Ana içeriğe atla

arf

Ekonomik krizlerde lojistik sektörü için fırsatlar

06.11.2018 - 17:51

Gülşen Yelkenkaya

Ekonomik krizler lojistik sektörü için de korkulu rüyadır. Lojistik gibi bütün sektörlere hizmet veren bir iş kolu, dolaylı olarak bu sektörlerdeki krizler nedeniyle etkilenmekte, küçülmekte, kâr marjları azalmakta, hatta finansal sıkıntılara girmektedir. Sektör, içinde bulunduğumuz ve bir süredir geliyorum diye mesajlar veren ekonomik krizde artan kurlar, enflasyon oranları, yüksek faizler nedeniyle yaşamasını sürdürmeye çalışmaktadır.

 

Ekonomik krizler, risklerinizi önceden belirlemediyseniz, tedbirlerinizi almadıysanız lojistik sektörünü de çok zor durumda bırakacaktır. Kurumsal şirketler, kriz senaryolarını önceden belirleyen, riskleri hesaplayan ve tedbirlerini önceden alabilen şirketlerdir. Lojistik sektöründe de az sayıda şirket ekonomik krizlerin geleceğini önceden haber almış, tedbir için zaman ve fırsat bulabilmiştir. Çoğu şirket ise krizin çabuk geçeceği varsayımıyla tedbirde geç kalmış ve birer birer konkordato talebinde bulunmaya başlamıştır. Bu şirketler için artık geç kalınmıştır. Yapacağımız çalışma, krizi atlatabilecek şirketlerin gelecekte nelerin beklediği çalışması olacaktır.

 

Krizler, salgın hastalık gibidir. Vücudu zayıf olan canlıların yaşama şansı olmayacağı gibi güçlüler için de bir fırsat olarak görülmektedir. Krizin bitiminde bir süre hastalığı yaşamış bile olsalar, bir hastalığı daha atlatan antikorlarla güçlenmiş bir vücuda sahip olacaklardır.

 

FİRMALAR BU DÖNEMDE NE YAPMALI?

 

Karamsarlığa kapılmak işin en kolayıdır. Zor olan, bu krizi nasıl atlatacağımız ve kriz sonrası ayakta kalanları nasıl fırsatların bekleyeceğini ortaya koymaktır. Ekonomik krizler bir süre sonra bitecektir. Bu dönem sonunda müşterilerini kaybetmeyen, yaptıkları işlerin kalitesini düşürmeyen, sağlıksız çalışan yüklerinden kurtulabilen şirketler için gelecek çok parlak olacaktır. Her şeyden önce rakipler azalmıştır. Piyasadan çekilmek zorunda kalan rakipler yaşayabilen firmalar için pazar paylarının artmasına, ölçeklerin büyüyerek kârlılıklarının artmasına, kârsız operasyonlardan kurtulmalarına fırsat sağlayacaktır.

 

Yapılması gereken ölçek küçültmektir. Büyümenin bir süre durması işlerimizi olumsuz etkilemeyecektir. Zayıf dallarımızın kesilmesi, kârsız şubelerin azaltılması, verimsiz çalışanların yükünün ortadan kaldırılması, sağlam elemanlarımızın iş yükü olmasa bile eğitimlerle güçlendirilmesi, yeniden yapılanma ve verimliliği artırma çalışmaları yapılması, müşterilerimizle daha sık temas kurulması, gereksiz yatırımlarımızdan kurtulmak yapılacak çalışmalardandır.

 

Öz mal depolarımızın satılarak aynı iş yerinde kiracı olarak çalışmak da çok tercih edilen bir uygulamadır. Şirkete taze para girişini sağlamakta ve borç ödeyemez duruma düşmemizi engellemektedir. Aynı şekilde bazı şirketlerde öz mal taşıma araçları da iş garantisi verilerek satılabilmektedir. Banka kredilerimizin yeniden yapılandırılması, uzun süreli ödemesiz periyotlar istenmesi, kur riskini azaltmak için hizmet satış fiyatlarımızın TL/yabancı para karşılığı kontratlara çevrilmesi de düşünülmelidir.

 

Maliyetlerimiz üzerinde bir ABC (activity based costing) çalışması yaparak kârsız, hatta zarar veren müşterilerin de elenmesi yapılacak olan çalışmalardan biridir. Depolarımızda verimlilik çalışması yaparak mevsimselliğin yarattığı farklı eleman talebinin iş yükünün çok olduğu dönemlerde dış kaynaktan destek elemanı alarak karşılanması da önerilmektedir.

 

Yurt içinde meydana gelen ekonomik kriz yurt dışında aynı şekilde hissedilmemektedir. Araç yatırımlarının Bulgaristan, Gürcistan, Romanya gibi ülkelerdeki ucuz fiyat ve kredi maliyetleriyle karşılanması da düşünülecek çalışmalar içindedir. Bunu ortaklık, şirket satın alma, hatta yeni şirket kurma yöntemiyle sağlayan şirketler de söz konusudur.

 

İç pazardaki talep azalması, dış pazarlarda pazarlama çalışmalarıyla telafi edilebilecektir. Bu dönemlerde pazarlama faaliyetlerine ağırlık verip karamsarlığa kapılmamak gerekmektedir.

yyy

Yukarı