Ana içeriğe atla

adp

Hareket bozukluğu en önemli belirti!

13.02.2018 - 11:56

ParkInson en yaygın nörolojik hastalıklardan biri olarak kabul ediliyor. Biz de Türk Nöroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Demet Özbabalık Adapınar ile Parkinson hastalığı üzerine kısa bir söyleşi yaptık.

Parkinson hastalığı en yaygın nörolojik hastalıklardan biri olarak kabul ediliyor. Bize bu hastalık hakkında bilgi verebilir misiniz? 
İlk kez 1817 yılında İngiliz hekim James Parkinson tarafından, ‘titrek felç’ adıyla tanımlanmıştır. Tipik belirtileri; hareketlerde yavaşlık, uzuvlarda titreme, kaslarda sertlik, daha az sıklıkta da duruş ve denge bozukluğudur. Parkinson hastalığında beyin kabuğu altındaki derin yerleşimli yapılarda iki yanlı olarak yer alan ‘substansiya nigra’ yani kara çekirdeklerde sinirler arası iletiyi sağlayan ve dopamin adı verilen maddeyi üreten sinir hücreleri hasara uğrar ve yıllar içinde sayıları giderek azalır. 

Belirtilerle ilgili daha detaylı bilgi verebilir misiniz? 
Hastalıkta dopamin salan hücreler yüzde 80 oranında azaldığında hastalığın hareketleri kısıtlayıcı belirtileri ortaya çıkar. Beyinde, kara çekirdekte yeterli dopamin üretilemediği için karşı beden yarısında uzuvlarda titreme, kas sertliği, hareket yavaşlığı ve hastalığın ilerleyip belirtilerin iki yanlı olduğu dönemde duruş bozukluğu gibi Parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkar. 
Parkinson hastalığındaki hareket bozukluğunun temel belirtileri hareketlerin yavaşlığı, titreme, uzuvların sertliği, duruş ve denge bozukluklarıdır. Parkinson tanısı koyabilmek için hareket yavaşlığı ya da hareket azlığı bulunması şarttır. Dinlenme halinde ortaya çıkan titreme de varsa Parkinson tanısı olasıdır. Bazılarında titreme önde gelen belirtidir, yavaşlık ise hafif şiddettedir. Hareket bozukluğuna ilişkin bu belirtiler genellikle önce tek bir beden yarısında kendini gösterir, o zaman hastalığın birinci evresinden söz edilir. Belirtiler zamanla karşı beden yarısına da yayıldığında hastalık ikinci evreye girer. İki beden yarısı arasında hastalık belirtilerinin farklı şiddette olduğu ikinci evre 10-15 yıl sürebilmektedir. Günlük yaşam faaliyetlerinde destek alma gereksinimi üçüncü evrede ortaya çıkar. Dördüncü evre tekerlekli sandalyeye bağımlı olma dönemidir. Beşinci evrede ise hastalar yatağa bağımlıdır. Evreden evreye geçiş her hastada farklı sürede gerçekleşir, her hasta en son evreye ulaşacak diye bir kural yoktur.

Parkinson hastalığının yaygınlığı nedir? Daha çok kimlerde ya da hangi yaş aralığında görülür?
Hastalığın belirtileri 40-70 yaşları arasında, sıklıkla da 60’lı yaşlarda başlar. Tüm Parkinson hastalarının sadece yüzde 5’inde hastalık başlangıç yaşı 20 ila 40 yaşları arasındadır. Genç yaş grubundaki bu hastalarda genetik nedenler söz konusu olabilir. Parkinson hastalığı erkeklerde kadınlara oranla biraz daha sık görülür. Toplumda bir yılda yeni Parkinson hastalığı tanısı konulma oranı binde 1 ya da 2 kişidir. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden birinin Parkinson hastası olduğu kabul edilmektedir. Yurdumuzda da Parkinson hastalığı görülme sıklığının benzer oranlarda olduğu göz önüne alındığında, yaklaşık 70-100 bin hastanın var olduğu kabul edilebilir.

Hastalığın tedavi yöntemleri hakkında bilgi verir misiniz, bu hastalık önlenebilir mi?
Beyinde hücre kaybıyla ortaya çıkan çeşitli hastalıklar arasında sadece Parkinson tedaviye iyi yanıt verir. Parkinson hastalığının tedavisinin amacı hastayı aktif, bağımsız, kendi başına işini yapabilir hale getirmektir. Yapılan tedavi sonucu hastanın her şeyi düzelecek diye bir şey yoktur. Zaten Parkinson hastalığında kullanılan sınırlı sayıda ilaç çeşidi vardır. Bu ilaçlar ya eksik dopamini sağlar, ya onun gibi etki yapar ya da dopaminin parçalanmasını engelleyerek kullanımını artırır. 

Yeni tedavi yöntemleri var mı?
İlaçlar günümüzde Parkinson tedavisinin ana dayanağını oluşturur. Bunun yanı sıra, gelecekte daha büyük bir rol oynayabilecek başka tedavi yaklaşımları da vardır. Görece yeni olan ama büyük umutlar vaat eden bir yöntem, derin beyin stimülasyonudur. Burada uyarım elektrotları beynin ilgili bölgelerine önce lokal anestezi, sonrasında tam anestezi ile yerleştirilir. Bu sondalar çok ince bir kablo yoluyla, köprücük kemiğinin altına yerleştirilen ve bir tür beyin pili görevi gören küçük bir cihazla bağlantı içindedir. Böylece beynin Parkinson hastalığından etkilenmiş olan bölümlerine, dışarıdan uyaranlar gönderilebilir. Böylece belirli beyin bölgelerinin kronik uyarımıyla, tipik Parkinson semptomları başarıyla bastırılabilir veya iyileştirilebilir.

Erken teşhis hastalığın tedavisinde ne kadar önemli? Ne zaman doktora gitmeli?
Parkinson hastalığının teşhisinde ilk aşamada hastalığın tipik şikayetlerine odaklanılır. Bu her zaman kolay olmaz, çünkü ‘tipik’ denilen Parkinson semptomları, başka hastalıklara da işaret ediyor olabilir.  Bunların yanı sıra, bazı durumlarda Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya Manyetik Rezonans Tomografisi (MRT) gibi başka tetkiklerin kullanılması da gerekebilir. Bu görüntüleme yöntemlerinin yardımıyla bir idiyopatik Parkinson Sendromu teşhisi edilemese de, benzer semptomlara yol açmış olabilecek diğer hastalık ihtimalleri dışlanabilir. Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) veya Tek Foton Emisyonlu Bilgisayarlı Tomografi beyinde dopamin içeren sinir hücrelerinin kaybını görüntülemede kullanılan karmaşık yöntemlerdir. Teşhis konulmasında henüz küçük bir rol oynamalarına rağmen, teşhisin doğrulanması ve hastalık seyrinin izlenmesinde kullanılabilirler. Bu ek tetkiklerin gerekliliği ve hangilerinin yapılacağı hastadan hastaya değişir.

Son olarak, Parkinson’a iyi gelen pratik tavsiyeleriniz var mı?
Parkinson hastalarının kapsamlı tedavisinde, hasta jimnastiği, logopedi veya psikoterapi gibi ilaç harici tedaviler de önemli bir yere sahiptir. Düzenli bir hasta jimnastiğiyle, hastaların hareket kabiliyeti en azından hastalığın başlangıcında belirgin düzeyde artırılabilir. Özel egzersizlerle ağrılı gerginlikler önlenebilir, denge hissi eğitilebilir ve ince motor becerileri iyileştirilebilir. Ayrıca özel bir solunum ve konuşma tedavisinin yardımıyla, Parkinson hastalığında sık görülebilen konuşma ve yutma bozuklukları hafifletilebilir. 

adp

 

Yukarı