Ana içeriğe atla

itt

BİOREZONANS OBEZİTEYE KARŞI DOĞAL BİR TEDAVİ

11.04.2018 - 17:10

Obezite tedavisinde cerrahi uygulamaların yanında pek çok destekleyici metotlardan biri de biorezonans. Batıda 40 yıldır, Türkiye’de ise son 10 yıldır uygulanan biorezonans tedavisi alanında ün yapan Dr. Sinan Akkurt’tan konuyla ilgili bilgi aldık.

Günümüzde gittikçe artan obeziteyle ilgili birçok tedavi seçeneği var. Bunlardan biri de Türkiye’de 10 yıldır uygulanan biorezonans. Bu konuda ün yapan Dr. Sinan Akkurt, kilo alımının pek çok nedeni olabileceğini, dolayısıyla kilo verirken de kontrollü ve çok yönlü bir tedavi uygulanması gerektiğini söylüyor. Akkurt, “Disiplin olmazsa zayıflama şansı da olmaz. Hiçbir tedavi yöntemi ya da haptan tek başına mucize beklenmemeli.” diyor.
Zayıflama programında, aldıkları kan örneğinde 6 bin 400 maddenin taramasını yaparak kişi tarafından fark edilmiş ya da fark edilmemiş besin alerjilerini de ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirten Sinan Akkurt,  “Aynı anda vücuttaki şekeri tüketen ve dolayısıyla hipoglisemiye yol açan Candida Albicans isimli mantar türünün vücutta bulunup bulunmadığını araştırıp varsa tedavisine yöneliyoruz. Yine kilo almayla ilgili olduğu ortaya çıkmış Adenovirüs 36’nın test ve tedavisi biorezonans ile mümkün.” şeklinde konuşuyor.

ÖNEMLİ OLAN SAĞLIKLI KİLO VERMEK 
Akkurt, biorezonansın bir şok tedavisi değil, doğal bir tedavi olduğunu ifade ediyor: “Bu yüzden ayda 10 kilo verdirir gibi bir garantisi yok. Bu, kişinin durumuna göre değişebiliyor. Önemli olan hızlı değil, sağlıklı kilo vermektir.”
Dr. Sinan Akkurt, obezite cerrahisiyle ilgili de görüşlerini paylaşıyor. Metabolik sendrom da denilen obezitenin son yıllarda en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu dile getiren Akkurt, kalp, damar, böbrek, hormon hastalıkları gibi pek çok sorunun da obeziteyle birlikte ortaya çıkabildiğini kaydediyor. 
Akkurt, obezitenin sebepleriyle ilgili şunları söylüyor: “Yağ dokusu, vücudun en çok hormon salgılayan alanı. Obezitede yağ dokusu gittikçe büyüdüğünden hormon salgısı da artıyor. Buna bağlı olarak iştah açılıyor ve hasta içinden çıkması zor bir döngüye giriyor.”
Bazı durumlarda mecburen cerrahi yöntemlere başvurulduğunu belirten Akkurt, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bel çevresi ölçümü, bazal kitle endeksine göre yüksek derecede obez olan kişiler için ameliyat uygulanabiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken husus, hastanın yeni midesine, yeni hayatına adapte olması, verilen beslenme ve belirli bir süre sonraki spor programına uyması. Ameliyat sonrası ilk yıl hızlı zayıflanabiliyor, ancak kişi yeni yaşamına uyum sağlamazsa ikinci yıldan sonra kilo alımı başlayabiliyor. Kişi maalesef eski durumuna dönebiliyor.”

BİOREZONANS TEDAVİSİYLE ZAYIFLAMA TAKVİMİ
Kişinin yaşam şekli, beslenme alışkanlıkları incelenir. Günlük harcanması gereken kalori miktarına oranla nerelerden fazla kalori alındığı tespit edilir.
Kişinin hormonal bozuklukları, metabolizmasını yavaşlatan unsurlar, yetersizlikleri, alerjileri, çeşitli rahatsızlıkları , mantar ve virüs oluşumları test edilir ve incelenir.
Kilo alımında doğrudan etkisi olan unsurlar varsa öncelikle bunların tedavisine odaklanılır.
İştah azaltıcı program uygulanır. Ayrıca metabolizmanın hızlandırılması hedeflenir.  Gerektiğinde bölgesel zayıflama sağlanabilir.
Tedavinin sporla desteklenmesi istenir.
Tedavi planı da, süresi de, verilmesi hedeflenen kilo miktarı da kişiye özgüdür.

mogul

 

Yukarı