Ana içeriğe atla

arf

BABA MESLEĞİNDE HEDEFLERİMİZ ÇOK BÜYÜK

26.06.2018 - 10:56

HTG Internatıonal Transport Genel Müdürü Hakan Kaya, “Taşıma, bizim baba mesleğimiz. Babamızın izinden giderek bu firmayı sektörde önemli bir konuma getirdik. Hedeflerimiz çok daha büyük.” diyor.

HTG International Transport (HTG Kayalar Uluslararası Taşımacılık), sektörün önde gelen firmalarından biri. Genel Müdür Hakan Kaya da hizmet kalitesine ve markalaşmaya önem veren vizyoner bir yönetici. Kaya ile firmanın hikâyesini, sektörü ve hedeflerini konuştuk. 

Şirketinizin isminden başlayalım isterseniz. HTG’nin bir açılımı veya hikâyesi var mı?
HTG, üç kardeşin ismi. Hakan, Turan ve Gökhan… Aslında 5 kardeşiz. Diğer iki kardeşim, ailemize ait diğer şirketlerin başında bulunuyor. Ben, Turan Bey ve Gökhan Bey ise HTG Uluslararası Taşımacılık’ın başındayız. UND (Uluslararası Nakliyeciler Derneği) üyesi olan firmamızın geçmişi aslında 1965 yılına kadar uzanıyor. Taşıma, bizim baba mesleğimiz. Babam, emekli tanker şoförüydü. Biz de babamızın izinden giderek bu firmayı sektörde önemli bir konuma getirdik. Hedeflerimiz büyük tabii. Yeni yatırımlarla daha da büyümek istiyoruz.

En çok hangi ülkelere çalışıyorsunuz?
En çok Yunanistan’a çalışıyoruz. Yunanistan’da rekabetçiyiz. Ayrıca Balkanlar’a, Almanya, Macaristan, Polonya gibi Avrupa ülkelerine ve İskandinavya’ya taşıma işi yapıyoruz. 

Filonuz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Filomuzda 30 adet öz malımız olan aracımız var. Tenteli taşıma yapıyoruz. İstanbul Halkalı ve Çatalca’da depolarımız var. Büyük depolarımızda serbest depolama yapıyoruz. Bu yıl sonuna kadar filomuza 30 tane daha yeni araç katmayı planlıyoruz. Bunların 15 tanesini ağustosta, diğer 15 tanesini de kasım ayında teslim alacağız.

Ne tür mallar taşıyorsunuz?
Her türlü mal taşıyoruz. Tekstil de var, hammadde de var. Sıvı yük hariç her türlü taşıma yapıyoruz. Taşıma işinde müşteri memnuniyeti olmazsa olmazımız. İşimizi en kaliteli şekilde yaparak HTG markasını daha güçlendirmek için elimizden geleni yapıyoruz. 

 

BELGESİZ PAZARLAMACILAR DENETLENSİN


Sektör olarak sıkıntılarınız var mı?
Tabii ki var. Sıkıntılarımızdan biri, marketing alanında. Yaşadığım ve gördüğüm kadarıyla pazarlamacı personellerin çalıştıkları firmalara para kazandırmak gibi bir derdi yok. ‘Pazarlama benim elimde. Bu paraları ben kazanıyorum’ düşüncesiyle hareket ediyorlar. Dolayısıyla sektörde böyle bir boşluk var ve operasyonumuzu güçlendiremiyoruz. Bu işler belgelerle de olmuyor. Pazarlamacı diyor ki ‘Nasıl olsa müşterileri tanıyorum. Niye şu firmaya, bu firmaya kazandırayım ki! Ben direkt yaparım.’ diyor.  Bu işler için belge çıkarttılar, evrak çıkarttılar; ama uygulayan yok. Bu işi artık evraksız, merdiven altı yapıyorlar. Firma olarak 30 tane aracımız var. Pazarlamacının da müşterileri var. Pazarlamacı diyor ki ‘Niye araya firmayı sokayım? Doğrudan kendim yapayım, 500 lira firmaya kazandıracağıma 300 lira kendim kazanırım.’ Mantık bu! Sistemde öyle bir boşluk var ki her şey pamuk ipliğine bağlı. Yeterlilik belgesi deniyor ama denetim yok. 

Sektörle ilgili dernekler, kurumlar bu sorunlarla ilgili çalışma yapmıyor mu?
Herkes bunlarla ilgili çalıştığını söylüyor ama değişen bir şey yok maalesef. Yetki belgesi olmadan merdiven altı olarak bu işi yapanlar, sektöre ciddi zarar veriyor. Gerek sektörle ilgili derneklerimiz, gerekse devletimiz, bunlarla ilgili denetimler ve çalışmalar yapmalıdır.

 

MALİYET ARTIŞLARI YETMİYORMUŞ GİBİ CEZALARLA UĞRAŞIYORUZ
 

Mazot fiyatlarının artması ve 3. Köprü’ye yönlendirilmeniz sizi nasıl etkiliyor? 
Şu an sektör olarak mazot fiyatlarının artmasından ciddi etkileniyoruz. Köprülerde de ciddi bir maliyet var. 3. Köprü’ye yönlendirilmemizden dolayı yolumuz 100 kilometre daha uzadı. Zaman kaybımız var ayrıca. Maliyetlerimiz o kadar arttı ki… Derdimizi anlatıyoruz. ‘Önce öde, sonra itiraz et’ diyorlar. Klasik bürokrasi anlayışı. Tüm maliyetlerimizi fiyatlara yansıtamıyoruz. Yabancılarla da rekabet ediyoruz çünkü. Fiyat garantimiz yok. 

Sektörde başka ne tür sıkıntılarınız var? 
Şu an kapılarda T1 (transit işlemlerde kullanılan özet beyan, teminatlı giriş) yaptırıyoruz. Araçların belli bir sürede İpsala Sınır Kapısı’ndan Halkalı Gümrüğü’ne gelmesi gerekiyor. İpsala’dan Halkalı’ya son sürat gelse 5 saat. Ama verilen süre 3 saat. Geç kaldın, ceza! Abartmıyorum, ayda 25-30 bin lira ceza ödüyoruz. Derdimizi anlatamıyoruz. Araçlar antrepolara zamanında gelmiş, memur yok! Memur yok diye sisteme giriş yapılamıyor. Araya cumartesi, pazar giriyor. Pazartesi oluyor, 2 gün, 3 gün ceza! Bugün yine bir ceza geldi 400 küsur lira. Memur arkadaşlarımıza bir sözümüz yok elbette. Bürokrasi ağır işliyor. Çözüm odaklı değil, problem odaklı çalışan sistemin gözden geçirilmesini istiyoruz. Teknolojinin bu kadar geliştiği günümüzde birçok şeyin devreden çıkması gerekiyor. Ayrıca, devletin vatandaşına güvenmesi lâzım. Güvenmediği için bu tür zorluklar yaşıyoruz. Ekonominin en zor çarklarından birinde faaliyet gösteren bizler de ülkemize, devletimize faydalı olmaya çalışıyoruz. Devletimizden, bürokrasiden işlerimizi kolaylaştırmasını istiyoruz.

 

BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ
 

Dövizdeki ani yükselişler ve seçimle ilgili düşünceleriniz nedir?
Seçimin erken olması sektör için çok iyi oldu. Dövizdeki ani yükselişler nedeniyle önümüzü göremiyorduk. Seçimden sonra her şeyin normale dönmesini bekliyoruz. İnşallah önümüzü göreceğiz, 4-5 yıllık planlar yapıp ona göre yatırımlarımızı gerçekleştireceğiz. Bileceğiz ki bu hükümet ülkeyi şu kadar yıl yönetecek. Ama şu döviz artışlarıyla malımızın yarısı gitti! Sorun değil. Ülke normale dönünce kendimizi toparlayıp yolumuza devam ederiz.   

Son olarak, hedefleriniz neler?
HTG bir markadır. Yatırımlarımızla, hizmet anlayışımızla bu markayı güçlendirmeye devam edeceğiz. Yeni araç alımlarımızla da filomuzu daha da zenginleştirip büyümemizi sürdüreceğiz. Küçük düşünmek de, büyük düşünmek de aynı zekâyı ister; farklı bir zeka istemez. Onun için hep büyük düşünmek lâzım.

yy

yyy

Yukarı