13 Mart 2026
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Ekonomi Son Dakika

Küresel iklim riskine karşı, şirketlerin geçiş planlarına ihtiyacı var

Ernst & Young (EY), 2024 Küresel İklim Riski Barometresi’ni yayımlayarak, dünya genelindeki şirketlerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik stratejileri hakkında önemli bulgulara yer verdi. EY’ın 51 ülkede, 13 farklı sektörden 1400’ün üzerinde şirketi incelediği rapor, şirketlerin iklim risklerine karşı uyguladığı planların yetersizliğini ve bu konuda hızla hareket edilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor.

Ernst & Young (EY), 2024 Küresel İklim Riski Barometresi’ni yayımlayarak, dünya genelindeki şirketlerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik stratejileri hakkında önemli bulgulara yer verdi. EY’ın 51 ülkede, 13 farklı sektörden 1400’ün üzerinde şirketi incelediği rapor, şirketlerin iklim risklerine karşı uyguladığı planların yetersizliğini ve bu konuda hızla hareket edilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor.

Ernst & Young (EY), 2024 Küresel İklim Riski Barometresi’nin bulguları, şirketlerin iklim değişikliği ile mücadele için gerekli eylemleri bir an önce hayata geçirmeleri gerektiğini vurguluyor. Rapor, sadece %41’lik bir oranla şirketlerin iklim risklerini yönetmeye yönelik geçiş planlarının olduğunu ortaya koyuyor. %21’lik bir kesim bu planları geliştirmeyi düşündüğünü söylese de, %38’lik büyük bir grup ise yakın gelecekte böyle bir plan yapmayı düşünmediklerini belirtiyor. Bu durum, küresel çevre hedeflerine ulaşmayı tehlikeye atıyor. EY Küresel İklim Riski Barometresi, şirketlerin iklim değişikliği risklerini tanımlamak, ölçmek ve yönetmek için finansal taahhütlere ve eylem planlarına ne kadar kararlı bir şekilde sahip olduklarını değerlendiriyor. Ancak, pek çok şirketin hâlâ yetersiz bilgi paylaştığı ve planlarını uygulamaya geçirmekte temkinli davrandığı görülüyor.

İklimle bağlantılı beyanlar artıyor, ancak yetersiz

Barometre, şirketlerin iklimle ilgili finansal beyanlarını değerlendiren “İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD)” tavsiyelerine dayalı olarak önemli bir gelişme kaydedildiğini gösteriyor. Geçen yıl ortalama kalite puanı %50 iken, bu yıl bu oran %54’e yükseldi. Ancak bu oran, pek çok şirketin hâlâ detaylı bilgi paylaşmaktan kaçındığını ve şeffaflık konusunda eksiklikler olduğunu gösteriyor. Şirketlerin paydaşlarıyla yeterli düzeyde bilgi paylaşmadığı, bu da çevresel hedeflere ulaşmada büyük bir engel teşkil ettiği belirtiliyor.

Paris Anlaşması’na uygunluk düşük, geçiş planları eksik

Bir diğer dikkat çeken bulgu, şirketlerin Paris Anlaşması’nın iklim hedeflerine uyum sağlama noktasındaki yavaş ilerlemeleri. Şirketlerin sadece %41’i, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve sıcaklık artışlarını sınırlandırmak için geçiş planlarına sahip. Bu oran, özellikle dünyanın en büyük emisyon salan ülkeleri olan Çin (%8) ve ABD (%32) gibi ülkelerde çok daha düşük. Buna karşın, İngiltere ve Avrupa’daki şirketler, sırasıyla %66 ve %59 oranıyla daha fazla geçiş planı benimsiyor. Bu fark, büyük ölçüde ülkelerin uyguladığı düzenleyici yasal mevzuatın etkisiyle açıklanabilir.

Kısa vadeli emisyon hedefleri, uzun vadeli hedeflere engel oluyor

Şirketlerin iklim değişikliğiyle mücadele etmek adına belirlediği emisyon azaltım hedeflerinin çoğu, kısa vadeli hedefler üzerine odaklanmış durumda. Barometre’ye göre, şirketlerin %83’ü 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını azaltma hedefi belirlerken, uzun vadeli hedefler koyan şirketlerin oranı ise %51. Ancak, bu hedeflerin yalnızca %24’ü, Bilim Temelli Hedefler (Science Based Targets) tarafından onaylanmış durumda.

Bu durum, kısa vadeli hedeflerin uzun vadeli hedeflerle uyumsuzluğuna ve gerçekçi geçiş planlarının olmamasına işaret ediyor. EY, şirketlerin bu tür hedefleri bilimsel temellere dayandırarak, kapsamlı bir eylem planı ve finansal taahhütlerle desteklemeleri gerektiğini vurguluyor.

Şirketlerin Atması Gereken Adımlar

Raporda, şirketlerin geçiş planlarını hızlandırmak için atması gereken altı ana adım sıralanıyor:

-Bilimsel hedeflere dayalı ayrıntılı senaryolar geliştirilerek, bu hedeflere ulaşmak için finansal yatırımlar yapılmalıdır.

-İklim değişikliğiyle ilgili risk ve fırsatlar sayısal analizlerle belirlenmeli ve mali tablolara yansıtılmalıdır.

-Riskler ve fırsatlar üzerine harekete geçmek için veriler etkin bir şekilde kullanılmalıdır.

-Sürdürülebilirlik ekiplerine yeterli kaynak sağlanmalı ve yönetim kurulları etkili yönetişim için yeteneklerle donatılmalıdır.

-Kamu sektörü ile sektörler arası iş birliği artırılmalıdır.

-Hükümetlerin düzenlemeleri ve politikaları, özel sektörün geçiş sürecini hızlandırmak için hayati öneme sahiptir.

EY Türkiye İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin, raporun sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu yılki barometre, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik şirketlerin geçiş planlarını bir an önce uygulamaya koymalarının ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor. Şirketler, iklim riskleri ve fırsatları konusunda daha fazla şeffaflık ve eylem göstererek, 2050 net sıfır hedeflerine ulaşma yolunda ilerleyebilirler.”

Pazar engelleri, net sıfır yatırımlarını engelliyor

Özel sektör yatırımlarını hızlandırmak için hükümetlerin güçlü politikalar üretmesi gerektiği de barometrede vurgulanan diğer bir konu. İş liderlerinin %91’i, net sıfıra geçişi bir yatırım fırsatı olarak görse de, yatırım yapma konusunda en büyük engellerin güçlü bir yatırım gerekçesinin eksikliği ve altyapının yavaş büyümesi olduğu belirtiliyor. Özel sektör, hükümetlerin sektöre özgü engelleri ortadan kaldıracak politikalar uygulaması durumunda daha fazla yatırım yapmaya hazır olduğunu ifade ediyor.

Sonuç olarak, EY Küresel İklim Riski Barometresi, şirketlerin geçiş planlarını hızla uygulamaya koymalarının, iklim değişikliğiyle mücadele ve küresel çevre hedeflerine ulaşma adına hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Eylemsizlik, sadece şirketler için değil, tüm dünya için büyük bir tehdit oluşturuyor.

AgeSA 3. Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı

AgeSA, 2050 yılında net sıfır emisyon hedefiyle hazırladığı 3. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Dijitalleşme sayesinde 502 ton CO₂ emisyonu ve 268.510 sm³ su tüketimi önleyen şirket, 1,92 milyon TL finansal tasarruf sağladı. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ile uyumlu 5 yeni ürün ve hizmet geliştiren AgeSA, bu alandaki toplam ürün sayısını 18’e çıkararak SKA bağlantılı ürünlerden elde edilen gelirin toplam gelire oranını %31’e yükseltti.

Şirket, 2050’ye kadar net sıfır emisyon hedefiyle, 2030’da Kapsam 1 ve 2 emisyonlarında %69 azalma sağlamayı amaçlıyor. Ayrıca, Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarının %50’sini sürdürülebilirliğe ayıran AgeSA, kadın çalışan oranını %66’ya, kadın yönetici oranını ise %51’e çıkardı. Şirket, çevresel ve sosyal etki odaklı büyümeye odaklanarak, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı.

ASAŞ’tan Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Yenilikçi Çözüm

ASAŞ, sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunarak çevre dostu üretim süreçlerini benimseyen bir yaklaşım sergiliyor. 2023 yılında geliştirdiği düşük karbonlu alüminyum billet olan NexAL, karbon ayak izini ≤ 4 tCO2e/tAl seviyesinde tutarak dikkat çekiyor. Bu ürün, yenilenebilir enerji ve geri dönüştürülmüş alüminyum kullanılarak üretiliyor ve enerji tüketimini azaltıyor. NexAL, çevre dostu üretim süreçleriyle, inşaat, otomotiv gibi sektörlerdeki sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak isteyen müşteriler için ideal bir çözüm sunuyor. ASAŞ ayrıca, NexAL’in üretiminde şeffaflık sağlayarak çevresel performansı belgelerle destekliyor.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, OSD Kurumsal Soysal Sorumluluk ödülünü aldı

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Otomotiv Sanayii Derneği’nin Kurumsal Sosyal Sorumluluk alanındaki 2024 Başarı Ödülü’ nü, “Toyota Deprem Destekleri” projesiyle kazandı. Proje, 6 Şubat’ta yaşanan depremin ardından oluşturulan komite ile başlayan destek faaliyetlerini kapsıyor.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, depremzedelerin barınma sorunlarından çocukların anaokulu ihtiyaçlarına kadar birçok alanda çözümler geliştirerek, bölgeye önemli destekler sağladı. Proje kapsamında, Hatay ve Kahramanmaraş’ta 72 prefabrik ev ve bir anaokulu inşa edildi, Samandağ Atatürk Anadolu Lisesi’nin hasarlı çatı ve iç alanları onarıldı ve bir etüt merkezi kuruldu.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdürü ve CEO’su Erdoğan Şahin, projenin amacının sürdürülebilir iyilik sağlamak olduğunu vurgulayarak, projelerinin “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” ile örtüştüğünü ifade etti.

ETi, 598 kilogramlık karbon salımının önüne geçti

ETi, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kahve posalarından biyomalzeme üreten Wastespresso ile iş birliği yaptı. Bu iş birliğiyle, ETi’nin İstanbul ofislerinde 578 kilogram kahve posası, geleneksel bertaraf yöntemleri yerine sürdürülebilir biyomalzeme üretiminde kullanılarak çevreye kazandırıldı. Bu sayede 598 kilogram karbon salımı engellendi, bu da yaklaşık 256 litre benzin kullanımının oluşturduğu negatif etkiye ve 2425 metrekare orman alanının korunmasına eşdeğer bir kazanım sağladı. ETi, böylece sürdürülebilirlik stratejisini hayata geçirerek çevresel etkisini azaltmaya devam ediyor.

Kordsa’ya EcoVadis’ten bir altın madalya daha

Kordsa, sürdürülebilirlik alanındaki başarılarıyla EcoVadis tarafından bir kez daha ‘Altın Madalya’ ile ödüllendirildi. Sabancı Holding iştiraklerinden Kordsa, çevre, etik, çalışan ve insan hakları gibi alanlardaki başarılı uygulamalarıyla, dünya çapında 130 binden fazla şirketin değerlendirildiği EcoVadis platformunda ilk %5’lik dilime girerek Altın Madalya aldı. Kordsa, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim unsurlarını bütüncül bir yaklaşımla stratejik planlamalarına entegre ediyor ve bu başarı, şirketin sürdürülebilirlik vizyonunun doğruluğunu pekiştiriyor.

MAN Bus Lion´sCity E-LE

MAN Lion’ın City 12 E LE 2025 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü ödülünü aldı

MAN, Lion’s City 12 E LE modelini “Sustainable Bus of the Year 2025” ödülünü kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Bu ödül, otobüsün alçak giriş tasarımı, esnek kullanım imkânları ve güçlü elektrikli motoru gibi özelliklerinden dolayı verildi. MAN, sürdürülebilir çözümler ve yenilikçi teknolojilere odaklanarak bu ödülü kazandı. Lion’s City 12 E LE, 240 kW’lık merkezi elektrik motoru ve modüler akü sistemi ile çevre dostu bir ulaşım çözümü sunuyor. Ayrıca, MAN DigitalServices ile otobüs filolarının yönetimini optimize etme imkânı da sağlıyor. Bu model, hem şehir içi hem de şehirlerarası taşımacılık için uygun olma özelliğiyle dikkat çekiyor. MAN eBus ailesi, daha önce de diğer modelleriyle ödüller kazanmıştı.

Mavi, sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 8’inci şirketi seçildi

TIME ve Statista’nın birlikte yayınladığı “Dünyanın En İyi Şirketleri – Sürdürülebilir Büyüme 2025” araştırmasında Mavi, 8. sırada yer aldı ve global hazır giyim sektöründe 91,46 puanla lider oldu. Şirketler, gelir büyümesi, finansal istikrar ve çevresel etki kriterlerine göre değerlendirildi. Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, sürdürülebilir kârlı büyüme stratejilerinin Türkiye sınırlarını aşarak global alanda sektöründe öncülük ettiğini belirtti. Mavi, çevresel verilerini şeffaf şekilde açıklayarak CDP Global A listesine, çift A notuyla giren ilk Türk hazır giyim şirketi oldu. Ayrıca, All Blue koleksiyonlarıyla beş kez “En Sürdürülebilir Koleksiyon” ödülü kazandı.

Penti, sürdürülebilirlik yolculuğunda yeni bir başarıya imza attı

Penti, 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımlayarak çevresel ve sosyal sorumluluk hedeflerine yönelik önemli adımlar attığını duyurdu. Şirket, sürdürülebilir pamuk kullanımını %28,22’ye çıkararak %57,3 artış sağladı ve karbon emisyonlarını %11,75 oranında azalttı. Üretimde temiz enerji kullanımını artırarak güneş enerjisinden %16 faydalandı ve yerel tedarikçilerle %84,6 oranında çalışarak karbon ayak izini küçülttü. Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında da ilerleme kaydeden Penti, yönetim kadrosunun %82’sinin kadınlardan oluştuğunu belirtti. Mağazacılık operasyonlarındaki karbon emisyonlarını düşürmeye yönelik projeler ve kadınların toplumsal konumlarını güçlendirme çalışmalarına devam eden Penti, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda toplum ve çevreye katkı sağlamayı sürdürüyor.

Decathlon, düşük karbon ekonomisine odaklandı

Decathlon, 2023 yılına ait Finansal Olmayan Raporlama Beyanı’nı yayımlayarak sürdürülebilirlik hedeflerine olan bağlılığını gösterdi. Şirket, 2023 yılında 15,6 milyar Euro satış geliri elde ederken, kaynakların korunması, döngüsel ekonomi ve çeşitlilik gibi alanlarda ilerlemeler kaydetti. Decathlon, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefiyle hareket ediyor ve son iki yılda karbon emisyonlarını azaltmayı başardı. 2023’te emisyonlar %10 azaldı ve 909.423 ton CO2e salınımı engellendi.

Decathlon, Türkiye’de çevresel dönüşüm sürecine çalışanlarını da dahil etmek amacıyla farkındalık atölyeleri düzenledi ve %76 oranında çevresel hedeflere dahil edilen çalışanlar bulundu. Ayrıca, %100 yenilenebilir enerji kullanan şirket, fazla üretimi önlemek için ikinci el, kiralama ve onarım hizmetlerinden %2,27 gelir elde etti. Çeşitlilik ve kapsayıcılık konularında da önemli adımlar atan şirketin İcra Komitesi’nin %45,5’i kadınlardan oluşuyor. Decathlon Türkiye Sürdürülebilirlik Lideri Güler Çetin, “Decathlon olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, her alanda iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Amacımız, yalnızca ekonomik başarı elde etmek değil, çevresel ve toplumsal etkimizi sürekli iyileştirerek kalıcı değerler yaratmak.” dedi.

Mitsubishi Electric’in güçlü sürdürülebilirlik stratejisi

Mitsubishi Electric, 2050 Çevresel Sürdürülebilirlik Vizyonu kapsamında “net sıfır” emisyon hedefiyle çevre dostu çözümler ve enerji tasarruflu ürünler geliştiriyor. Şirket, sürdürülebilir bir gelecek için “Changes for the Better” sloganıyla global vizyonunu şekillendiriyor ve çevreye duyarlı çalışmalarını sürdürüyor. 2031’e kadar net sıfır sera gazı emisyonu hedefleyen Mitsubishi Electric, döngüsel ekonomi, karbon nötralizasyonu, kapsayıcılık ve refah gibi ana alanlara odaklanıyor. Ayrıca, şirketin çevresel başarıları CDP’nin “A Listesi”nde yer almasını sağladı ve Birleşmiş Milletler’in Karbonsuz Enerji Sözleşmesi’ne katıldı. Türkiye’deki operasyonlarında kadın çalışan oranını artırırken, deprem bölgesine klima bağışı ve üniversite öğrencilere eğitim desteği sağladı. Mitsubishi Electric, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında öncülük etmeyi amaçlıyor.

Wielton, gelecek nesillere çevre bilinci aşılıyor

Wielton, çevre duyarlılığı ve sürdürülebilirlik konularında farkındalık yaratmak amacıyla Galataport’ta Scania ile ortak bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte, Wielton’un yenilikçi Curtain Master dorsesi ve Scania’nın çevre dostu 560S modeli sergilendi. Ayrıca, çocuklar ve yetişkinler için sürdürülebilirlik odaklı workshoplar düzenlendi. Katılımcılar, atık brandalardan çanta yaparak ileri dönüşümü ve yaratıcılığı deneyimlediler. Wielton, 2025 yılı boyunca her dorse satışında doğaya tohum topu atışı yapacak. “Doğanın Sorumluluğunu Taşıyoruz” projesi kapsamında, satılan her dorse için Ecording ile iş birliği yaparak, ecoDrone’lar aracılığıyla tohumlar doğaya bırakılacak. Bu proje, küresel iklim krizine karşı sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.

Sinangil’den özel eğitime anlamlı destek

Sinangil, özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların gelişimlerine destek olmak amacıyla Ahmet Edip Önder Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi ile iş birliği yaptı. Proje kapsamında, okulun mutfak atölyesi için bir yıl boyunca gerekli gıda ürünleri Sinangil tarafından temin edilecek. Ayrıca, Sinangil, öğrencilerin mesleki ve akademik becerilerini geliştirmek için bir pastacılık atölyesi düzenledi. Öğrenciler, Sinangil ürünlerini kullanarak lezzetli tarifler hazırladı ve mutfak becerilerini geliştirdi. Etkinlik sonunda öğrencilere ve öğretmenlere gıda kolileri hediye edildi.

Sinangil, sosyal fayda odaklı üretim anlayışıyla, toplumsal farkındalığı artırmayı ve özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor. Şirket, daha önce çölyak hastaları için Türkiye’nin ilk glütensiz ununu üretmişti ve bu tür projelere devam etmeyi planlıyor.