Ana içeriğe atla

aaa

Hükümet yatırım ve istihdamı teşvik edecek adımlar atmalı

12.06.2019 - 16:35

Bilindiği gibi genel olarak dünya ekonomisinde bir yavaşlama söz konusu. Ekonomi araştırma otoriteleri küresel büyüme oranının 2019’da yüzde 3,3 ile sınırlı kalacağını öngörse de yine de büyüme bekleniyor. Nitekim bu oran 2018 yılında 3,6 olarak açıklanmıştı. Tabloya makro açıdan baktığımızda görüyoruz ki yalnızca Türkiye değil, dünya ekonomisinde de bir yavaşlama mevcut. Tabi ki de ekonomimizi bu yavaşlamaya bağlamamamız gerekiyor. 2019 yılının ilk çeyreğini seçim belirsizliğinin etkileri ile geçirdik ki bu seçim olan her ülkede yaşanan, olası bir etki. Esas bundan sonrası doğrudan hükümetin izleyeceği ekonomik politikalara bağlı olarak değişecektir. 

ÜLKEYE SICAK PARA GİRİŞİ OLMALI
Öncelikli olarak sıcak parayı çekmemiz gerekiyor. Sıcak paranın katkısı hem yeni yatırım ve iş sahalarının gelişmesi, hem de döviz kurlarının dengelenmesi konusunda bizim için büyük önem taşıyor.  Bunun yolu da tutarlı bir ekonomi ve güvenilir bir yatırım ortamından geçiyor. Yabancı yatırımcının ülkemize sıcak para girişi sağlamasının şüphesiz en önemli gerekliliği ekonomiye olan güvenin artışına bağlı. Hükümetin özellikle mal, teknoloji ya da hizmet üreten sektörlere karşı yatırım ve istihdamı teşvik edecek acil adımlar atması, yeni destek paketleri ve vergi avantajları sağlaması bu dönemde kurtarıcı bir etken olacaktır. Yavaşlamayı kontrol altına almanın yolu üretimi ve istihdamı teşvik etmekten geçiyor ve bu doğrultuda başta sanayi, perakende, teknoloji olmak üzere özel nitelikteki bu sektörlere destek olabilecek bir ekonomik planlama ile küresel krizin etkilerinden en az düzeyde etkilenebileceğimizi düşünüyorum.  
YIL SONUNA DOĞRU ENFLASYON ORANI DÜŞÜK OLABİLİR
Enflasyona da ciddi anlamda dikkat edilmesi gerekiyor, bilindiği gibi yüzde 19’lara varan rakamları gördük ancak 2019 yılı için planlanan ya da planlanacak ekonomik politikaların yardımı ile yıl sonuna doğru daha düşük enflasyon oranı duyacağımızı tahmin ediyorum. Seçim ve enflasyon oranı stresini yaşayan tüketiciler taleplerini beklemeye almış durumda, yabancı ve yerli yatırımcılar ise kenardan durumunu izleyip değerlendirme yapmakla yetiniyorlar. Ancak beklemede kaldıkları bu dönemden 2019 yılının ikinci yarısında çıkmaları muhtemel. Bu hareketliliğin yaratılması için ekonominin can suyuna ihtiyaç duyduğu, stresin bir an önce yerini güven ve huzur ortamına bıraktığı bir dönemden geçiyoruz. Özetle 2019 yılının ikinci yarısı ekonomimiz için çok önemli bir dönem olacaktır. Tüm piyasayı canlandırıcı önlemler bu döneme odaklanmalıdır. 

YENİ İSTİHDAM ALANLARI OLUŞTURULMALI
Perakende sektörü açısından baktığımızda piyasayı canlandıracak unsurların başında gelen; açılan yaz turizmi sezonu, yeni havalimanının sunduğu devasa alışveriş arzı, AVM kiralarının TL ile alınması, yeni kontratların ciro üzerinden yapılması gibi gelişmeler umut verici.  Bu ivmeyi daha yukarılara taşımak için yabancı alıcıları daha fazla ülkemize çekmek, yeri alıcının da alım gücünü yeni istihdam alanları yaratarak artırmak gerekiyor. Özellikle yerli alıcının talebini zayıflatan etmenlerin başında gelen döviz kurlarındaki ve faizlerdeki dalgalanmanın bir an önce önüne geçilmesi gerekiyor. E-ticaretin hızlı gelişimi de gerek B2B, gerekse B2C alanda yeni pazarlara açılmak için önemli bir fırsat olarak karşımıza çıkıyor. 

arf

Yukarı