Ana içeriğe atla

medya

Yüksek oranlı işsizlik hala sorun

13.06.2017 - 12:23

Türkiye ekonomisinin uzun vadeli olarak omuzlarında taşıdığı üç temel sorun var. Yüksek oranlı işsizlik, katılaşmış enflasyon ve kronik dış açık bu üç sorunu oluşturuyor. Ekonominin başka sorunları da var kuşkusuz ama bu üçü hem süreklilik bakımından hem de etki ağırlığı açısından öne çıkıyor. İşsizlik ve enflasyon gelir oluşumu üzerindeki etkilerinden hareketle gelir dağılımı üzerinde olumsuz etki yaratıyorlar. Gelir artışından hızlı artan enflasyon satın alma gücünü geriletiyor. Gelir dağılımını bozuyor. İşsizlik ise doğrudan gelir dağılımını bozan bir olgu. Dış dengesizlik temelde dışa açık olan ekonomide rekabet gücünün zayıflığından kaynaklanan bir yapısal sorun. Bu hem dış ticaretin ürün bileşimini olumsuz etkiliyor hem de ulusal paradaki dengesiz oynaklıklar nedeniyle, ekonomide güçlü bir istikrarsızlık damarı oluşturuyor. Bu üçlünün birbirini etkileyen, besleyen özellikleri de var. Bu nitelikleri ile uzun yıllardır etkilerini sürdürüyor bunlar.
Son istatistikler yüksek oranlı enflasyonun devam ettiğini gösteriyor. İstatistikler nisan ayında enflasyon oranında sınırlı bir yavaşlama olmasına rağmen hızın hala yüksek olduğuna işaret ediyor. Üstelik önümüzdeki aylarda enflasyon üzerinde etkisini sürdürecek olan çekirdek göstergelerde henüz anlamlı bir yavaşlama yok. Nisan sonunda yapılan tahminler enflasyonun bu yılı da hedeflenen düzeyin üstünde gerçekleşeceğini öngörüyor. Dış ödemelerdeki açık ise yeniden yüksek oranlı düzeylere geri dönecekmiş gibi görünüyor.
Ekonomide büyümenin yavaşlamış olması ve petrol fiyatlarının düşmesi sonucunda ithalat hızla daralmış ve bu nedenle dış açığın boyutu küçülmüştü. Açıklanan son veriler (Şubat ve Mart) cari denge açığının tersine döndüğünü ve açığın büyümeye başladığını gösteriyor. Ekonominin hızlanması ve petrol fiyatındaki yükselme eğilimi cari açıktaki artışın süreceğine işaret ediyor. Bu gelişmeler önümüzdeki dönem için iyi haberler değil.
Şubat ayı işsizlik istatistikleri işsizlikteki göreli gerilemeye rağmen yüksek düzeyin sürdüğü bilgisini veriyor. Yılın ilk ayındaki bulgular 2016 yılının ocak ayında yüzde 11.1 olan işsizliğin bu yılın ocak ayında yüzde 13.0 düzeyine yükseldiğini gösteriyordu. Şubat ayında bu iki sayıda da gerileme var.
Açıklanan veriler 2016 yılının şubat ayında işsizliğin yüzde 10.9’a gerilediğini, 2017 yılının şubat ayında ise, yine bir önceki yıla göre küçülerek, yüzde 12,6’ya gerilediğini gösteriyor. Kısacası manşet enflasyonda son iki aydır bir geçen yıla kıyasla yavaşlama olduğu anlaşılıyor. Yavaşlamaya rağmen Türkiye’de enflasyonun hala öteki ülkelere kıyasla çok yüksek olduğu ve dolayısıyla bozucu etkilerini sürdürdüğünü söylemek mümkün.
Genel bulgular istihdamda mevsimlik dalgalanmaların etkilerini de içermektedir. Bu istatistikler mevsimlik etkilerden arındırıldığında işsizlik rakamları küçülmektedir ama eğilimler açısından bir değişiklik yoktur.
Enflasyon ve dış dengesizlikle birlikte işsizlik de Türk ekonomisinin ana sorunları arasında yer almaktadır. Son veriler bu 2017 yılının başı itibariyle bu durumun devam ettiğini göstermektedir.

rize

 

Yukarı