Ana içeriğe atla

itt

Limanlar ve DryPort’lar

16.04.2018 - 15:44

Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili olması ve sahip olduğu boğazlar sebebiyle deniz yolu taşımacılığında önemli bir rekabet avantajına sahip. Dünya ticaretinin küresel hale gelmesiyle ülkeler ve kurumlar arasındaki ticarette ölçekler büyüdü, rekabet arttı. Artan rekabet ve azalan kâr marjlarıyla lojistik maliyetlerinin azaltılması, süreçlerin hızlandırılması söz konusu. Lojistik hizmetlerin geliştirilmesindeki yöntemlerden biri de intermodal (yükün birden fazla noktaya birden fazla taşıma modeliyle taşınması) taşımanın artırılması, demiryolu ve denizyolu taşımacılığının geliştirilmesi. Denizyolu taşımacılığı çoğunlukla İstanbul, İzmit, İzmir, İskenderun, Mersin ve Samsun limanlarından gerçekleştiriliyor.
TÜİK verilerine göre, 2017’de toplam ihracat ve ithalatın yüzde 58’i denizyoluyla gerçekleşti. Denizyolu daha çok ham petrol, maden, çimento, demir-çelik, hububat, sıvı ürünler, kimyasal malzemeler, otomobil gibi büyük hacimli, bozulma tehlikesi olmayan ürünlerin taşınmasında kullanılırken; yüzyılımızın en hızlı artan yeni metodu konteyner taşıması da bu gruba girmektedir. Su üzerinde taşımanın sadece limanlar arasında yapılması, bu taşımaların ardına karayolu, demiryolu, havayolu ve boru hattı gibi diğer taşıma türlerin eklenmesi zorunluluğunu getirmektedir.
Ülkemizde Mersin, Haydarpaşa, Samsun, Tekirdağ ve diğer örneklerde gördüğümüz gibi limanlarımız şehirlerimizin kenarındaki boş alanlarda inşa edilmiştir. Zamanla şehirlerin liman yönünde büyümesiyle de yerleşim yerlerinin içinde kalmışlardır. Liman arazilerinin kamu tarafından çeşitli nedenlerle daraltılması yanında artan iş yükü, arka alanlarının yetmemesi sorununu ortaya çıkmıştır.

YETERSİZ LİMANLARA ÇÖZÜM ‘DRYPORT’
Limanların arka alanları liman veriminin ölçüsü olarak değerlendirilmekte ve en büyük dar boğaz olarak karşımıza çıkmaktadır. Deniz doldurularak liman elleçleme alanı yaratılması son derece pahalı bir metot olup çeşitli kamusal engellere tabidir. Liman arka alanlarının yetersizlik sorunları ‘DryPort’ (Kuru Liman, İç Liman) dediğimiz sistemlerle çözülmektedir. 
DryPort’lar, deniz kenarında olmayan ancak limana karayolu veya demiryolu ile bağlantısı olan, limana gelen veya limandan gidecek olan yükler için aktarma merkezi olarak kullanılan, intermodal kara terminalleri olarak bilinmektedir.
DryPort’lar, taşınan ürünler için depolama, yük konsolidasyonları, yük ayrıştırmaları, gümrük hizmetleri gibi ilave operasyonların da yapıldığı yerlerdir. Bu tesislerde liman içinde beklemesi ekonomik olmayan boş ve dolu konteyner depolamaları, tır ve binek araç park alanları, sosyal ve idari tesisler de bulunmakta ve bağlı oldukları limanların yetkileriyle çalışmaktadırlar.

‘DRYPORT’LARIN BİRÇOK AVANTAJI VAR
DryPort’lar, lokasyon olarak limana en yakın mesafede olmalıdır. Bu terminallerde, limandaki hareketlerin durmasına neden olan CFS (konteyner yük istasyonu), gümrükleme, depolama, gümrük hizmetleri, sıraya girme gibi hizmetler yer almalıdır. İthal ve ihraç yükler için gümrükleme DryPort terminallerinde yapılmalı, limanda tekrarı gerekmemelidir.
Ayrıca, konteyner operasyonları olarak konteynerlerin giriş ve çıkış işlemi, kısa süreli depolama, konteyner boşaltma ve doldurma operasyonları, kara taşıma araçları planlaması, konteynerlerin kara taşıma araçlarına veya vagonlara yüklenmesi, kapı kontrolleri ve güvenlik hizmetleri verilebilmelidir.
DryPort’ların şu avantajları vardır:
-Toplam taşıma maliyetlerini düşürür.
-Daha çevresel bir taşıma şekli olan intermodal taşımayı sağlar.
-Limanların taşıma ağındaki önemini artırır.
-Ro-Ro gibi multimodal taşımaya destek olur.
-Pahalı bir alan olan limanlarda özellikle merkez alanları kullanılır hale getirir.
-Liman çevresindeki trafik yığılmalarını azaltır, hareket imkânı sağlar.
-Çevre kirliliğini azaltır.
-Limana uzak alanlarda iş imkânı yaratır.
-Gümrük işlemlerini hızlandırır.

mogul

 

Yukarı