Ana içeriğe atla

itt

Lojistik 4.0 neler getirecek?

14.02.2018 - 09:38

Lojistik, endüstriyel gelişmeleri takip etmesi gereken bir sektördür. Lojistik uyumu sağlanmadan endüstride 4.0 gibi gelişmiş sistemlerin uyugulanması mümkün değildir. Endüstri 4.0’ın ulaştığı yere, lojistik sektörü de benzer merhalelerle ulaşmıştır. Endüstri 1.0’ın uygulandığı sanayi devrimi süresinde dokuma tezgahlarının el ile çalıştırılmasının mekanik hale gelmesi gibi lojistik sektörü de demir yolunda, deniz yolunda buhar gücünün kullanılması ile lojistik 1.0 dönemini başlatmıştır. İngiltere ve Avrupa ülkelerinde gelişen sanayi, buhar gücü ile çalışan taşıma araçlarının da kullanılması ile desteklenmiştir. 
20. Yüzyıl’ın başında elektriğin, dizel motorların, benzinli motorların gemilerde, trenlerde ve kara yolu araçlarında kullanılması ile Endüstri 2.0 benzeri, Lojistik 2.0 dönemi devreye girmiştir. Sanayi hızla ABD ve Japonya gibi ülkelerde gelişme kaydetmiştir. Ölçekler büyümüş, üretim kolaylaşmış, daha büyük gemiler ve kara taşıma araçları yapılmıştır. Taşımacılık hızlanmıştır. Ucuzlamıştır.  
1970 lerden sonra endüstri 3.0 dönemi başlamış ve üretimde otomasyon, yazılım kullanımı, mikro elektronik, bilgisayar sistemleri, daha büyük depolar, otomasyonu olan bantlar, konveyörlerin, otomatik elleçleme sistemlerinin başladığı dönem başlamıştır. Lojistik 3.0 olarak nitelendireceğimiz bu dönemde güneş, rüzgar gibi ucuz elektrik üreten sistemler de devreye alınmıştır. 
Artık Endüstri 4.0 başlamıştır. Lojistik sektörü de buna uygun olarak yeniden yapılanma sürecine girmek zorundadır. Ekol Lojistik’in Lojistik 4.0 mesajına sahip çıkması ile lojistik sektörü de bu akım karşısında dışarıda kalmayacağını göstermiş ve uygulamaya başlamıştır.
Lojistik sektörü artık teknolojilerini geliştirmek, ürünün pazara çıkış süresinin hızlanması ile lojistik süreçlerinin de hızlanmasını, esnek hale gelmesini, hataların azaltılmasını, maliyetlerin düşürülmesini, insan gücü yerine 24 saat durmadan çalışan nakliye araçlarının, depolardaki insansız elleçleme sisemlerinin yatırımını yapmaya başlamışlardır. 
Akıllı makinalar, birbirleri ile konuşan makinalar gibi taşımacılık ve depolama hizmetlerinde simülasyonlar, hizmetler arasında online entegrasyon, süreç takip sistemleri, satıcı ve satın alan arasındaki lojistik entegrasyon, ekipmanların internet üzerinden haberleşmesi, bilgisayara bağlı araç ve ekipmanların kullanılması, depolarda indirme-bindirme ve depo içi hareketlerde otomatik bantlar, raf sistemleri, insansız forkliftlerin kullanılması, konveyör sistemleri, sorter bantları kullanılması gündemdedir. 
Bilgilerin bir bulut üzerinde değerlendirilmesi ve tüm oyuncuların online kullanımına açılması da gelişecek konuların içindedir. Elde edilen verilerin saklanması, işlenmesi için artık şirketlerin bilgi sistemleri yetersiz kalmakta ve bilgi depolaması dışarıya verilmekedir. Nakliye, dağıtım, depolama ve katma değerli işlemlerin simüle edilmesi de gerekmektedir. Sanal gerçeklik dediğimiz kavram lojistik 4.0’da da geçerlidir. Bilişimin bu kadar yaygın ve vazgeçilmez olduğu bir çalışma ortamında siber güvenlik de unutulmamalıdır. 
Lojistik 4.0, şirketlerin artık kendi bünyelerinde yapabilecekleri bir iş olmaktan çıkmaktadır. Lojistik hizmetlerin tamamının dış kaynağa verilmesi, yani outsource edilmesi gerekmektedir. Bu da lojistik firmalarını büyütecek, daha büyük filolarla, daha yaygın hinterlandda çalışmasını ortaya çıkaracaktır. Büyüyen depo ölçekleri, depo içinde artık insan gücü ile değil makine gücü ile çalışmayı zorunlu hale getirecektir. Çalışan insan sayısının artması yerine, insan verimliliği ve iş kalitesi artacaktır. Artık günde 24 saat çalışan insansız, karanlık depolardan söz etmeliyiz. Günde 24 saat çalışan taşımacılık ve dağıtım hizmetlerini konuşmalıyız. İnsansız araçlarla, insansız depolara hazır olmamız gerekmektedir. 
Gelecek uzaktan bakınca korkutucu olabiliyor, ancak kapıdan içeri ayağınızı attıktan sonra korkunuzu atıyor ve vazgeçilmezliği yaşamayı öğreniyorsunuz.

a

Yukarı