Ana içeriğe atla

itt

İş yapış biçimleri köklü bir değişim geçiriyor

07.03.2017 - 13:53

IBM Türk Dijital Dönüşüm Lideri Maja Barel, “Dijital dönüşüm olarak adlandırılan bu süreç içerisinde Türkiye pazarında iş yapış biçimleri köklü bir değişim geçiriyor. Şirketler, küresel rekabette var olmak ve müşteriler tarafından tercih edilmek için kişiselleştirilmiş çözüm ve ürünler elde etmek için önemli adımlar atıyor” dedi.

İş dünyası, ‘Dijital İnovasyon ve Dönüşüm’ konusunun neresinde yer alıyor?  
Her geçen gün daha da akıllanan bir dünyada yaşıyoruz. Akıllı arabalardan, akıllı evlere ve buzdolaplarına, akıllı telefonlardan fabrikalara kadar pek çok alanda artık gelişmiş yapay zekâlardan ve akıllı otomasyonlardan sıkça bahsedilen bir dönem içerisindeyiz. İş dünyasının her noktasında bir veri devrimi yaşanırken bu kadar fazla veriyi ölçekli ve hızlı biçimde değerlendirmek şirketlerin en büyük önceliği haline geldi. Bugün büyük veriyi iyi analiz eden, bulut ve mobil çözümleri güvenli şekilde sunan firmalar ise gerçekten bugün herkesin konuştuğu başarılara imza atıyorlar. 
Bu dijital çağda rekabet etmek için yeniden düşünmek gerekiyor. Kendini farklı kılma yollarını arayan işletmeler her yerde, mobil uygulamalar, mobil ödeme, işaretçiler, sanal veya artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ gibi ürünlerle müşterileri markalarına dijital olarak bağlayan inovasyonlara yatırım yapıyor. Bununla birlikte, bugün inovasyon olan şey yarın standart haline gelebilir. Markaların uzun vadede fark yaratması artık çalışanlar ve müşterileri ile etkileşim kurup iş yapabilecekleri yeni dijital yöntemleri kullanmak için acele eden bir strateji ile hayata geçebiliyor. Bu dijital geçişle gündeme gelen değişiklik, yalnızca müşterileri değil, kuruluşların bünyesini de köklü şekilde etkiliyor.  Günümüzün sürekli değişim yaşanan dünyasında, yeni olan, yeni normal olan haline geliyor. 

‘Dijital Dönüşüm’ kavramının lokomotifi kuşkusuz ‘İnovasyon’. İnovasyon konusunda şirketler nasıl bir yol izlemeli? 
Bu süreçte başarılı olmak için bilgi teknolojilerinin etkin kullanımı; şirket kültürünü dönüştürme; farklı şirketlerle işbirlikleri kurma;  tasarım ve müşteri deneyimine önem verme gibi konular ön plana çıkıyor. Teknoloji ilerlemeye devam ettikçe sektörlerin çoğu için engeller yıkılmaya devam ediyor. Geleneksel şirketler, ekosistemde yeni devrim yaratanların benzersiz rekabetiyle karşı karşıya kalıyor. Bu rekabet, özellikle belirli kesimlere yönelik sunulan basit ancak cazip değer önerileriyle birlikte görülüyor. Bu yeni rakipler, aynı zamanda müşterileriyle benzersiz bir ilişki kuruyor. Bu ilişki, cazip değer önerileriyle başlıyor, teknolojiyle etkinleştiriliyor ve son olarak tasarım yoluyla kullanılıyor. Bu nedenle inovasyon konusunda tasarım, ürün ve teknoloji kullanımı açısından temel unsur, herhangi bir öneri için ise kalıcılık etkeni haline geliyor. Günümüzde bir marka, estetiğini ve özelliklerini uygun bir tasarımla taçlandırmadan varlığını sürdüremiyor. Tasarım, markanın benimsenmesi ve kalıcı olması açısından büyük önem taşıyor. 

‘Dijital İnovasyon ve Dönüşüm’ ile iş dünyası nasıl şekillenecek? Bu temel yapı, iş dünyasının hizmetlerine nasıl yansıyacak?   
Dijital dönüşüm olarak adlandırılan bu süreç içerisinde Türkiye pazarında iş yapış biçimleri köklü bir değişim geçiriyor. Şirketler, küresel rekabette var olmak ve müşteriler tarafından tercih edilmek için kişiselleştirilmiş çözüm ve ürünler elde etmek için önemli adımlar atıyor. Her bireyin dijital dünyada bir iz, yani bir “veri” bırakması gibi, artık nesneler de dijital dünyanın parçası oluyor. Nesnelerin İnterneti diye isimlendirdiğimiz bu süreçte de birçok veri oluşuyor. Doğal kaynakların işlenmesi nasıl onlara değer katıyorsa, verilerin de işlenmesi gerekiyor ve ham verilerin iş için anlamlı bir bilgiye dönüşmesi gerekiyor.

mogul

 

Yukarı