Ana içeriğe atla

itt

Lojistik köyler ve kargo

14.02.2018 - 09:43

Lojistik bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişmektedir. Son 20 yıldır lojistik sektörünün önemi anlaşılmış ve Türk şirketleri lojistik konusuna ağırlık vermeye başlamıştır. Öncelikle küçük depolarda, küçük araç filolarıyla başlayan lojistik hizmetler, ithalatın ve ihracatın artması, yurt içi tüketim ölçeğinin büyümesi ve endüstrinin çeşitli teşviklerle Anadolu’ya yayılması ile sektörün ölçüleri büyümeye başlamıştır. Büyümeye öncelikle yeni giren oyuncuların sayısının artması, uluslararası taşıma ve gümrükleme amacıyla kurulan şirketlerin hizmet yelpazelerini geliştirme kararları sonunda, antrepo ve milli depolama hizmetleri vermesi, dağıtım hizmetlerini üstlenmeleri, kargo şirketlerinin ağır yüklerin elleçlenmesi için lojistik şirketlerini kurması, holdinglerin önce kendi lojistik ihtiyaçlarını karşılamak, ardından da dışarıya hizmet vererek maliyetlerini düşürmek istemeleri gibi nedenler yol açmıştır. 
Uluslararası ticaretin artmasına paralel olarak deniz yolu ve kara yolu ile büyüyen sektör, Ro-Ro ve demiryoluna da ilgi göstermeye başlamıştır. Yurt içi taşımalarda da taşıma mesafelerinin uzaması ve ölçeklerin büyümesi ile demir yoluna da yönelme ihtiyacı ile karşılaşmıştır. Demiryolu istasyonlarımızda yük indirmede ve yüklemede kullanılacak alanların olmaması bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Bu eksikliğin giderilmesi için Ulaştırma Bakanlığı TCDD Genel Müdürlüğü demir yolu yüklerinin elleçlenmesi için yük aktarma terminalleri kurma kararını vermiş ve 17 farklı lokasyonda demir yolu yüklerinin kara yoluna transferi ile ilgili lojistik merkez projeleri başlatmıştır. Bu merkezler demir yolu yük taşımacılığının kapasitesi artıracak ve ürün elleçlemesi ile depolama talepleri gündeme gelecektir. 
Nüfus sayısı yüksek, ekonomik ağırlığı olan, deniz limanlarımıza sahip, taşıma koridorlarında kavşak noktalarında yer alan illerimizde ise depolama, konteyner terminali, TIR parkları, kargo aktarma merkezleri, demir yolu terminali olarak kullanılmak amacıyla büyük ölçekli lojistik köyler ve küçük ölçekli lojistik merkez projeleri devlet desteği ile başlatılmıştır. Bunlardan ilk gerçekleşeni Samsun Lojistik Merkezi olmuştur. Ardından Diyarbakır, Gaziantep lojistik köyleri de devreye alınacaktır. 
Yapılan araştırmalar Türkiye’nin birçok bölgesinde Lojistik Köy ve Lojistik Merkez ihtiyacı olduğunu ortaya koymuştur. Bu merkezler sadece lojistik amaçla kullanılmayacak aynı zamanda kargo şirketleri için de birer aktarma merkezi olarak faaliyet gösterecektir. 
Şirketlerin aktarma merkezlerinin hangi bölgelerde olduğunu incelediğimiz zaman bu aktarma merkezlerinin doğal olarak lojistik köy ihtiyacı olan illerle birebir çakıştığını görmekteyiz. Şirketler aktarma hizmetlerinin çok azını özel olarak inşa edilmiş depolarda veya küçük sanayi siteleri içinde bulunan, kargo hacminin düşük olduğu dönemlerde kurulan yetersiz tesislerde vermektedir. 
Lojistik merkezler ve lojistik köyler Türkiye’ye yayılacaktır. Bugünden başlayarak başta PTT olmak üzere tüm kargo şirketleri lojistik merkez ve lojistik köy projelerinde başlangıç noktasından itibaren yer almalıdır. Lojistik köylerde yüksek tavanlı, her bin metrekare veya 500 metrekare depolama alanı için bir kapı şeklinde modern depo projeleri yapılmaktadır. Oysa kargo aktarma merkezleri alçak tavanlı, içinde ayrıştırma bantları çalışacak, az sayıda TIR rampası ve en az 30 adet kamyonet yanaşabilecek çift taraflı kapıları olan, araç manevra alanları ve park alanları geniş tesisler olmalıdır. Bu özellikleri ile lojistik merkez ve lojistik köy projeleri yapılırken proje ekibi ile birlikte çalışılarak projede yer alacakların onaylanması gerekmektedir. 
Samsun lojistik merkezi bunun bir örneğidir. İlk fazda kargo şirketleri ve PTT devreye girmemiştir ancak şimdi başlayacak olan 2. Fazda tüm kargo şirketleri kendilerine özel projelerle bu tesiste yer almalıdır. Aynı çalışma için kargo şirketlerimizin ve PTT’nin Diyarbakır ve Gaziantep Lojistik Köyleri projelerinde yer almaları yararlı olacaktır.

a

Yukarı