Ana içeriğe atla

http://www.alltrans.com.tr/

TÜRKİYE-İNGİLTERE DENİZ HATTINA JGL DAMGASI

18.12.2020 - 10:20

John Good Logistics (JGL), İngiltere’ye açtığı direkt hat ile Türkiye-İngiltere arasında komple konteyner taşımacılığının yanı sıra haftalık düzenli parsiyel konteyner servisi ile hizmet sağlıyor. İki ülke arasında karayolu taşımacılığına alternatif oluşturduklarını söyleyen JGL Genel Müdürü Levent Aydinç, hizmetleri ve dijital dönüşüm süreçlerini anlattı.

Levent Bey, öncelikle sizleri tanıyabilir miyiz?

1971 yılında İzmir Karşıyaka’da doğdum. Orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra, Çukurova Üniversitesi İ.İ.B.F.’den 1995 senesinde mezun oldum. Mezun olduktan hemen sonra 3 yıl boyunca İngiliz acentede görev yaptım. 1998'ten 2003'e kadar ise Arkas Denizcilik bünyesindeki birçok gemi acentesinde görev aldım. 2003 yılında İzmir’de kendi şirketim olan Punta Denizciliği kurdum.

John Good ailesi ile ortaklığınız nasıl oldu?

1833 yılında kurulan John Good Shipping&Sons çatısı altında birçok şirket yer alıyor. John Good, Türkiye pazarına 2006’da şirketim Punta Denizcilik’e ortak olarak adım attı. O tarihten bu yana John Good ile ortak olarak çalışıyoruz. Şirketimizin ismi, grup şirketinin 175'inci kuruluş yılı olan 2008'de John Good Denizcilik, 2020’nin başında ise John Good Logistics adını aldı. Halen JGL Genel Müdürlük görevine ve grup içerisinde Yönetim Kurulu Üyeliği'ne devam ediyorum.

14 yıllık ortaklığınız boyunca nasıl bir gelişim gösterdiniz? Şu an hedeflerinizin neresindesiniz?

JGL olarak bünyemize her yıl kattığımız şirketlerle büyümeye devam ediyoruz. Yatırımlarımızı ise doğru firmalara yaparak emin adımlarla ilerliyoruz. Yani ortaklık yaptığımız şirketlerin büyüklüğü değil, potansiyeli bizim için önemli. Farklı hizmetler ve çözümler üretebileceğimiz firmalara odaklanıyoruz. Bundan dolayı da hep uzun vadeli planlamalar üzerine kurulu bir stratejimiz var. Uzun vadeli planlarımızda depo ve gemi acenteliği konusunda yatırımlar yer alıyor.

Büyük partnerimizin çok tecrübeli olması, bizlerin de kısa vadeli projelerden çok, uzun vadeye yayılmış proje ve hedefler peşinde koşmamızı sağladı. Merkezimizin kredi değerlendirmesinde, değerlendirmeyi yapan kurumdan daha yüksek kredi notu bulunması, finansal ve operasyonel olarak uzun vadeli planlamanın ne kadar önemli olduğunu bizlere gösterdi. Şu an hedef pazarlarımızda işlem hacimlerimizi artırmak için çaba sarf ediyoruz.

Biraz da lojistik faaliyetlerinize temas edelim. Hizmetlerinizde hangi alanlara yoğunlaşıyorsunuz?

İngiltere’de Macs, Opdr, Unithai, Hyundai, Euroafrica ve NCL hatlarında yetkilendirilmiş gümrük acentesi olarak hizmet veriyoruz. Sistem olarak Brexit’e de hazırız. Bunun yanında forwarding olarak diğer bütün global hatlar ile farklı bölgelerde çalışıyoruz. Partnerlerimizin büyük çoğunluğu da John Good gibi gemi acenteliği yapan firmalardan oluşuyor. Acentelerimizin depo, gümrük ve taşıma gibi konularda hem tecrübeleri hem de imkanları oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor. JGL olarak, konteyner parsiyel servisimizle müşterilerimize hizmet sağlıyoruz. İstanbul ve İzmir’den çıkan direkt İngiltere parsiyel servisimizde, istenirse malların İngiltere’de gümrük işlemlerini tamamlayıp, palet bazında farklı bölgelere dağıtımını sağlıyoruz. İstenirse gümrükten malları, vergi ve KDV’lerini ödeyerek çıkartıp, istenilen saatte alıcı hiçbir işlemle uğraşmadan teslimat yapabiliyoruz. İngiliz merkezli olduğumuz için İngiltere pazarında güçlüyüz. Kendimize ait depolarımız, antrepolarımız ve araçlarımızla sorunsuz teslimat yapıyoruz. Bölgede çok uzman bir kadromuz var. 14 yıldır bölgede henüz bize rakip çıkmadı.

Peki pandemi sürecine nasıl ayak uydurdunuz? Bu zorlu süreçte ne gibi önlemler aldınız?

Pandeminin sektöre etkisini düşündüğümüzde çok şanslı bir şirketiz. İngiltere merkezimiz bundan 10 sene önce kargo malzemeleri için anlaşma yapıp grup şirketlerinin hepsinde cargowise sistemini kullanmaya başladı. Biz de bu sisteme bağlı olarak yazılım sürecini tamamladık. 2018'e geldiğimizde teknolojik altyapı olarak hazırlıklıydık. Salgının başlamasıyla birlikte ofislerimize geçmek bizim için hiç de zor olmadı. Yani bu sürece hazırlıklı yakalanmıştık. Personelimizin işe kaçta gelip gittiği değil, üretmiş olduğu işe bakıyoruz. Pandemi öncesinde de esnek çalışıyorduk. 11 Mart'ta ofislerimizi kapattığımızdan bu yana çalışma verimliliğimizde hiçbir azalma olmadan işimize devam ediyoruz.

Dijital dönüşüm artık şirketlerin olmazsa olmazı. Teknolojik dönüşüm adına hangi adımları atıyorsunuz?

Dijitalleşmeye sadece şirketimizin değil, müşterilerimizin de adapte olması gerekiyor. Artık bir evrakın çıktısını alıp onu kargo ile müşteriye gönderme dönemi çok gerilerde kaldı. Ancak bu şekilde çalışan, dijitalleşmeye ayak uyduramayan müşteriler çıkabiliyor. Örnek varmak gerekirse sistem artık şuna döndü; Perkins Engine'nin dünyanın farklı bölgelerinde bulunan 64 tedarikçi firması var. Bütün bunların mallarını felixstowe depomuza barkod sistemi ile alıp, 2 aylık stok seviyesini koruyarak, bir sonraki gün üretime girecek malları fabrika üretim bantlarına teslim ediyoruz. Online olarak tedarikçiler stok seviyelerini ve depodan çıkan mallarını kontrol ederek hem faturalarını düzenliyorlar hem de bir sonraki sevkiyatlarını planlıyorlar. Böyle bir sistemde dijitalleşmek zorundasınız.

Şu an sektördeki lojistik firmaları tamamen dijital altyapılarını güçlendirmeye yoğunlaşmış durumda. JGL olarak ayrıca gemi acentelerimiz ile yürüttüğümüz işlemlerin yüzde 90'ını dijital ortamda yürütüyoruz.

Son olarak sektörün Türkiye’deki durumunu ele alalım. Sektörde yaşanan en büyük sorun sizce nedir?

JGL olarak Avrupa’nın birçok merkezinde ofislerimiz var. Türkiye ile Avrupa'yı kıyaslayacak olursak aradaki en büyük fark, orada sektör temsilcileri, STK’lar ve kamu kurumları çerçevesi net olarak çizilmiş bir ortamda sağlıklı bir çalışma yürütüyorlar. Türkiye'de UND, UTİKAD gibi derneklerimiz var. Ancak bu derneklerin devlet tarafından bazı konularda yetkilendirilmesi gerekiyor. Örneğin İngiltere'de forwarding hizmeti veriyorsunuz. Ancak kategori dışında bir iş yaptınız. Bu durum ortaya çıktığında şirketinizin imza yetkileri 10 yıl boyunca elinizden alınıyor. Artık sektörde çalışma imkanınız artık kalmıyor. Türkiye'de de kurallar bu şekilde net bir çerçeve ile çizilirse o zaman sektörde herkes kendine çeki düzen vermiş olacaktır.

GALATA

Yukarı