Ana içeriğe atla

aaa

Tehlikeli madde taşımacılığı

21.03.2019 - 15:42

Atilla Yıldıztekin

Atilla Yıldıztekin

Bombaların yanında yaşıyoruz. Sıvı, katı ve gaz olarak binlerce çeşit ürün, üretim noktalarından tüketim noktalarına ulaştırılmak zorunda. Bunların içinde lojistiği özel ihtisas gerektiren bir ürün grubu da tehlikeli maddelerdir.

 

Üretimi, tüketimi ve taşınması sırasında kontrollü bir şekilde elleçlenen, kontrol dışına çıktığı anda çevre ve insan hayatı için kısa veya uzun dönemde tehlike yaratacak olan her türlü madde ‘tehlikeli madde’ olarak nitelendirilir.

 

Tüm taşıma modları için (deniz, hava, tren, kara ve iç su yollarıyla taşıma) tehlikeli maddelerin sınıflandırılması ve risk tanımları, Birleşmiş Milletler tarafından yapılmıştır.

 

Tehlikeli maddeler ana olarak 9 gruba ayrılmıştır. Her grubun da özelliklerine göre alt grupları vardır. ‘Patlayıcı Maddeler’, ‘Gazlar’, ‘Alev Alabilen Sıvılar’, ‘Alev Alabilen Katılar’, ‘Oksitleyici Maddeler ve Organik Peroksitleri’, ‘Zehirli ve Mikrop Bulaştırıcı Maddeler’, ‘Radyoaktif Maddeler’, ‘Aşındırıcı (Korrozif) Maddeler’ ve ‘Diğer Tehlikeli Maddeler’ bu grupları oluşturmaktadır.

 

Tehlike yaratabilecek malzemelerle dolu kara nakliye araçları, kara yollarımızda dolaşmaktalar. Kaza yaptıkları zaman taşıdıkları malzemelerin sürücülere, kazaya karışan araçlara, çevredeki halka, hatta doğal çevreye verdikleri geri dönüşemez olumsuzluklar meydana gelmektedir.

 

Denizlerimizde başta petrol, akaryakıt, doğal gaz, kimyasal malzeme olmak üzere binlerce gemi her an tehlike yaratabilecek sıvı yükler taşıyor. Boğazlarımızdan geçiyor, hatta kazaya yol açıp boğaz trafiğimizin kapanmasına, hava ve deniz kirliliğine yol açıyorlar.

 

TAŞIMA KURALLARI ULUSLARARASI OLARAK BELİRLENİYOR

 

Tehlikeli maddelerin taşınması kuralları uluslararası olarak belirlenmekte ve günümüzde uluslararası ve ulusal tehlikeli maddeler taşıma kuruluşlarını bağlamaktadır. Her taşıma grubu temelde aynı olmak üzere, kendi taşıma sistemleri için, uluslararası da kullanılmak üzere, uygulanacak kontrol ve takip sistemlerini önce sertifikaya, sonra eğitime ve sonunda kontrol ve belgelemeye dayandıran sistemleri kurmuşlardır. Yeni uygulamaya başladığımız Kara Taşımacılık Kanunu ve yönetmeliğinde de bu konu ayrı bir madde olarak ele alınmıştır. Kontrol sistemleri konulmuştur.

 

Ülkemizde de Bayındırlık Bakanlığı tarafından hazırlanan, 22 Ekim 1976 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Tehlikeli Maddelerin Karayolu ile Taşınması Hakkında Yönetmelik” mevcuttur. Bu yönetmelikle, o günün şartlarında karayolları üzerindeki can ve mal güvenliğini düşünerek bir çalışma yapılmıştır. Bu yönetmelik üzerine 13 Ekim 1983 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu hazırlanırken tekrar güncelleme yapılmış ve yeni trafik kanunu tehlikeli maddelerin de taşınmasını kapsamı içine almıştır. Günümüze kadar sürekli olarak değişen kanun ve yönetmeliklerle devlet tarafından kontrol altına alınmıştır.

 

DENİZ VE DEMİRYOLUNDA RİSK DAHA AZ

 

ABD’de ve AB ülkelerinde tehlikeli maddelerin taşınmasında kaza, hasar, hata risklerini azaltmak amacıyla kaza riski daha az olan deniz ve demiryolu taşımacılığı teşvik edilmektedir. İnsan kalabalıklarının, trafik yoğunluğunun olmadığı bu yöntemlerle hem ucuz hem de emniyetli taşıma yapmak mümkün olacaktır. Bu amaçla kullanılan özel tank konteynerler, deniz, demiryolu ve karayolu kombine taşıması için en uygun sistemlerdir. Bu tankların gittiği yerde tüketime doğrudan girecek şekilde dizayn edilmesi de hava ile temas etmemesi gereken ürünler için büyük avantaj sağlamakta, depo ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır.

 

arf

Yukarı