. 
Dünyada Endüstri 4.0 ile birlikte AR-GE ve inovasyon tarafındaki anlayışında değişmeye başladığını görüyoruz. Eskiden şirketler AR-GE çalışmalarını daha fazla kendileri yapmaya çalışıyordu. Şimdi ise yeni geliştirilen teknolojilerde daha fazla işbirliklerine gidildiğini söyleyebiliriz. Teknoloji, sanayi ve akademik bilgi ile bir araya geliyor. Artık bir ürünü fiziksel olarak üretmeden önce sanal ortamda üretip, yaşanacak sorunları önceden görerek sıfır hata ile üretime geçilebiliyor. Teknolojiyi kullanmadan herhangi bir alanda inovatif bir çözümün ortaya çıkması artık neredeyse mümkün değil. O nedenle Endüstri 4.0 ile üretim araçları ve üretim şekli değişirken, AR-GE çalışmalarının yapılma şekli de değişiyor diyebiliriz. 

a

Yukarı