Ana içeriğe atla

itt

Deniz taşımacılığı ve lojistik çözümler

09.03.2018 - 18:13

Deniz taşımacılığı, gerek hacim olarak gerek ton-mil olarak toplam taşımacılık potansiyeli içinde en büyük payı alan taşıma şeklidir. Yapılan araştırmalar, 2016 sonu itibarıyla 11.1 milyar ton malzemenin denizyolu ile taşınmakta olduğunu ortaya çıkartmıştır. 2000 yılı baz alınarak yapılan bir araştırmada, tanker kapasitesinin yüzde 86, dökme yük kapasitesinin yüzde 177, konteyner kapasitesinin yüzde 287, kuru yük kapasitesinin yüzde 12 ve yolcu gemisinin yüzde 22 arttığı görülmektedir. 
Yukarıdaki çalışma, konteyner taşımacılığının beklenmedik oranda artmakta olduğunu göstermektedir. Bunun bir nedeni de lojistik sektörünün büyümesi, küreselleşme etkisiyle kapıdan kapıya taşımanın önem kazanmış olması ve intermodal taşımanın gelişmeye başlamasıdır.
Konteyner yüklemesine olan talep gemilere olan talebi artırmış ve daha büyük gemiler inşa edilmeye başlanmıştır. 2003 yılı itibarıyla toplam konteyner gemi sayısı 2 bin 900 adet iken, 2017 yılında bu sayı 5 bin 147’ye ulaşmıştır.
Artan konteyner talebi, bu gemilerin yanaşacağı limanların da kapasitelerini artırmıştır. Limanların kapasiteleri değişmiş ve 2016 yılında Şangay Limanı 37.1 milyon, Singapur Limanı 30.9 milyon, Shenzen Limanı 24 milyon TEU (34 metreküplük hacme sahip konteyner) elleçlemiştir. Bu rakamların her biri, ülkemizde bir yılda tüm limanlarda elleçlene konteyner sayısından 3-4 kat fazladır.

AVRUPA DA DENİZİ TERCİH EDİYOR
Avrupa Birliği içinde taşımaların yüzde 42’sinin deniz ve su yolları ile yapıldığı düşünüldüğünde, Avrupa limanlarının da büyük potansiyele sahip oldukları görülmektedir. 2016 yılı rakamlarına göre Rotterdam Limanı 12.23 milyon, Antwerp Limanı 9,65 milyon, Hamburg Limanı da 8,82 milyon TEU elleçleyebilmektedir. Avrupa Birliği, üye ülkeler arasındaki taşımaların intermodal veya kombine taşımacılığın teşvik edilmesiyle demir ve deniz yollarına aktarılmasını hedef olarak belirlemiştir. Bu amaçla proje kredileri vermekte ve destek çalışmaları yapmaktadır.
Ülkemizde ise ülke içindeki nakliyenin sadece yüzde 3’ün altındaki bir bölümü denizyoluyla taşınmaktadır. Denizyolu ile iç sularda konteyner taşıması, Karadeniz limanlarındaki ufak taşıma dışında yapılmamaktadır. 
Konteyner taşımacılığı uzak mesafelerde, kıtalar arası taşımacılıkta olabildiğince büyük gemilerle yapılması gereken bir taşıma şeklidir. Gemiler büyüdükçe birim konteyner başına düşen taşıma maliyeti azalmakta ve taşımacılık ucuzlamaktadır. Buna karşılık kısa mesafelerde büyük gemilerin kullanılması ekonomik olmamaktadır. Kısa mesafelerde konteynerler, daha az kapasiteli, feeder denilen küçük gemilerle taşınmalıdır. Bu taşıma şekli de yakın yol deniz taşımacılığını ortaya çıkartmaktadır.

YAKIN YOLA YATIRIM YAPANLAR KAZANACAK
Sadece kuru yüklerde değil, konteynerlerde de yakın yol taşımacılığı sistemi kullanılmalıdır. Kullanılacak küçük gemilerin aktarmaya alınması amacıyla, büyük gemilerin aktarma yapacağı limanlara ihtiyaç duyulmaktadır. İskenderun, Mersin, İzmir, İstanbul Ambarlı ve Körfez limanları bu çalışmaya uygundur. 
Yakın yol deniz taşımacılığı, bir diğer adıyla ‘short see shipping’, intermodal taşımacılığın bir parçasını oluşturmaktadır. Küçük limanlara boşaltılabilen konteynerler, treylerler, kuru yükler tekrar demiryolu veya karayolu için tekerlekli araçlara yüklenerek tüketim noktalarına getirilmektedir. 
Ülkemizde yakın yol deniz taşımacılığını kendisine iş kolu seçen ve bu konuda yatırım yapanlar, gelecekteki tedarik zinciri içinde en büyük payı alacak kuruluşlar olacaktır.
Yakın yol taşımacılığının avantajlarını şöyle sıralayabiliriz:
-En ucuz taşıma şeklidir.  
-Yakın mesafelerde demiryolu ve karayolu kadar hızlıdır. 
-Kara yolları ile ilişkisi olmamasından dolayı en güvenli taşımadır.
-Başlangıç ve bitiş zamanları belirlidir.
-Çevre kirliliği yaratamamaktadır. 
-Enerji sarfiyatının büyük olmaması nedeniyle maliyetleri azaltır.

mogul

 

Yukarı