Ana içeriğe atla

arf

Finansal piyasalara bakarak ekonomideki gidişatı anlamak her zaman mümkün mü?

11.12.2018 - 16:15

Mahfi Eğilmez

Mahfi Eğilmez

Bugünlerde pek çok kişi, “Ekonomi kötüye gidiyor deniyor ama kur ve faiz düşüyor ne dersiniz?” diye soruyor. Gerçekten de son haftalarda TL değer kazanıyor ve faizler de düşüyor. Borsa endeksi ise pek değişmiyor.

 

Büyük olasılıkla kur ve faizdeki düşüşler bir süre daha devam edecek. Buna karşılık o süre içinde BIST 100 endeksi, iniş çıkışlarla devam ederek bu düzeylerde kalmaya devam edecek.

 

Finans piyasalarını temsil eden grafiklere topluca bakarsak olumlu bir gidişi gözlemleyebiliriz. BIST 100 endeksinin bu gidişe tam olarak ayak uyduramamış olmasını da kısmen hisse senedi piyasasının reel ekonomiye daha bağlı bir piyasa olmasıyla açıklayabiliriz.

 

Ekonomiye daha uzun bir zaman aralığında bakmak gerekiyor. Çünkü finans piyasalarında kısa vade 1 gün ile 1 ay arasındaki dönemi kapsar. Finans piyasalarında 6 ay orta vade, 1 yıl uzun vadedir. Oysa ekonomide kısa vade 1 yıla kadar, orta vade 5 yıla kadar olan süreyi, uzun vade ise 5 yıldan ötesini ifade eder.

 

Son bir yılın ekonomideki görünümü özetle şöyledir: Sanayi üretiminde büyük gerileme… İşsizlik oranında yılın ilk dönemindeki düşüşe karşılık sonrasında yaşanan artış… Enflasyon oranlarında yükseliş ve son ayda hız kesişi… Cari dengede yılın ilk dönemindeki artıştan sonra ortaya çıkan düşüş…

 

CİDDİ BİR BÜYÜME DÜŞÜŞÜ GELECEK

 

Görüleceği gibi ekonomideki gidiş, finans piyasalarındaki gidişten çok farklı bir görünüm sunuyor. Sanayi üretimi tepe taklak giderken işsizlik ve enflasyon artıyor. Cari açıktaki düşüş ise sanayi üretimindeki düşüşle birlikte düşünüldüğünde olumlu olmaktan çok olumsuz bir gidişin göstergesi olarak çıkıyor karşımıza. Bu ikisinin ardından ciddi bir büyüme düşüşü gelecek.

 

Finans piyasaları elbette ekonomideki yansımaları kapsar ama ekonomide olup bitenlerin tam olarak ortaya çıkması zaman alır. Mesela; kurlar ve faizler her gün, her an birçok şeyden etkilendiği için sürekli değişim içindedir. Buna karşılık sanayide ne olup bittiğini anlamamız için bir ayın tamamlanması gerekir.

 

Konu büyüme verilerine gelince gecikme çok daha fazla olur. Mesela; sanayi üretimindeki bu düşüşün, işsizlikteki artışın ve cari açıktaki düşüşün büyümeye ne kadar etki yaptığını büyüme verisi geç açıklandığı için tam olarak çok sonra algılayabiliyoruz. 

 

Unutmamak gerekir ki kurun ve faizin aylarca çok yüksek seyretmiş olmasının ekonomi üzerinde yarattığı tahribatın etkisi öyle kolay kolay geçmez.

arf

Yukarı