Ana içeriğe atla

itt

Ülkeler daha fazla borçlanacak

09.03.2018 - 18:14

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), gelişmiş ülkelerin faizler arttıkça kamu borcu artışı yaşadıklarını vurguladı. Ayrıca, 2008 yılında 25 trilyon dolar olan toplam kamu borcunun, şimdi 45 trilyon dolara çıktığının altını çizdi.
Halbuki finansal krizin başından beri düşük faiz hadleri, kamu borcu ve de bütçe açıklarının sürdürülebilmesinde oldukça kolaylık sağlamıştı.
OECD’nin uzman politika analisti Fatoş Koç, bütçe açıklarının artarak devam etmesi sonucu, OECD üyesi olan ülkelerin giderek daha fazla baskı altında kaldıklarının altını çizdi. Halbuki OECD, Kasım 2017’de, ülkelerin maliye politikalarını azaltarak global büyümeye yardım etmekte olduklarını vurgulamıştı. Ama şimdi işler değişmeye başladı.
Kasım ayında, Paris’te yerleşik OECD, bir inceleme yaparak 10 yıllık bono getirilerinin yüzde 1 olmasının bile, bütçe dengelerinin, ortalama Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yıllık olarak yüzde 0.1 ila 0.3 kadarı arasında ve en az üç yıl kadar açık vermesine neden olduğunu vurgulamakta. Ama şimdi Fatoş Koç, ülkelerin bütçe açıklarının boyutunun giderek artmasının faturasına dikkat çekiyor.
Şimdi OECD, Türkiye’nin de aralarında olduğu üye ülkelerinin borcunun 2018 yılında iki misline artarak 45 milyar dolara yükseldiğini vurgulamaya başladı.
Ama OECD ülkelerinde, borçla GSYİH oranının geçen yıl ortalama yüzde 75 olduğunu ve OECD üye ülkelerinin de 2018 yılı içerisinde Londra’dan toplamda 10.5 trilyon poundluk borç almaya mecbur kaldıklarını da açıklamalarına ekledi.
Tabii OECD, finansal kriz sonrası borç arttıkça da, birçok ülkenin borcunun yüzde 40 kadarının, önümüzdeki birkaç yılda geri ödenmesinin gündeme geldiğini de açıklamalarına ekledi. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch ise son ayda, önümüzdeki birkaç ayda artması beklenen faizlerin de, ülkeler için ciddi geri ödeme sorunları yaratacağını da açıklamalarına ekledi.
Ülkelerin bu yıl özel kreditörlerden borç almak zorunda kalacakları da ortaya çıktı. Global ekonomilerde büyümenin artması, ülkelerin de para politikası yaklaşımlarını azaltması anlamına geliyor. Bu da merkez bankalarının ellerinde tuttukları ülke borçlarının azalması ve de faiz hadlerinin de giderek artması anlamına geliyor. Bono faizleri de bu ortamda artıyor.
Özetle, değişen ortam, ülkelerin mevcut borçlarının yeniden finansmanı gerektiğinde, daha yüksek oranlı faizle borçlanması ve de yeni borçlar da alması demek.

mogul

 

Yukarı