Ana içeriğe atla

medya

Lojistik Köylerin ve Merkezlerin yatırım yapıları

09.11.2017 - 11:44

Lojistik köylerin ve merkezlerin yatırımları ve işletmeleri farklı özellikler gösterir. Genel yapıları limited şirketlere benzemektedir. Finansal ortaklığın yanı sıra, çeşitli operasyon desteklerini amaçlayan ortaklık yapıları ve iş bölümleri ile yönetilirler. Bu şirket yapısı, sınırlı sorumluluk, üyelik ve yönetim açısından getirdiği esnekliklerle bazı avantajlar sunmaktadır. Ayrıca, büyüklükleri, türleri ve yatırım amaçları yönünden de farklılık gösterir. Daha kısıtlı hacimlere ve tek tip ulaşım imkanlarına (genellikle karayolu taşımacılığına)  sahip olan küçük ölçekli lojistik merkezler, genel olarak birkaç özel şirketin ortaklığı olarak ya da global pazarda da güçlü olan bir şirketin bölgesel yatırımı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak daha büyük alanlara sahip ve bölgenin lojistik kapasitesi üzerinde daha etkin olma potansiyeli taşıyan yatırımlar, PPP ( Public-Private- Partnership ) kamu-özel ortaklıkları sayesinde hayata geçirilmektedir.
Kamu-Özel Ortalıkları, en etkili ve geniş kullanıma sahip olan lojistik köy ve merkez kurulum ve yönetim yapısıdır. Farklı oranlarda paylaşılan finansal payların bulunduğu bu ortalıklar da kimi zaman kamunun kurduğu özel bir şirkette ortak olarak yer alabilmektedir. Bu modelin seçilmesindeki en büyük neden ise finans, altyapı ve planlama kararlarının karmaşık yapısının sadece şirketler için üstlenilmesinin risk arz etmesi ve kamu desteği gereksinmesidir.
Lojistik köy ve merkezin, kentin kamu kaynaklarına yapacağı katkının da iyi hesaplanması gerekmektedir. Bu koşulun sağlanması adına kamu yatırımcılarının süreçte aktif rol oynaması, projelerin kilit noktasını oluşturmaktadır. Bu tür büyük yatırımların, kamu sektöründeki farklı kurumlar ve kademeler içerisinden desteklenmesi söz konusu olabilir. 
Belediyelerin, ticaret odalarının, bölge kalkınma ajanslarının, organize sanayi bölgelerinin, ticaret borsalarının federal yapıdaki ülkeler için federal bakanlıkların ve merkezi hükümetlerin bu tür yatırımlarda çeşitli kademelerde roller üstlendiği birçok lojistik merkez örneğinde farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır.
Kamu yatırımcıları tarafından vergi indirimleri ya da teşvik yasaları gibi destekler söz konusu olurken, bunların yanı sıra, lojistik köy ve merkez içinde yer alan firmalara, iş geliştirme, risk yönetimi ve sistem teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik katkılar da yapılmalıdır. İşin özel yatırımcılar tarafında ise beklentiler, bölgenin zenginleşmesine katkı sağlanması, uzun dönemli gelir ve iş imkanı sağlanması, özellikle yerel markaların desteklenmesi, tanınmışlıklarının artırılması ve tüm bunların yanı sıra daha iyi satış ve pazar imkanlarının yaratılması için katma değer oluşturulmasıdır.
Yurt dışında ortaklık yapıları için finansal destek veren bankalar ve inşaatı yapan inşaat firmaları da fiili olarak ortak olurken; Türkiye’de bankalar henüz yeni olan lojistik köy ve merkez projelerine uzak kalmaktadır. İnşaat firmaları ise başlangıç projelerine uzak kalsalar bile, gelecekte büyük projelerde ortak olarak yer almak konusunda isteklidirler. 
Lojistik köy ve merkez projelerinde gerek operasyon olarak, gerek yer kullanarak destek olacak resmi kuruluşlar da vardır. TCDD tesislere demiryolu çekecek, demiryolu taşımasını, vagon elleçlemesini gerçekleştirecektir. PTT ise yeni gireceği lojistik sektöründe bu tesisler içinde depo, aktarma istasyonu, ayrıştırma tesisi gibi kullanım amaçlı yer alacaktır. Her iki kuruluşun da gelecekte lojistik köy ve merkez projelerinde yatırımcı olarak yer almaları yerinde olacaktır.

rize

 

Yukarı