Ana içeriğe atla

rize

Daha az risk…

20.07.2017 - 11:59

Yalnızca Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmalara hizmet veren MOS Lojistik, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin Aliağa Limanları, İzmir Liman ve Depolar bölgelerinin yıllık ortalama 180 bin adet konteyner taşıma trafiğinin mevcut TCDD demiryolu altyapısı ve bölge limanlarının mevcut hizmet durumuyla yüzde 34’lük hacmini karşılayabiliyor.

Bu ayki sayımızda demiryolu taşımacılığına odaklanarak firmalardan demiryolu nakliyesine yönelik görüşler aldık. Bunlardan biri de Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmalara hizmet sunan MOS Lojistik… Bizleri kırmayarak sorularımızı yanıtlayan Manisa Organize Sanayi (MOS) Lojistik Genel Müdürü E. Arda Erman, demiryolu taşımacılığının en önemli üstünlüğünü şu şekilde açıkladı: “Demiryolu taşımacılığının karayolu taşımacılığı karşısında tonaj ve hacimli mal taşınabilme üstünlüğü vardır. Hava şartlarından da etkilenmeyerek çevreci ve güvenli bir taşıma modu olması da sosyal üstünlüğüdür. Ayrıca her çeşit risk değerlendirmesi ve analizlerinde karayolu taşımacılığına oranla çok daha az risk içermektedir.”

ÖNGÖRÜLEMEYEN MALİYETLERE BÜYÜK KAZANIMLAR
İhracatçı ve ithalatçı firmalara demiryolu nakliyesi ile ilgili öneri ve tavsiyeler getiren Erman,  “Demiryolu taşımacılığı; depo yönetimleri ve üretim süreçlerinde planlı hareket edebilen firmalara limanlarda ardiye ve karayolunda araç bekleme gibi öngörülemeyen ilave dahili maliyetlerinde büyük kazanımlar getirmektedir” dedi.  

EN ÖNEMLİ SIKINTI BÜTÜN LİMANLARA DOĞRUDAN DEMİRYOLU BAĞLANTISI BULUNMAYIŞI
Demiryolu taşımacılığında yaşanan önemli sıkıntıları dile getiren Erman, “Üretim tesislerine ve bütün limanlara doğrudan demiryolu bağlantısı bulunmayışı, sürekli şekilde tamamlayıcı karayolu aktarma hizmet alımını ve ilave ekipman ve personel ihtiyacını zorunlu kılarak, demiryolu taşıma avantajlarına ilave finansal yük getirmekte ve karayolu taşımacılığı karşısında ki gücünü ve rekabetçi yapısını kırmaktadır” dedi. 

DEMİRYOLU AĞI KARAYOLUNUN ÜZERİNDEKİ YOĞUNLUĞU ALABİLECEK DURUMDA DEĞİL!
Ülkemizin, bulunduğu olağanüstü coğrafi konum ve son yıllarda gerçekleştirilen dev yatırımlar ile önemli bir lojistik merkez halinde bulunduğunu belirten Erman, ancak mevcut demiryolu ağının karayolu üzerindeki yoğunluğu alabilecek durumda olmadığını da dile getirdi ve sözlerine devam etti: “Organize Sanayi Bölgemizin gösterdiği farkındalık gibi iltisak hat yatırım maliyet yükü kamu üzerinden alınarak, yükü yoğun bölgelere, ara bağlantı noktalarına entegre lojistik yük toplama ve aktarma merkezleri kurarak, ana hatlarda ki taşımaları karayolu üzerinden demiryoluna aldıktan sonra sadece kısa mesafe yük aktarma ve dağıtımları karayolu üzerinden gerçekleştirilebilirse çevreci, güvenli, tonaj ve hacim gücü getiren demiryolu kullanımı arttırılabilinir.
Burada önemli olan kamunun destekleyici-denetçi, özel sektörün ise yatırımcı-yönetici pozisyonları üstlenmesidir. MOS Lojistik gibi kar amacı gütmeyen fakat özel sektör zihniyetiyle hareket eden iktisadi devlet teşekkülü mantığında özel bir statüde bulunan lojistik merkezler sonuna kadar desteklenmelidir. Ulaşım dahilinde demiryolu ağı stratejik ve lojistik üstünlüğünden dolayı her daim milli kalmalıdır. “

rize

 

Yukarı