Ana içeriğe atla

arf

Otomotiv sektöründe lojistik

09.05.2018 - 11:22

Atilla Yıldıztekin

Atilla Yıldıztekin

 

Kişi başına düşen otomobil sayısı, ülkelerin zenginliklerinin bir göstergesi. Bu kriterin ölçüsü, her bin kişiye düşen binek otomobil sayısı. ABD’de bu sayı 808, AB’de 564, Almanya’da 600’dür. Ülkemizde ise 2017 raporlarımıza göre 189 adettir.

 

Bu düşüklüğe rağmen otomobil üretilen az sayıdaki ülkeler içinde yer alıyoruz. Bir yılda ilk sıradaki Çin’de 21 milyon, 2. sıradaki Japonya’da 8 milyon, 17. sıradaki Türkiye’de ise 830 bin adet binek otomobil üretilmektedir. Üretimde de, ihracatta da, ithalatta da otomotiv önemli bir ekonomik faktördür. İnşaat gibi lokomotif sektörlerden biridir.

 

Otomotiv, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de üretimi, ithalatı, ihracatı, yan sanayii, satış sonrası hizmetleri, nakliyesi, lojistiği, sigortası ve ikinci eli ile yüz binlerce kişinin yaşamını sağladığı bir sektördür. Ekonominin iyi olduğu dönemlerde hızla büyüyen, kötü olduğu dönemlerde çok çabuk daralan bir yapıya sahiptir. Lojistik sektörü açısından da satış fiyatının yüzde 8,9’unun potansiyel olduğu bilinmektedir. Bu rakamın yüzde 2,7’si nakliye, yüzde 2,3’ü depolama, yüzde 2,7’si envanter, yüzde 1,2’si de idari giderlere harcanmaktadır.

 

OTOMOTİV, LOJİSTİĞİ DE GELİŞTİRİYOR

 

1.7 milyon adede ulaşan otomotiv sektörü; üretim için gereken hammadde, yan sanayi için gereken hammadde girdisi ve ürünlerini ana sanayiye ulaştırması, ana sanayinin ithal malzeme talebi, bitmiş ürünün dağıtılması, ithal araçların ülkemize getirilmesi, kullanılan araçların yedek parça ve servis malzemesi temini ile büyük bir lojistik potansiyeli oluşturmaktadır. Çalışan araçların yakıtları, yağları da bu potansiyel içinde yer almaktadır.

 

Otomotiv sanayii, programlı üretimiyle ülkemizde lojistiğin ve bu sektöre hizmet eden 3PL kuruluşların gelişmesine de destek olmaktadır. Geçmişte yan sanayiini kuran, yatırım yapan, geliştiren ve dünya kalitesinde parça üretmesini sağlayarak büyük bir ihracat potansiyeli yaratan otomotiv sektörümüz, bugün de lojistik şirketlerimizi eğitmektedir.

 

Toyota ve Ford firmaları başta olmak üzere planlı üretimin, planlı taşımanın, milk-run projelerinin, JIT teslimatların, ön montaj planlamalarının, parça toplamada standart kasa kullanımının, ithal araçlarda PDI çalışmasının, araç dağıtımlarında yeni yükleme sistemlerinin, hatta kombine taşımacılığın bile ilk adımları ülkemizde otomotiv sanayiinin yön göstermesi ve pilot çalışmalarıyla başlamıştır.

 

TÜRKİYE’NİN ÖNE GEÇMESİ İÇİN…

 

Günümüzde 62 ülkede 90 milyon adedin üzerinde araç üretilmektedir. Bu üretimin yüzde 80’i 5 gelişmiş ülkenin 10 markasının kontrolünde yapılmaktadır. Bugün için otomotiv sanayii yeni üretim noktaları aramaktadır. İçlerinde Türkiye’nin de olduğu Polonya, Çekya, Romanya ve Rusya listede önde görülmektedir. Gelecekte de Çin ve Hindistan patlamaları yaşanacaktır.

 

Bu ülkeler arasındaki yarışta öne geçmek için sadece yabancı markalara teşvik vermek, yer sağlamak, ucuz enerji ve vergi avantajları sağlamak yetmemektedir. Gerçek anlamda kaliteli, ekonomik ve verimli lojistik hizmetlerin altyapısının da sağlanması, bu sektörde çalışan 3PL kuruluşların desteklenmesi, rekabetin fiyata değil, kaliteye döndürülmesi şarttır.

 

Sektörün önde gelen üreticilerine, yan sanayilerine, otomotiv sanayii ve lojistik sektör derneklerine, lojistik şirketlere, üniversitelere ve devlete büyük görevler ve yükler düşmektedir.

 

ff

Yukarı